Türkiye’nin fingerstyle gitar alanında öncü isimlerinden, ödüllü besteci Ali Deniz Kardelen’le sohbet ettik.

Sebla KOÇAN / sebla@neovision.com.tr

Ödüllü bir gitarist olan Ali Deniz Kardelen, “fingerstyle” tekniğinin de Türkiye’deki öncülerinden biri olarak biliniyor. 2016 yılında ilk albümü First Steps’i yayınladıktan sonra, Los Angeles’taki NAMM Show sahnesinde Indiana State’de birincilik ve Kanada Gitar Festivali’nde de ikincilik elde etti. Aslen Yıldız Teknik Üniversitesi matematik mühendisliği bölümünü bitiren gitarist ve besteci Kardelen, akustik gitarın son 15 yılda dünyada bir devrim geçirdiğini düşünüyor: “İçerisine bir çok yeni teknik girdi ve tek bir gitar ile neredeyse bir orkestranın yapabileceği şeyleri çıkarıyor oldunuz. Beni bu bağımsızlık, bu tek gitarla yapılacak ifadelerin zenginliği her zaman büyülemiştir.” Kardelen’le yeni albümü Diverse sonrası bir araya geldik.

İlk solo albümünüz First Steps’in üzerinden 4 yıl geçti ve yeni albümünüz Diverse yayınlandı. Bu albümün bir içe dönüş, varlığını ve kimliğini sorgulama olduğunu söylemiştiniz. Biraz daha açabilir misiniz hikâyesini?
İlk albümün günahı olmaz derler. İkinci albüme gelediğinizde bir konsept çizmeniz gerekiyor. Ben de kendime sorular sordum, kimim, neyim ve neyi temsil ediyorum gibi. Bu anlamda bir arayış albümü oldu. İçe yapılan yolculuk beni bizim melodilerimize ta Orta Asya’ya kadar götürdü. Memleketimizin her tarafında zenginlik var, neye elini atsan kültür, hikaye, tarih fışkırıyor. Bu içe dönüş açıkçası bayağı hoşuma gitti ve buralarda biraz daha takılmayı bile düşünüyorum.

Albümün sound’unda belirgin olarak Türkiye’ye ait ezgileri duyabiliyoruz. Çalarken sizi en çok etkileyen, diğerlerinden ayrıldığını düşündüğünüz şarkınız hangisiydi, onun hikâyesi neydi?
Albümdeki “Kara Toprak” yorumu, üzerinde titizlik ile çalıştığım en önemli düzenlemedir, bir çok alanda içinde yenilikler barındırır. Bu eseri repertuarıma alıp zamanında konserlerde çalmaya başladığımda baktım ki esere girmemle ortamdaki hava bir anda değişiyor. Hakikaten bu ülkede yoldan geçen adamın damarını kesseniz, “Uzun İnce”, “Kara Toprak” çıkar. Buraların harcıdır Aşık Veysel. Bizlerin üzerindeki birleştiriciliği yadsınamaz. Albümdeki “The Stans” de benim için özel yeri olan eserdir. Orta Asya temalı bu eserleri dinlediğinizde gözlerinizin önüne bozkırda çadır hayatı yaşayan insanlar, ateşin yanında oynayan al yanaklı çocuklar, uçsuz bucaksız stepler vs gibi görüntüler gelecektir.

“Fingerstyle” türünde ülkemizin önde gelen isimlerinden birisiniz. Hatta ABD’de ve Kanada’da ödüller aldınız, dereceler elde ettiniz. Fingerstyle pena yerine parmakkullanarak çalmak olduğunu biliyoruz, peki nedir sizce işin sırrı? Bu tekniği öğrenmek isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?
Son 15 senedir akustik gitar dünyada bir devrim geçirdi. İçerisine bir çok yeni teknik girdi ve tek bir gitar ile neredeyse bir orkestranın yapabileceği şeyleri çıkarıyor oldunuz. Beni bu bağımsızlık, bu tek gitarla yapılacak ifadelerin zenginliği her zaman büyülemiştir. Fingerstyle denen işin sırrı belki de ona yaklaşım biçimimizde saklı, yani sadece gitar değil bir rock band gibi ya da elektronik müzik yapabileceğimiz üzerinde teller ve perdeler olan bir kutu gibi yaklaşılmalı. Fingerstyle benim için bir amaçtan ziyade bir araç oldu her zaman. Anlatmak istediklerim vardı ve o bana yardım etti. Açıkçası kendimi bir gitaristten ziyade daha çok sanatçı olarak görüyorum.

Arp gitarla çaldığınız “Batsın Bu Dünya” oldukça ilginçti, bambaşka bir hissi, ruhu vardı. Arp gitarla yaptığınız bir şarkı var mı Diverse içinde? Benzer coverların devamı gelecek mi?
Diverse albümünde malesef çok istememe ragmen eserimi tamamlayamadım fakat ilerisi için yolda olan 9/8’lik bir arp gitar bestem var. Ayrıca dileyenler ilk albümümde yer alan “Waltz” isimli arp gitar eserimi dinleyebilirler.

Usta bir gitarist olmanızın yanı sıra, YTÜ matematik mühendisliği bölümünü bitirdiniz….
Çok tecrübeli bir yazılımcıyımdır. Mesleğim bana istediğim müziği yapma konusunda en büyük yardımcı sponsor ve koruyucu oldu. Bu mesleğin iyi yanı insanların kişisel kapris ve kibirleriyle çok uğraşmadan direk sayılarla sonuca göre değerlendirilmeniz. Yani kod çalışır ya da çalışmaz. Eğer bir sanatçının mesleği olacaksa böyle net olmalı. Kodu başarırsanız sonrasında bişey düşünmenize gerek kalmaz oturup rahatlıkla gitar çalışabilirsiniz.

Müzik haricinde başka bir tutkunuz daha var mı?
Müzik haricinde kitaplar yani okumak, yerine başka bir şey koyulamayan en önemli eylemdir. Her insanın yapması gereken bir zorunluluktur. Ayrıca yaklaşık 7 aydır haftada 6 gün spor yapıyorum. Sabah koşarım, bisiklete binerim,  ip atlarım, ağır da antreman yapıyorum. Sanırım bir işe başladığımda onu sonuna kadar götürmek isteyen bir yapım var.

KISA KISA


● Müzik yapmanın bence en güzel tarafı trans haline geçmek, dünyadan soyutlanmak, aşkı arama yolunda bi kul olmak.
● Eğer gitarımdan uzak kalırsam, onun yerine koyabileceğim enstrümanım
klarnet olurdu. Bol bol duygu dağıtırdım klarnetimle.
● Bugüne kadar izlediğim ve çok etkilendiğim konser Kanada gitar festivalinde Preston Reed konseri olmuştu.
● İlk kez seyirci önünde sahne aldığımda hissettiğim duygu elbette saf bir  heyecan fakat sonrasında alınan alkışlar ise büyük bir mutluluk olmuştu.
● Salgın döneminde müzisyen olmak, müzik yapmaya çalışmak bence
üretmektir.
● Keşke bir fırsatım olsa ve birlikte çalışsam dediğim isim benim için
Anthony Hopkins.