Müzik

Duman'da yeni dönem

Pek sevdiğimiz Duman uzun zamandır Mehmet Demirdelen ile beraber yola devam ediyordu. Geçtiğimiz günlerde ise bir davulcu değişimi gerçekleşeceğini duymuştuk. Geçen Cuma Vadi İstanbul’da gerçekleşen konserde gruba Doğaç Titiz eşlik etti. Duman‘ı yakından takip edenler bilecektir ama bilmeyenler için, bir dönem Athena‘yla da çalışan Doğaç Titiz, Duman‘ın ilk dönemlerinde de gruba eşlik ediyordu. Türk Rock müziğinin […]
Yonetmen - 24 Temmuz 2022
post image

Pek sevdiğimiz Duman uzun zamandır Mehmet Demirdelen ile beraber yola devam ediyordu. Geçtiğimiz günlerde ise bir davulcu değişimi gerçekleşeceğini duymuştuk.

Geçen Cuma Vadi İstanbul’da gerçekleşen konserde gruba Doğaç Titiz eşlik etti. Duman‘ı yakından takip edenler bilecektir ama bilmeyenler için, bir dönem Athena‘yla da çalışan Doğaç Titiz, Duman‘ın ilk dönemlerinde de gruba eşlik ediyordu.

Türk Rock müziğinin asi ve vazgeçilmez sesi: Duman

Türkiye’de rock müzik denildiğinde, sahnedeki o puslu hava, Kaan Tangöze’nin kendine has vokali ve nesilleri peşinden sürükleyen o isyankar ruh akla gelir: Duman. 90’lı yılların sonunda kurulan ve Türkçe rock müziğin çehresini sonsuza dek değiştiren bu grup, sadece bir müzik topluluğu değil; bir yaşam tarzı, bir duruş ve milyonlarca gencin duygularına tercüman olan bir fenomendir.

Kuruluş ve ilk kıvılcımlar: Mad Madame’dan Duman’a

Duman’ın hikayesi, aslında grubun temellerinin atıldığı 90’ların ortasına, Kaan Tangöze ve Ari Barokas’ın Seattle’da yaşadığı döneme kadar uzanır. Kaan Tangöze, Amerika’da bulunduğu yıllarda grunge müziğin (Nirvana, Pearl Jam gibi grupların başlattığı akım) merkezi olan Seattle’da bu kültürden derinden etkilendi. Orada kurdukları “Mad Madame” grubuyla müzikal kimliklerini oturtan ikili, Türkiye’ye döndüklerinde Batı’nın sert ve dağınık tınılarını, Doğu’nun yanık ezgileriyle birleştirmeye karar verdiler.

Grup; vokalde ve gitarda Kaan Tangöze, bas gitarda Ari Barokas, elektro gitarda Batuhan Mutlugil ve davulda başlangıçta Alen Konakoğlu (daha sonra Cengiz Baştepe) kadrosuyla 1999 yılında ilk albümleri “Eski Köprünün Altında” ile piyasaya çıktı. Bu albüm, o dönem pop müziğin domine ettiği Türkiye piyasasına atılmış en sert ve samimi tokatlardan biriydi.

“Belki Alışman Lazım” ve büyük patlama

Grup, ilk albümüyle kemik bir kitle yakalamış olsa da, 2002 yılında yayımlanan “Belki Alışman Lazım” albümüyle adeta bir toplumsal histeriye dönüştü. Bu albümde yer alan “Bu Akşam”, “Haberin Yok Ölüyorum” ve özellikle Sezen Aksu cover’ı olan “Her Şeyi Yak”, Duman’ı Türkiye’nin en popüler rock grubu haline getirdi.

Duman’ın başarısının sırrı, “arabesk” tınıları rock müziğin içine göze batmayacak, tam aksine ruhu besleyecek şekilde yedirmeleriydi. Kaan Tangöze’nin kelimeleri yuvarlayarak, bazen detone olmayı göze alarak şarkı söylemesi (ki buna ‘Duman vokal tarzı’ denir), o dönemin steril popçularına karşı büyük bir devrim niteliğindeydi.

duman sarkilari

Müzikal karakter ve sahne enerjisi

Duman’ı diğer gruplardan ayıran en büyük özellik, stüdyo kayıtlarından ziyade bir “sahne grubu” olmalarıdır. Duman konserleri, grubun ve dinleyicinin bir olduğu, saatlerce süren, doğaçlama (jam session) kısımlarla zenginleşen ayinler gibidir. Batuhan Mutlugil’in blues kökenli gitar soloları, Ari Barokas’ın melodik bas yürüyüşleri ve Kaan’ın karizmatik dağınıklığı, grubun imzasıdır.

Müzikal olarak Duman; grunge, punk, blues ve folk unsurlarını birleştirir. Şarkı sözlerinde genellikle aşkın en acı hali, yalnızlık, toplumsal eleştiriler ve varoluşsal sancılar işlenir. Ancak bu melankoli, hiçbir zaman bir teslimiyet değil, her zaman bir “haykırış” barındırır.

duman grubu

Diskografideki mihenk taşları

Duman, kariyeri boyunca nicelikten ziyade niteliğe önem veren albümler yaptı:

Seni Kendime Sakladım (2005): Grubun müzikal olgunluğa ulaştığı, “Aman Aman” ve “En Güzel Günüm Gecem” gibi kült eserleri barındıran albüm.

Duman I & II (2009): Aynı anda yayımlanan bu iki albüm, grubun deneysel tarafını ve geniş müzikal yelpazesini (psikedelik rock’tan ağır melankoliye) ortaya koydu.

Darmaduman (2013): Gezi Parkı olayları döneminde çıkan bu albüm, “Eyvallah” gibi parçalarla grubun toplumsal olaylara karşı duyarlılığını ve muhalif duruşunu simgeledi.

Solo projeler ve grubun birleştirici gücü

Zaman içerisinde grup üyeleri kendi solo çalışmalarına da ağırlık verdi. Kaan Tangöze’nin “Gölge Etme” gibi tamamen akustik ve protest albümleri, Ari Barokas’ın “Lafıma Gücenme” gibi daha sakin ve melodik işleri, Batuhan Mutlugil’in solo çalışmaları üyelerin bireysel yeteneklerini gösterdi. Ancak hayranlar için Duman, her zaman üçünün bir arada olduğu o efsanevi bütünlüktür.

Grubun bir diğer önemli özelliği de nesiller arası bir köprü kurmasıdır. Bugün 40 yaşındaki bir ebeveyn ile 15 yaşındaki bir lise öğrencisi, aynı konserde yan yana “Senden Daha Güzel” diye bağırabiliyorsa; bu, Duman’ın müziğinin zamansızlığının en büyük kanıtıdır.

Toplumsal etki ve “Dumanist” kültürü

Duman sadece bir müzik grubu değil, kendi alt kültürünü yaratan bir oluşumdur. Onları dinleyenler (kendilerine bazen Dumanist derler), grubun salaş, samimi ve dürüst duruşunu kendilerine örnek alırlar. Hiçbir zaman şaşaalı kliplerin, magazin haberlerinin veya yapay popülerliğin peşinde koşmadılar. Sadece müzik yaptılar ve bu dürüstlük, dinleyici tarafından her zaman ödüllendirildi.

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans