Ana SayfaMüzikDeğişen müzik dinleme alışkanlıklarına bir bakış

Değişen müzik dinleme alışkanlıklarına bir bakış

Müzik günlük hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri. Müzik kimi zaman dev dinleyici kitlelerini stadyumlarda biraraya getirir, kimi zamansa odasındaki bir gencin kulaklığından yükselir… Öyle ya da böyle, hemen hepimizin ortak paydası olmuştur bu anlamlı notalar bütünü. Müzik dinleme alışkanlıklarımız ve müziğe ulaşma yollarımız da zamanla değişiklik göstererek çeşitlendi. Yaşamımıza değer katan müzikle buluşmamızı sağlayan unsurları gelin yakından inceleyelim.

Sıla Çığşar

Teknolojik gelişmeler hayatın her alanında olduğu gibi müzik sektörüne de yön veriyor. Öyle ki müziğin kaydedilip dağıtılmasından, dinleyici ile buluşup paylaşılmasına kadar çağın yeniliklerine dair izler bulmak mümkün.

Farklı formatlar, aynı hissiyatlar

Taş plağın gramofonda ilk defa dönmesiyle başlayan sürece, zamanla kasetlerin ve CD’lerin dahil olmasıyla müzik dinlemek hiç olmadığı kadar pratik hale gelmişti. Bir kaset çalar ya da discman aracılığıyla dinlenen albümler, o dönem şimdilerde pek sık görmediğimiz müzik dükkanlarının başrol oyuncularıydı. Müzik dinleme eyleminin birleştirici yönünün, değiştirilen ya da hediye edilen CD’ler ve kasetlerle de öne çıktığı bir dönem oldu. Albüm satışlarının fazlasıyla öneme sahip olduğu o yıllarda, chart list’lerin üst sıralarında yer almak oldukça değerli kabul ediliyordu.

53b7384a0b424837ad008bb1173b9a8b

Elbette günümüzün dijital dünyasında bu analog gelenekleri sürdürmeye devam edenler de yok değil. Halen birçok müziksever ve koleksiyoner; plak, CD ve kaset satın alarak bu kıymetli geleneği yaşatmaya devam ediyor.

“You play the guitar on the MTV”

Radyonun ve sonrasında televizyonun hayatımıza dahil olması, müzik yayıncılığının kilometre taşlarından biri şüphesiz. Başta radyo istasyonlarında yer bulan müzik programları, zaman içerisinde televizyon kanalları aracılığıyla işlevini sürdürdü. 60’ların sonlarında doğan BBC Radio One, efsanevi radyo programcısı John Peel gibi isimleri de hayatlarımıza kazandırdı. Öte yandan 1 Ağustos 1981 tarihinde ABD’de yayın hayatına başlayan MTV (Music Television), zamanla dünya çapında milyonları ekran başına kitlemeyi başardı. Yeni yeni adını duyurmakta olan sanatçılar için MTV’de yer almak şöhret kapılarını aralamak için de önemli bir fırsattı.

Dijital dönüşüm ve çağın getirdikleri

Hız, pratiklik ve güncellik günümüzün olmazsa olmazlarından. Peki internetin icadıyla vites yükseltilen dijitalleşme süreci, müzik dinleme alışkanlıklarımızı nasıl etkiledi? 2000’ler müziği demek, MTV‘de izlediklerimiz kadar MySpace sayesinde tanıştığımız sanatçılar da demek aslında. Özellikle punk, rock ve emo gruplarının sesi soluğu olan platform; hayran toplulukları için de uğrak bir buluşma noktasıydı.

Sosyal paylaşım platformlarından YouTube, MTV’nin şöhretine gölge düşürdü desek yanlış olmayacaktır. Televizyonun etkisini günden güne yitirmesiyle birlikte “YouTube’da daha çok tıklama almak” önem kazanarak, müzik programları da bu platforma taşınmaya başladı. Artık müzik klipleri de televizyondan izlenmek yerine YouTube’dan takip edilir hale geldi.

YouTube

Ucu bucağı kestirilemez dijitalleşme sürecinin son ayağı olan Spotify ve Deezer gibi çevrimiçi müzik platformları ile müziğe ulaşmak artık hiç olmadığı kadar kolay. Gün içerisinde en çok kullandığımız araçlardan olan akıllı telefonlar ile, 30 sene öncesinde belki de hiçbir müzik dinleyicisinin tahmin edemeyeceği türden bir müzik dinleme deneyimi bu. Müzik dinleyicileri kadar müzisyenlere de bir alan yaratan çevrimiçi müzik platformları hız, düşük maliyet ve kolay erişilebilirlik gibi özellikleriyle farklılaşıyor.

Gelecek neler getirecek?

Son zamanlarda adını sıklıkla duyduğumuz AI (Yapay Zeka) teknolojisi, yakın gelecekte müzik sektöründe de köklü değişimlere imza atacak gibi görünüyor. Özellikle “giyilebilir dinleme teknolojisi” ve “360 derece ses sistemleri” gibi projelerin hayatımıza entegre olacağını söylemek mümkün.

Müzik dinleme alışkanlıklarımızdaki tüm bu değişim ve dönüşümler ile bir sözün de haklılığını görmüş olduk; değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Müziğin yön verdiği bu yolculukta 30 sene sonrasında bize nelerin eşlik edeceğini kim bilir?

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR