Alternatif pop sahnesinin çiçekli, renkli, enerjisi yüksek müzisyenlerinden Ezgi Aktan’ın söyleyecek çok sözü var. Sanatçıyı yeni EP’si Denize Çıkan’la Dergy’e konuk ettik. 

Sebla KOÇAN / [email protected]

Sakin, yormayan, kendi halinde akıp giden etkileyici bir ses, Ezgi Aktan. Ada Müzik etiketiyle yayınladığı yeni EP’si Denize Çıkan’da insanın ruhuna dokunan şarkı sözleri ve besteler mevcut. Albümde bir de Mavi Işıklar’ın 1968 yılında yayınladığı “İyi Düşün Taşın” şarkısının cover’ı var. “Bu şarkıdaki cool’luk bende hiç olmayan bir cool’luk. ‘Gitmeden evvel iyi düşün taşın, mutluluğu bulacağım diyorsun ama, ne zaman?’ Biri gitmek istediğinde nolur gitme yerine bunu demek çok havalı. Kıskandığım bir duygu hali olduğu için özellikle söylemek istedim bu şarkıyı” diyor. 33 yaşındaki sanatçı, aslında YTÜ İktisat bölümü mezunu ve beyaz yakalı olarak da çalışmaya devam ediyor. Ama içinde yanan müzik ateşini 2016’dan beri yayınladığı single’larla diri tutuyor. Ezgi Aktan’ı Dergy sayfalarında ağırladık.

Umut etmeye çok ihtiyacımız olduğunu söylüyorsunuz. Peki müzik yaparken umut edebilmek daha mı kolay? Müzik yaraları daha mı çabuk kapatıyor, umutlu şarkılar söylemenin bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor musunuz sahiden?

Kesinlikle inanıyorum. Etki alanının boyutundan bağımsız, kesinlikle etkili olduğunu defalarca deneyimlediğim bir şey bu. İster müzik olsun ister bir başka sanat dalı; umut olmadan üretmek bana mümkün gelmiyor. Üretimimiz seve seve oluşturup evrene saldığımız bir parçamız. Bizden çıktıktan sonra bir ömrü, kendi yolu var her üretimimizin. Çalacağı kapılar, gireceği kalpleri düşünmek; bana etki ettiği gibi başkalarına da belki bambaşka bir yerden ama mutlaka etki edeceğini bilmek, bunu umut etmek zaten bir şeylerin değişebileceği inancını da içinde taşıyor. Ben kötü hissettiğimde evimin duvarlarındaki baktıkça iyi hissettiğim tablolarda huzur buluyor, güzel bir müzik dinliyor ve böyle iyileşiyorsam başka insanlar da benzer yollarla sarıyordur yaralarını diye düşünüyorum. Ne kadar farklı olabiliriz ki birbirimizden bu kadar insani bir yerden. Şarkım yarın birine sarılabilir. O sarıldığı biri bir başkasına… Sonra belki o bir başkasının kafasında/kalbinde bir ışık yanar, hayatı değişir… Her şey mümkün. Önemli olan fitili ateşlemekten çekinmemek.

Sizi dinleyenler sakinleşip rahatlıyor, sesiniz insanlara iyi geliyor. Peki size neler iyi geliyor? Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor, mesela?

Hayal kurmak en iyi gelen şey. Ben her şeyin hayalini kurarım. Bir hafta sonra çok sevdiğim arkadaşlarımla yemek mi yiyeceğim mesela, o gün gelene kadar ben çoktan defalarca yaşamış olurum o akşamı kafamda ve bu bana o gün gelene kadar her gün mutluluk verir. Yeni melodiler bulmak, yeni bir şarkı üzerine düşünmek çok büyük huzur verir. Sıradan bir günde beynimi hep güzel ihtimallerle meşgul ederim, o ihtimalleri oldurmakla uğraşırım. Yorulur gibi oldukça oğluma sarılır, onu koklarım. Geceleri de dizi izleyerek uyuyakalırım. Hiç gece çalışabilen bir insan olamadım.

ezgi aktan dergy rop4

“Evin Olurum”da “Sıkılırsan hop kaybolurum” diye ilginç bir söz var. Bu aslında son dönemde pek de alışmadığımız naif, ince ve tatlı bir düşünce hali, kimse kimsenin hayatından kolay kolay kaybolmuyor, bencil olmak neredeyse bu çağın hastalığı gibi. Söz yazarken sizi en çok neler tetikliyor? Neler ilham veriyor, yazdırıyor size?

Hop kaybolabilmenin gerekliliğini ben deneyimle öğrendim. Bazen sevginin sürebilmesi için bazen de bitebilmesi için kaybolmak gerekiyor. Kaybolmaktan, sevdiğini yalnız bırakmaktan korkmamak… Çok zor oldu ama iyi ki öğrendim dediğim bir şey bu. Belki biri yakalar bu sözü ve kalbine ışık yapar diye yazıyorum böyle şeyleri. Benzer yollardan, acılardan, mutluluklardan geçiyoruz. Deneyimimizi sanatla ve samimiyetle başkalarına aktarabilmek bence çok önemli. Doğada duyduğum güzel kokular, kalp çarpıntıları ve dost sohbetlerinden ilham alıyorum sanırım en çok. Bir de son zamanlarda gündüz biralarından. 🙂 Yalan yok.

“HAFİFE ALINDIĞIMI HİSSETTİĞİM ÇOK OLDU”

Bir röportajınızda 12 yıldır bilişim sektöründe beyaz yakalı olarak çalıştığınızı söylemiştiniz. Hiç her şeyi bırakıp gitmek, tamamen müzik yaparak hayatta kalmaya çalışmayı düşündünüz mü?

Çok düşündüm, düşünmez olur muyum. Ama kendimi tanıyorum. Maddi olarak çok sıkıntı içindeysem kendime güvenim ve hayat enerjim çok fazla düşüyor. Ben hem aşırı romantik hem de aşırı rasyonel bir insanım. İkisini bir arada olmak çok yorucu. İstanbul’daki hayatımı, birlikte müzik yaptığım insanlara yakın yaşamayı çok seviyorum. Bunları kaybetme ihtimali bana öyle ağır geliyor ki müzikten hayatımı idame ettirebileceğim bir ekonomi yaratana kadar her iki işi birden yapıp iki katı yorulmayı yeğliyorum.

ezgi aktan dergy rop3

Türkiye’de bir kadın müzisyen olarak yaşadığınız tatsız durumlar oldu mu?

Elbette oldu; bir kere müzikal olarak dikkate değer görülme mevzusunda bile çok üzülerek söylüyorum ki negatif bir etken kadın olmak. Kaldı ki ben gerçekten dışardan (ve belki içerden de) sevgi kelebeği görünen bir kadınım. Hafife alındığımı hissettiğim çok zaman ve mekan oldu. Ama artık bu tip şeylere takılmamayı öğrendim. Bu ülkede yaşayabilmenin en önemli şartlarından biri zaten bu. Kötü deneyimler yaşadıkça birlikte üretmek için bir araya geldiğim insanları çok özenle seçmeye başladım. Etrafıma güzel insanlardan bir duvar ördüm diyebilirim hatta. O duvarın ardından “hepinize iyi niyetle gülümsüyorum, benim dengemi bozmayınız.” 🙂

Başarılı olmak sizin için ne ifade ediyor, başarının tanımını nasıl yaparsınız? 

Başarılı olmak benim için kafandaki şeyi hayata en güzel şekilde geçirebilmek. Benim bu konuda içim çok rahat. Her şarkımı nakış gibi işleyerek, her saniyesinin hissinden emin olup imzamı atarak hazırlıyorum ve dinleyiciyle buluşturuyorum. Bunun sonrasında çok fazla değişken var. Neyin ne kadar dinlendiği bence bu devirde asla bir başarı kıstası değil. Ekonomik kazanç kıstası elbette; ama başarıyı ekonomik kazançla tanımlamıyorum. Yıllar sonra hala buradaysam “Evet, işte başardım” diyeceğim. Ben dünyadan göçtükten sonra oğlumun gözleri bir yerde çalan şarkımı duyup gururla doluyorsa; yukarıdan bir yerden seyredip “Evet, işte başardım” diyeceğim.

ezgi aktan dergy rop

Mavi Işıklar’ın “İyi Düşün Taşın” şarkısını coverlama fikri nereden geldi aklınıza? Sizi kalbinizden yakalayan kısmı ne oldu da bu şarkıyı albüme almaya karar verdiniz?

Bu şarkı bana çok cool geliyor. 🙂 Bu şarkıdaki cool’luk bende hiç olmayan bir cool’luk. “Gitmeden evvel iyi düşün taşın, mutluluğu bulacağım diyorsun ama, ne zaman?” Biri gitmek istediğinde nolur gitme yerine bunu demek çok havalı. Kıskandığım bir duygu hali olduğu için özellikle söylemek istedim bu şarkıyı. Bir de enerjisi çok yüksek. Tam bu zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz bir pozitif havası var. Sahnemize de çok yakışacağını düşündüm bu nedenle.

Aynaya baktığınızda kendinizi motive etmek için, o günün güzel geçmesi için yaptığınız özel bir ritüeliniz var mı?

Kendimi güzel hissettiğimde günüm de daha güzel geçiyor. O yüzden mutlaka sabah dişlerimi fırçaladıktan sonra ruj sürerim. Hiç dışarı çıkmayacaksam da sürerim o ruju. Neden bilmiyorum ama özgüvenimi arttırır o minik kozmetik malzemesi.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Ezgi Aktan (@ezgi.aktan)’in paylaştığı bir gönderi

KISA KISA

  • Salgın sürecinin bana olan etkisi sabretmeyi öğrenir gibi olmak oldu.
  • Bundan sonra sadece tek bir albüm dinleme hakkın var deseler, seçeceğim albüm Moğollar 4 Renk albümü olurdu.
  • Bana göre gelmiş geçmiş en iyi soundtrack Nothing Hill – When You Say Nothing at All.
  • Ne zaman ekran karşısına geçsem, hiç düşünmeden izlediğim dizi The Office (Amerikan Versiyonu).
  • Son zamanlarda beni en çok etkileyen kitap Şiddetsiz İletişim – Marshal Rosenberg
  • Eğer yurtdışında yaşayacak olsaydım olmak isteyeceğim şehir / ülke Fransa – Paris olurdu.