İnceleme

Bir Aile Provası: Hem tanıdık hem taptaze bir hikâye

Evrim Yağbasan’ın kaleme aldığı, Alzheimer hastası annesiyle hayatı arasında sıkışan Figen’in hikayesini odağına alan "Bir Aile Provası", güçlü oyuncu kadrosu ve dinamik rejisiyle aile bağlarını yargılamadan, taptaze bir bakışla sahneye taşıyor.
Hande Sönmez - 7 Mayıs 2026
post image

Kırklı yaşlarının sonunda Alzheimer hastası annesine bakmak için yazmayı, arkadaşlarını aslında hayatını erteleyen Figen’in bir gün kapısına önce editörü sonra en yakın arkadaşı en son da ablası dayanır ve olaylar gelişir. Evrim Yağbasan’ın kaleme aldığı; Gülhan Kadim’in yönettiği “Bir Aile Provası”, çok tanıdık bir konuyu taptaze bir anlayışla ele alıyor. Hasibe Eren, Devin Özgür Çınar, Sacide Taşaner, Fatih Özkan, Ümit Beste Kargın ve Süleyman Kara’nın oyunculuklarının muazzam bir seyir zevki sunduğu oyun, izlemeyi özlediğimiz iyi ana akım işlerden biri…

Meselesini inci gibi işleyen taze bir metin

Evrim Yağbasan’ın kalemiyle ilk kez “Bir Yıldız Batıyor” oyunu ile tanıştım. O zaman kaleme aldığım yazıda Yağbasan’ın kaleminin; semboller ve sloganlar arasına metin iliştirmeye çalışan yazarlara ders niteliğinde olduğunu söylemiştim. Yağbasan; Bir Aile Provası’nın metnini de inci gibi işlemiş, meselesinin altını kalın kalemlerle çizmeyen, güldürmek için kısa yollara başvurmak yerine hikayesi ve oyuncularının gücüne güvenen çok temiz ve taze bir metin kaleme almış. Gülhan Kadim’in derli toplu ve dinamik rejisi de oyuncuların güçlü performanslarıyla birleşince ortaya çok güldüren ve duygulandıran bir oyun çıkmış. Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Çok büyük keyifle izleyeceğinize kefil olacağımız bir oyun Bir Aile Provası…

Hasibe Eren’in başarıyla hayat verdiği Figen karakterini masa başında yazmaya çalışırken görüyoruz. Ama Figen ne söz verdiği yeni kitabını ne de aldığı reklam işinin metnini yazabiliyor. Ne mutludur ki kendini unutmuş bu kadını unutmayan arkadaşları var. Ona değerini hatırlatan, üretmesi için destek olan, Ajda Pekkan konserine bile bilet alan arkadaşlar bunlar… Aynı zamanda Figen’in evlere şenlik bir ablası da var. Devin Özgür Çınar’ın canlandırdığı bu ablada Çınar, kendisini izlemeye alışık olduğumuz rollerinin dışına çıkan bir performansla karşımıza çıkıyor ve bu roldeki başarısı ve sahnedeki varlığı izleme keyfini ikiye katlıyor. “Bencil” ablanın da devreye girmesiyle ortaya izlemesi çok “eğlenceli bir kaos” çıkıyor. 


Karakterlerini yargılamayan şeffaf bir hesaplaşma

Bir Aile Provası’nda en çok sevdiğim şey hiçbir karakterini yargılamaması, onları büyük bir şeffaflıkla ele alması oldu. Bir Aile Provası’ndaki anne ve kızları kendi seçimlerinin hem kurbanı hem de kazananı. Özellikle Alzheimer hastası anne (keşke daha çok izlesek dediğim Sacide Taşaner’e ayrıca çok tebrikler) ve kızları arasındaki hesaplaşma minik bir terapi seansı tadında son derece güzel işlenmiş. Bazen kendimizi mecbur zannettiğimiz şeylerin aslında bir nevi hayattan kaçışımız olduğunu ya da acımızı abartılı sevinçle örtmeye çalıştığımızı hatırlamak şahsen bana iyi geldi.

Ayrıca oyunun müziklerini yapan Coşkun Karademir’e de özel bir teşekkür etmek lazım. İnsanı ilk andan yakalayan ve oyunun etkisini kesinlikle artıran bir işe imza atmış. Oyuncular sahnede dans ederken seyirciler de Karademir’in müzikleriyle o anın parçası oldu.

Bir Aile Provası”; metni, rejisi, oyunculukları, dekoru ve müziği kısacası bütünüyle izleme zevki yüksek; ortak bir derdi taze bir bakış açısıyla ele alarak seyirciyle güçlü bir bağ kuran bir oyun olmuş. Kaçırmayınız…

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans