Keşif

İçsel bir yolculuğun ilk durağı: Ekiney ile "Haviye" üzerine

İlk teklisi "Haviye"yi yayımlayan Ekiney, kendi kaleminden dökülen sözleri ve içe dönük atmosferik sound’uyla Keşif köşemizin konuğu. "Haviye"nin hikayesinden müzikal vizyonuna, sanatçının dünyasını keşfe çıktık.
Editör - 12 Haziran 2026
post image

Müziğin, insanın kendi iç dünyasına yaptığı en dürüst yolculuklardan biri olduğuna inananlardanız. Keşif köşemizde bu hafta, beyaz yakalı hayatın getirdiği o meşhur tükenmişlikten çıkış biletini müziğe kesen, kendi hikâyesini anlatmak için en cesur yolları seçen taze bir ismi ağırlıyoruz: Ekiney.

İlk teklisi “Haviye” ile dijital platformlara adım atan ve ilk notalarından itibaren “tavizsiz, net ve atmosferik” bir sound’un sinyallerini veren Ekiney ile bir araya geldik. Müziği bir amaçtan ziyade bir yol arkadaşı, kendi gerçekleriyle yüzleşme biçimi olarak tanımlayan genç sanatçıyla; stüdyo sürecinden “Haviye”nin derinlikli anlam dünyasına, ilham kaynaklarından sahne hayallerine uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Merhaba Ekiney! Farklı alanda bir üniversite eğitimi aldıktan sonra, hayatının merkezindeki güce yani müziğe teslim olmuşsun. Kalbinin sesini dinleyip bu sektöre adım atma kararı aldığın o kırılma anını bize anlatır mısın? “Tamam, artık sadece müzik var,” dediğin an ne zamandı? 

Üniversiteden sonra kurumsal hayatta birkaç yıl çalıştım. Bu süreçte zamanla kendimi giderek daha tükenmiş hissetmeye başladım. Bir noktada o kadar mutsuzdum ki hayatımın geri kalanını böyle sürdürme fikrine dayanamadım. Ne yapmak istemediğim netleşince, beni gerçekten canlı hissettiren şeye, müziğe yöneldim. Müziği hayatımın merkezine koyma kararım bu şekilde oluştu. 

İlk teklin “Haviye” dijital platformlardaki yerini aldı. İlk şarkılar genelde bir sanatçının dinleyiciye verdiği ilk kartvizit gibi olur. “Haviye”nin senin müzikal yolculuğunun başlangıç noktası olmasına nasıl karar verdin? Bu şarkı Ekiney’in dünyasını ne kadar yansıtıyor? 

Haviye’nin çıkış şarkısı olması ekiple birlikte alınmış kolektif bir karardı; sözleri ve hikâyesiyle ‘Ekiney kimdir, nasıl yazar, ne anlatır?’ sorularına verilen ilk cevaptı. 

“Bazı şeyler vardır, yaşarken tam adını koyamazsın ama içte bir iz bırakır”

“Gün dönümü, adının ölümü / Sevmedim hakkımda konuştuğun bölümü”  
“Oynadım aptalı hoştu / İnkâr ettin, bak yakalandın” 
Sözler tamamen sana ait ve dinleyicide direkt bir empati duygusu uyandırıyor; çok net, tavizsiz ve güçlü bir duruş var. “Haviye”yi yazarken kendi içindeki hangi duygulardan, nasıl bir yaşanmışlıktan beslendin? 

Haviye’yi yazarken tek bir olaya ya da tek bir yaşanmışlığa bağlı kalmadım. Daha çok birikmiş duyguların ve uzun süre bastırılmış iç seslerin kendine yer açma hâliydi. Bazı şeyler vardır, yaşarken tam adını koyamazsın ama içte bir iz bırakır. Haviye biraz o izlerin birleşip bir anlatıya dönüşmesi gibi oldu. O yüzden sözler bazen sert, bazen direkt, bazen de yüzleştirici bir yerden geliyor. 

İlk projende prodüktör koltuğunda Ali Fuat Değirmenci, mix-mastering’de ise Koray Püskül gibi sektörün çok deneyimli isimleriyle bir araya geldin. Bu güçlü ekiple çalışmak, senin vizyonunun şarkıya yansımasını nasıl etkiledi? Stüdyo süreci senin için nasıl bir okul oldu? 

Koray Püskül ile birebir tanışma fırsatım olmadı ama sektör içinde çok deneyimli isimlerle çalışan biri olduğunu bildiğim için mix-mastering sürecinde şarkımı güvenle teslim edebileceğimi hissettim. Stüdyo tarafında ise Ali Fuat Değirmenci ile kayıt aldık. İlk profesyonel stüdyo deneyimimdi ve oldukça gergindim. Ancak Ali Fuat’ın bilgisi ve sakin yaklaşımı beni çok rahatlattı; süreç ilerledikçe bu gerginlik yerini keyifli ve öğretici bir atmosfere bıraktı. 

Şarkının sonunda “Haviye terslemesine” şeklinde bir kapanış yapıyorsun. Şarkının ismi olan ve kelime anlamı olarak “uçurum, derin çukur” ya da tasavvufi/mitolojik katmanları olan “Haviye”nin senin dünyandaki karşılığı nedir? Bu kelime şarkının genel hikâyesini nasıl tamamlıyor? 

Gerçekleri yaşamak yerine çoğu zaman yaralarımızı örtmek için maskeler takarız. Bu maskeler düştüğünde, içeride tuttuğumuz tüm duygular bir yükseklikten çakılır gibi olur. Zihin de bunu çoğu zaman daha da büyütür; hikâyeyi olduğundan ağır bir hale getirir. Bu yüzden gökyüzünde sandığımız duygular bazen ‘Haviye’ye dönüşür; yani aşağıya çeken, yakıcı bir çukur gibi. Benim dünyamda Haviye, kaçtığımız şey değil; tam tersine kaçamayınca zorla temas ettiğimiz hakikat. Ne kadar yukarıda sanırsan, o kadar derine düşersin. Ve o düşüş aslında gerçeğin kendisidir. 

Yeniliğe açık olduğunu ve o an ne iyi hissettiriyorsa oradan ilerlediğini biliyoruz. Peki, Ekiney’in kendi kulaklığında bugünlerde neler çalıyor? Müzikal karakterini şekillendirirken sana ilham veren, ‘Bu sound beni çok etkiliyor’ dediğin yerli veya yabancı esin kaynakların kimler? 

Her fırsat bulduğumda yeni müzik türleri keşfetmeyi seviyorum. O nedenle oldukça değişken bir dinleme alanım var. Son dönemde trip hop, neo soul ve geleneksel Uzak Doğu müzikleri ilgimi çekiyor. Michael Jackson ve Celine Dion gibi isimlerin de özellikle disiplin ve sahne yaklaşımı bana ilham veriyor. 

Kendini tek bir janra sıkıştırmak istemiyorsun ama müzik sektörünün ve dijital platformların o ‘genre’ kutucuklarına bir şekilde dokunmak gerekiyor. Bir türe sığınmak zorunda olmasan bile şu anki sound’unu hiç bilmeyen birine kendi kelimelerinle nasıl tanımlarsın? Türlerin ötesinde, Ekiney müziği neyi temsil ediyor? 

Tek bir türe ait hissetmiyorum. Müziğim türlerden çok hissi merkeze alıyor. Daha çok atmosferik, içe dönük ve hikâye anlatan bir yapısı var. Şu anda ise özellikle R&B ve hip-hop dokularından besleniyorum. Ekiney müziği benim için duyguyla yüzleşme ve bunu bir anlatıya dönüştürme hâli. 

Müzik benim için bir amaçtan çok bir araç, bir yol arkadaşı

Daha yolun çok başındasın ama vizyonun oldukça net. Müzik kariyerinde gerçekleştirmeyi en çok arzuladığın hayal ya da “işte bunu başardığımda tamamım” dediğin hedef nedir? 

İşte bunu başardığımda tamamım diyebileceğim bir hedefim yok. Çünkü müzik benim için bir amaçtan çok bir araç, bir yol arkadaşı. Duygularımı ifade etme biçimim, hayatı deneyimleme şeklim. Bu yüzden müzik benim için bir sonuç değil, sürekli devam eden bir süreç. Beni ayakta tutan, dönüştüren, varlığımın özüne temas ettiğim yer.

Şarkıyı stüdyoda var etmek harika bir his ama dinleyiciyle göz göze gelmek, “Haviye”yi hep bir ağızdan söylemek bambaşka bir eşik olmalı. İlk konser için planlar veya ufukta görünen net bir tarih var mı? Sahnede nasıl bir Ekiney izleyeceğiz? 

Bazı anlar var, dalıp gittiğim. Sahnedeyim, kendimden çok bana eşlik edenlerin sesi kulağımda. Her sanatçı hayal etmiştir bunu, şarkılarını yazarken, söylerken; bir an da olsa erimiştir o hayalin içinde. Ben de öyle. Henüz net bir tarihimiz yok ama yakın zamanda daha çok dinleyiciyle buluşmak için sabırsızlanıyorum.  

“Haviye”den sonra heybende bizi bekleyen yeni sürprizler var mı? Son olarak, dergy Keşif köşesinde seni ilk kez dinleyecek ve keşfedecek olan okuyucularımıza ne söylemek istersin? 

Sesimi farklı yönleriyle keşfettiğim, denemeye açık bir süreçteyim. Şu anda birkaç farklı proje fikrimiz var. Bu fikirler üzerinden ilerliyoruz.  

Hem dergy ailesine bana yer verdikleri için hem de beni dinleyerek yolculuğumun başında bana eşlik ettikleri için tüm dinleyicilere teşekkür ederim!

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans