Bugün yayınlanan Anadolu Funk Vol.1 albümünü dinlemeye doyamadığımız Evrencan Gündüz’ü Dergy’de ağırladık.

Sebla KOÇAN / [email protected]

Alternatif sahnenin en yetenekli isimlerinden biri olan Evrencan Gündüz, gitarı 14 yaşındayken eline almış, müzik sevgisi kanına işlemiş bir müzisyen. Babası, 2016 yılında aramızdan ayrılmış bir müzik efsanesi, Asım Can Gündüz. Zaten Gündüz Anadolu Funk albümünün en eğlenceli şarkılarından biri olan “Bir Öyle Bir Böyle Jimi” şarkısını da babası için kaleme almış. Hatta dedesi Adanalı Rıza’dan da bahsediyor, bu şarkıda. Aslında birinci bölümünü dinlediğimiz Anadolu Funk albümü hep bir insan hikâyesi anlatıyor. Devamı da böyle olacak. Çıkış şarkısı “Selma” gibi, gitarını da bir karakter haline getirmiş, Gündüz. “Ben hep müziğimde mahalle ve halk enerjisinin, samimiyetinin tarafında olmak istedim. Çünkü insana kendini dinletmek gibi bir şey bu” diyor. Evrencan Gündüz’ü bugün yayınlanan Anadolu Funk Vol.1 şerefine Dergy sayfalarında ağırladık.

Nasıl bir karışım yaptınız, nasıl bir iksir hazırladınız böyle! 70’lerin Anadolu rock’ını da dinliyoruz, funk ruhunu da hissediyoruz. Sesi köklüyoruz! Hem çok bizden, hem de küçükken dinlediğimiz Batı ruhunu da hissediyoruz bu şarkılarda. Nasıl bir ruh haliyle çıktı bu albümün fikri, ilk filizlendiği duygu neydi?

Açıkçası bu projenin ne zaman kafamda filizlendiğini hiç bilmiyorum. Sanırım eskiden beri Türkçe ve İngilizce parçaları birleştirmek ve Türküleri batı müziği ile harmanlama alışkanlığımdan yola çıktı bu albüm. 2018’de Mevsim Çiçekleri albümün notlarını tecrübelerimi yazıya geçirdiğim defterime bir kez daha göz gezdirdim geçen günlerde… Daha ilk sayfayı açtığımda başında “Bu defter, Anadolu funk’ın en başarılı şekilde insanlara duyurulması için tecrübelerimi ve hatalarımı anlattığım defterdir” yazısını gördüm. Ben bile hatırlamıyordum yazdığımı. Açıkçası çok uzun zamandır bu projenin hayalini kuruyordum. Sanıyorum ben bile hatırlamıyorum ne zamandan beri olduğunu. Aslında en önemli hedefim yeni eserler yaratmak ve eskiye olan bağımlılığımızı , sürekli eski şarkıları coverlayan bir sektörü kısır döngüden biraz olsun çıkarmaktı.. Yeni bir nefes getirmek istedim. Bu yeni iksirim de herkese şifa olsun.

EvrencanGunduz AnadoluFunk5

“Salla”daki enseye şaplak atan Osman Amca’nın kim olduğunu çok merak ettik. 🙂 Osman Amca gerçekten var mı, yoksa o öğütler veren bilge birinin tasviri mi?

Mahallenin bir Osman amcası vardır ama Osman amca yaşsızdır ya hani… Kimisi abi kimisi amca der yaşına göre… kimisi de ne diyeceğini bilemez. Amca ile abi arasında gidip gelir içinde… İşte o mizahı ifade etmek istemiştim “Osman amca abi” derken.
Ha bu arada köyde bir Osman amcamız var tabi. O da denk geldi diyebiliriz.

“Bir Öyle Bir Böyle (Jimi Hendrix)”in de hastası olduk. Adanalı Rıza’nın oğlunun aklının fikrinin Jimi Hendrix’te olması neşeli bir hikâye… Nasıl yazdınız bu şarkıyı? Sizin Jimi Hendrix’le olan kişisel bağınızı da merak ediyoruz tabii…

Bu şarkıyı sevgili babam için yazdım. Zaten Adanalı Rıza da dedem oluyor doğal olarak. Babam Amerika’da yaşarken gençlik yıllarında Broadway’de müzikalde oynamaya hak kazanmıştı. Onlarca kişi arasından seçilmişti. Ve o zamanların en büyük gitaristiydi Jimi Hendrix. Hala da onun gibisini bulamazsınız. Çünkü gitar çalarken, kural dışı bir ifade şekli vardır. Özgürlüğün sesini duyarsınız sololarında. Resmen konuşur size. Kalbinizle dinlerseniz, onun ruhunu da dinleme ayrıcalığına erişirsiniz. Resmen hipnoz eder sizi. İşte babam da çok büyük bir Jimi Hendrix hayranıydı. Yıllar geçtikçe neden bu kadar sevdiğini ben de daha iyi anladım. E tabi Jimi’ye yazılan bir rock’n roll funk bir türküde de babamı anlatmam da beni tabi ki çok mutlu etti. Böylelikle dedemi de onu da şarkıda ölümsüzleştirmiş olduk sanırım.

EvrencanGunduz AnadoluFunk4

Anadolu Funk Vol.1’in içinde pek çok karakter var. “Selma” gibi, hatta gitarınız da bu karakterlerden biri… Albümün diğer yarısında da benzer şekilde hikâyeler anlatan şarkılarla mı karşılaşacağız?

