Elektronik rock sahnesinin yükselişe geçen ekiplerinden 40gece’yi Dergy sayfalarına konuk ettik. 

Sebla KOÇAN / [email protected]

Başlardan sessiz ve derinden yaptıkları şarkılarla dikkatimizi çekti 40gece. İlk albümleri Düşünden Uyan‘ı geçtiğimiz yılın mayıs ayında yayınladılar. Ayhan Asar ve Ilgaz Fakıoğlu’ndan oluşan 40gece şimdilerde yeni albümleri Buradan Çıkış Yok üzerine çalışıyorlar. İsimlerinde eski Türklerin 40’lık inancına bir gönderme var. “Bitmeyen, karanlığı her daim süren uzun bir gecenin etkisini yaratmaya çalıştığımız için 40gece ismini belirledik” diyorlar. Yeni albümlerinde de bu karanlığın içinden seslenmeye devam ediyorlar. Bu kez öfke duygusunu çıkış noktası olarak odağa koyan ekip, bazen otoriteye bazen de kendine dönük bir öfkeyi notalara döküyor. Pandemi döneminde elle tutulur olarak hissettiğimiz esaret de yeni albümlerinin ana fikri olmuş. Listelerde yükselişe geçen 40gece’yi daha yakından tanımak istedik.

Şarkılarınızda bir yandan elektronik altyapılar duyarken, bir yandan da tabir-i caizse “damarlı” rock’n roll öğeler de duyuyor ve mest oluyoruz 🙂 Bu iki sound’a katmayı düşündüğünüz başka janralar da olacak mı?

Ayhan: Öncelikle teşekkür ederiz. Soundumuzun temelini bu iki janra oluşturuyor ancak bu temelin üzerine inşa ettiğimiz farklı katmanlar ile yeni tarifler yaratmayı seviyoruz. Mesela yeni albümde trap müziğe göz kırpan bir şarkıyla giriş yapacağız. İlk albümü de klasik gitarın ön planda olduğu yumuşak bir şarkı ile sonlandırmıştık.

Ilgaz: Farklı tarzların birleşimini biraz da Ayhan’la bizim farklı zevkler ve müzik kültürlerinden gelmemizden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Altyapı ve gitarlarda genel olarak ambient, electro-industrial, rock kökenli bir kimlik varken vokaller Türkçe sözlü ritmik havayı yakalayabilen, insanlara dokunabilen sözlerle bütünleşiyor. Yeni albümde de bu dark trap, synth-rock, electronic-new Age türleriyle kendine yeni kaçamaklar buluyor.

“Seni Affetmedim” yeni albüme dair ipuçları veriyor: Biraz koyu bulutlu, karanlık, fırtınalı, peki bol yağışlı mı? Yayınlamayı planladığınız yeni albümü biraz anlatır mısınız, adı ne? Nasıl şarkılar bekliyor bizi?

Albümün adı “Buradan Çıkış Yok”. Yaptığımız şarkılar genellikle gerçeklerin karanlık yüzü üzerine… Bunu bazen toplumcu gerçekçi bazen bireyci bir bakış açısıyla anlatmaya çalışıyoruz. Bu albümdeki hakim duygunun “öfke” olduğunu söyleyebiliriz. Bu öfkenin nesnesi ise şarkılara göre değişiklik gösteriyor. Bazen otoriteye, sisteme, adaletsizliğe yönelik bazen de kendine dönük… Pandemi ile enikonu somutlaşan esaret ise ana temamız.

40gece roportaj dergy2

40gece olarak şarkılarınızı yazma süreciniz nasıl işliyor? Örneğin bir filmden veya kitaptan etkilendiğiniz oluyor mu? İlham kaynaklarınız neler? Bir şarkıyı tamamlama süreciniz uzun mu sürüyor, birlikte çalışmanın avantajları neler?

Ayhan: Ben söz ve temel beste üzerine yoğunlaşıyorum, Ilgaz ise soundu yaratıyor. Bana ilham verenler yaşadıklarımdan çok okuduklarım ve gözlemlediklerim. Felsefe ve psikoloji ağırlıklı okumalar yapıyorum. Bunun yanında depresyonumu ve bastırılmış öfkemi şarkı yazarak gün yüzüne çıkarıyorum. Şarkı yazmak bir nevi özfarkındalık temelli terapi benim için 🙂

Ilgaz: Genellikle altyapı ve kompozisyonunu yazdığım belirli bir trafiği Ayhan’a atıyorum. Vokal yazıldıktan sonra tekrar trafiği ve kompozisyonu düzenliyorum. Bazen de temel akorları ve sözleri Ayhan’dan gelen bir parçaya altyapı, gitar yazıyor ve sound’u oluşturuyorum. söz/vokal, müzik/gitar üzerine ayrışan kolektif bir üretim tarzımız var. Şarkıların oluşma süreçleri kolektif bölündüğü için uzun sürmüyor. İlham kısmına gelecek olursak doğa, tarih ve medeniyet üzerine okumalar yapan; şarkıların müzik yapısının belirli bir sinematik etki sağlamasını ve insanı başka yerlere götürmesini seven biriyim.

40gece’nin anlamı, arkasında yatan felsefe nedir? Nasıl bir ilhamla grubun adını koydunuz, sizi her geçen gün keşfeden dinleyicilerinizi görünce neler hissediyorsunuz?

Ayhan: 40gece salt acının dışındaki gerçek karanlığa ışık tutuyor. Dinleyicilerimiz arttıkça ortak bir yaşantıyı daha fazla kişiyle paylaştığımızı hissediyor ve mutlu oluyorum. Birçok sanatçının gizli motivasyonu fark edilme ve anlaşılma isteği bence. Burada tabi ki kabaca ünlü olmaktan bahsetmiyorum. İptidai sevgi ihtiyacının karmaşık dışavurumu diyebiliriz.

Ilgaz: 40gece’nin isminde pagan toplumlarına ve eski Türklerin 40’lık inancına bir gönderme var. Bitmeyen, karanlığı her daim süren uzun bir gecenin etkisini yaratmaya çalıştığımız için 40gece ismini belirledik. İnsanı insan yapan değerlerin, anlamların grileştiği bir çağda uzun bir gecede yaşayan bireyler olduğumuz düşündük. Bu nedenle keşfeden dinleyicilerin genç yaşta olması benim hoşuma gidiyor. Türkiye’de yakın gelecekte kendine yer açabilecek electro-industrial ve modern rock müziğin dinleyicilerine de ulaşmak istiyoruz.

Doğdunuz mahalle, geldiğiniz yer müziğe olan bakış açınızı nasıl etkiledi? Aileniz sizi şekillendirdi mi mesela, evde neler dinlenirdi?

Ayhan: Muhafazakar bir ailede büyüdüm. Babamın oturup müzik dinlediğine neredeyse hiç şahit olmadım 🙂 Çocukluk dönemimde Kral TV’de, Dream TV’de ne varsa onu dinledik. Arkadaş çevrem ve internet sayesinde bilinçli müzik dinlemeye başladım. 14 yaşımda rap şarkılar yazıyordum. Sonra gitar çalmayı öğrendim ve tarzımı çeşitlendirdim.

Ilgaz: İzmir, Karaburun’da büyüdüm. Müziğimde ve hayata bakışımda hâlen oraların etkisi var. Babam çok iyi bir müzik dinleyicisidir. Kendisi Jan Garbarek’ten Aşık Veysel’e, Iron Maiden’dan, REO Speedwagon’a ve Loreena McKennitt’a kadar farklı isimlerin kasetlerini dinlerdi. Şu an bile 40gece’nin yeni çıkan şarkılarını ilk ona dinletir, yorumunu merak ederim. Müzik dolu bir evde büyümem bir şans oldu diyebilirim.

40gece roportaj dergy

“EVE KAPANMAK BAŞTA ZEVKLİYDİ, ŞİMDİ SIKILMAKTAN SIKILDIM”

Pandemi süreci özellikle müzik sektöründe çalışan pek çok kişi için çok sancılı ve zorlu geçiyor. Sizin için nasıl geçiyor karantina dönemi? Neredeyse 1,5 yıldır yaşıyoruz bu süreci, salgın sizde neleri değiştirdi, neleri dönüştürdü?

Ayhan: İlk başta hepimiz için farklı bir deneyimdi. Bu yüzden eğlenceli yanları da vardı. Eğlence dediğim evde ekmek yapmak 🙂 İlk kapanma döneminde bir sürü şarkı yazdım. Başta üretkenliği arttırdı sonra monotonlaştıkça yaşama sevincimiz yavaş yavaş öldü. Şu an yeni deneyim yaşayamamak en büyük problemim. Dikkat sürem kısaldı tahammülüm azaldı. Sıkılmaktan sıkıldım.

Ilgaz: Müzik harici bir de gazetecilik hayatım var. Pandemi süreci iki taraf açısından da yoğun geçti diyebilirim. 40gece olarak da çok üretimde bulunduğumuz bir süreç oldu; fakat elbette yaşananlar ‘üretim için uygun dönem’ edebiyatı yapmamayı da gerektiriyor. İnsanların işlerini kaybettiği, sıkıntılar yaşadığı, nefes almak istediği bir dönemde dert olarak düşündüğümüz unsurların önemsizliğini fark ettim.

Hayatınızda yaşadığınız en büyük kırılma anı ne zamandı ve nasıl bir şeydi? Sizi nasıl etkiledi, müziğe bakışınıza yön verdi mi?

Ayhan: Hayatta büyük kırılma anları yaşamadım. Hep yavaş yavaş dönüştüm. Ama ne zaman 2 sene önceki halime baksam, bambaşka biriyim.

Ilgaz: Çocukluğumu onunla geçirmem nedeniyle dedemin kaybı benim için yıkıcı olmuştu. Ölümünden sonra anısına yazdığım gitar melodisi bugün “Unutma Hiç Beni” parçasında da yaşıyor.

Konserleri çok özledik. O zaman size dinleyicisi olarak gittiğinizde hiç unutamadığınız konseri soralım. O an hissettikleriniz nasıldı, müzik sizi nasıl etkilemişti, orada olmak nasıl bir duyguydu?

Ayhan: Lisenin ilk yıllarında Zeytinli Rock Festivali vardı. Şehrimize yakındı ve biz de gittik. İlk defa bir festivalin içinde yer almak o yaşların coşkunluğunda güzel bir histi. Rock müziği ilk olarak gerçekten o zaman sevdim.

Ilgaz: 2013 Rock’n Coke festivalindeki Hurts konseri diyebilirim. Daha iyi konserler izledim; fakat sound’ları, sahnedeki etkileşimleri çok hoşuma gitmişti. 40gece tarzı bir elektronik rock projesi kurmanın fitili orada yanmıştı. 2019’da 40gece olarak ilk tekliyi yayınladığımızda duyduğum heyecanı 6 sene içimde yaşattım diyebilirim.

KISA KISA

Ayhan Asar 
  • Son dönemde bağımlısı olduğum albüm Pinhani – Küçük Bir Evde
  • Ters köşe diyebileceğimiz müzik zevkim Serdar Ortaç! 🙂
  • Yürüyüş yaparken dinlemeyi en sevdiğim şarkı Röyksopp – Thank You
  • Moralim bozukken dinlediğimde beni toparlayan şarkı Morphine – Buena
  • Ne zaman TV karşısına geçsem izlemeden duramadığım dizi Black Mirror
  • Bana göre gelmiş geçmiş en iyi film müziği Neredesin Firuze – Ya Evde Yoksan
  • YouTube’da izlediğim ve herkese izlemesini tavsiye edeceğim konser Marc Rebillet – Amsterdam (Full Show)
Ilgaz Fakıoğlu 
  • Son dönemde bağımlısı olduğum albüm Gojira – Fortitude
  • Ters köşe diyebileceğimiz müzik zevkim Yaşar (Yaz çocuğuyuz)
  • Yürüyüş yaparken dinlemeyi en sevdiğim şarkı Bob Moses – Desire
  • Moralim bozukken dinlediğimde beni toparlayan şarkı Queens of the Stone Age – Go With the Flow
  • Ne zaman TV karşısına geçsem izlemeden duramadığım dizi Hannibal
  • Bana göre gelmiş geçmiş en iyi film müziği Howard Shore – The Bridge of Khazad-dûm
  • YouTube’da izlediğim ve herkese izlemesini tavsiye edeceğim konser Opeth – Garden of the Titans