Ben hep müziğimde mahalle ve halk enerjisinin, samimiyetinin tarafında olmak istedim. Çünkü insana kendini dinletmek gibi bir şey bu. İnsan kendinden bir şeyler bulmalı müziğinde. Müziğin zümresi ya da tarafı olmamalı. Bu albümüm de özellikle tüm canlara seslensin istedim. İçimizdeki insanların hikayelerini yazdım. E herkesin de “yaktın beni “ dediği biri olmuştur hayatında.

“ROL YAPAMAM, ZATEN BU HEMEN ANLAŞILIR”

İlk şarkınızı ne zaman, nasıl yazmıştınız hatırlıyor musunuz? Geriye dönüp şimdi baktığınızda neler hissediyorsunuz ilk şarkınızla ilgili?

İlk yazdığım şarkılardan biri “Sevginin Eseri”ydi. İlk albümümde yer aldı hatta şarkı. Evde akustik gitarımla çaldığım halinden bambaşka olduğuna şahit olmak ve o kadar emeğin karşısında, şarkınızın resmen giyinip, süslenip, kokular sürüp, sahneye çıkmaya hazır halini görmek, benim için çocuğumla gurur duymak gibi. Her şarkı doğuyor ve doğuranın sen olması, kişinin şarkıyla özel bir bağ kurmasını sağlıyor.

Anadolu Funk’ın şarkıları bittikten sonra ilk kime dinlettiniz? Sizin için önemli olur mu ilk aldığınız reaksiyonlar, yorumlara kulak verir misiniz yoksa içinizden geldiği gibi mi yayınlarsınız şarkıları?

Yorumları dinlerim elbet ama son söz kalbimindir. Kalbim ne derse yolum orasıdır. Çünkü kalp tamamen hisle hareket eder, hissi takip eder. Bazen sayıların, kurguların, sözlerin, kuralların çok da önemi yoktur. Hissi dinlemek her zaman en iyisidir çoğunlukla.
Şarkıları ilk Annem, Nazo Kesso, komşum Aygül dinledi. Onun dışındaki herkes en fazla 1-2 parça dinleyebildi. Bu albümde çocuklarımız doğmadan çok da paylaşmak istemedim. Herkesin de benimle bu heyecanı sonuna kadar yaşamasını istedim aslında!

EvrencanGunduz AnadoluFunk dergy

“Geçen gün yine tutmayacak bir şarkı yazdım. İnşallar tutar” dediğiniz tweet’e denk geldik. “Tutacak şarkı” yazmanın bir formülü var mıdır sizce? Yani gerçekten iyi bir şarkı yazmak için, bir matematik gerekli midir, ne kadar kurguya ihtiyacı vardır sizce iyi bir şarkının?

Belli matematik dizilimleri vardır elbet. Zaten çok şarkı dinleyen biri bu kült olmuş kuralları bilir. Bazı yerlerde sürekli tekrar eden ve bizi yakalayan nakaratın, 2’inci dönüşünde en kısa zamanda dinleyiciye verilmesi gerekir mesela. Çünkü dinleyicinin çoğunlukla şarkıyı anlamaya çalışma derdi yoktur. Şarkıyı hemen öğrenip, hemen eşlik edebileceği alanları onlara sunmak ve resmen parçada ona yer açmak gerekir. Hem de bunu müzikle yapmanız gerekir. Tüm bu anlatımı 3-4 dakikadan daha fazla yapamazsınız… Gibi gibi …. Gider böyle. Bazen de gelir “Bohemian Rapsody” gibi bir parça yaparsınız, plağınızı bile zar zor basarlar ama bütün dünya şarkının her bir köşesini ezberler işte. O yüzden bütün kurallara rağmen, son durak kalptir.

Şarkılarınızda da, sokakta çalarken de, balkonda gitarınızı tıngırdattığınızda da sizi hep gülen, eğlenen, pozitif bir ruh haliyle görüyoruz. Gündelik yaşamınızda da böyle biri misiniz? Sizi sinirlendiren, huzursuz hissettiren durumlar karşısında sakin kalabilir misiniz, nasıl baş edersiniz öfkeyle?

Öfkenin tersi sabırdır. Bu hayattaki en büyük sınavım sabırdır benim. Öfke öz ruhumuza zarar verir ve bundan çok etkilenir. Aynı zamanda yazması kolay yapması zor bir eylemdir sabırlı olmak. Kilit olan öfkenin yavaş yavaş volkan gibi içinizde fokurdadığını ve öfkenin patlama anının gelmek üzere olduğunuzu anladığınızda “nefes” ile sakin kalabilmek ve sabırlı olma erdemine ulaşabilmek büyük ustalıktır. İnsanın müziğine bile yansır bu tutumu. Genel olarak kendi yaşamımda da sosyal medyada göründüğüm gibiyimdir. Olduğum gibi olmayı severim. Rol yapamam zaten hemen anlaşılır. Çabuk sinirlenirim ama hemen sakinleşip mod değiştirebilirim. O yönümü de seviyorum. Su gibi akmak en iyisi. Bu arada harika sorular için teşekkürler. Çok keyif aldım…

EvrencanGunduz AnadoluFunk2

KISA KISA

  • Yolculuk yaparken / araba kullanırken dinlemeye bayıldığım o şarkı Turning me up – BJ the Chicago Kid.
  • Bana göre günün en güzel anı günün doğduğu ve güneşin battığı anlar işte o zaman ilham perileri dolaşıyor.
  • Hayatta en çok para harcadığım şey müzik aletleri, plaklar ve kıyafetlerim.
  • Babamı düşündüğümde içimde hissettiğim ilk duygu özlem.
  • Asla dinleyemem, bana sıkıntı basıyor dediğim müzik türü saykedelik trans müzik.
  • En son izlediğimde beni çok duygulandıran film aklıma gelmedi…
  • Eğer müzik yapamıyor olsaydım muhtemelen basketbolcu ya da marangoz olurdum.