
İstanbul’da yeme-içme işleri periyodik olarak büyük “hype” dalgalarına kapılıyor. Sonu hüsranla biten lokmacı furyası hepimizin malumu; bir dönem her yer pilavcıydı, ondan önce waffle ve unuttuğumuz onlarcası… Peki, şimdi her köşe başında biten bu “artizan” sandviççiler de acaba geçici bir heves mi olacak diye merak etmeden duramıyoruz ama haklarını da vermek istiyoruz: Bu kez daha rafine ve gastronomik bir derinlikle karşı karşıyayız; her bir sandviç üzerinde titizlikle çalışılmış, görseliyle iştah kabartan birer tasarım objesi adeta. Beşiktaş’tan Kadıköy’e, Çengelköy’den Şişli’ye uzanan bu yeni nesil dalgada radarımıza takılan bazı dükkanları derledik.
Dışı çıtır, içi ise o karakteristik gözenekli ve zeytinyağı kokan yumuşacık focaccia ekmeği, Focamia’da en taze İtalyan şarküteri ürünleri ve ev yapımı soslarla tam bir lezzet şölenine dönüşüyor.

Kendi fırınlarından çıkan o yumuşacık, hafif tatlımsı brioche ekmeğinin arasına hapsolmuş ağır ateşte pişmiş etler ve ev yapımı imza soslar, Üff Sandviç’i sadece bir öğün değil, gerçek bir gurme kaçamağına dönüştürüyor.

Munchies’in kendi reçeteleriyle hazırlanan o taptaze ekmekleri, içine sığdırılan devasa porsiyonlu şarküteri ürünleri ve imza soslarla birleştiğinde ortaya gerçek bir “lezzet bombası” çıkıyor.

Tezgâhındaki en seçkin şarküteri ürünlerini, kendi fırınlarından çıkan taptaze ekmeklerle buluşturan Deli Deli, her bir sandviçinde kaliteli peynirlerin ve özel sosların o muazzam uyumunu tabağınıza taşıyor.

Un Posto’nun kendi mutfağından çıkan o zeytinyağı kokulu, dışı çıtır içi ise bulut gibi yumuşak focaccia ekmekleri; kaliteli mortadella, taze mozzarella ve ev yapımı pesto sosla birleştiğinde ortaya gerçek bir lezzet mimarisi çıkıyor

Guido’s’un kendi fırınından çıkan, dışı çıtır çıtır içi ise pamuk gibi gözenekli o devasa focaccia ekmekleri; dilimlenmiş en kaliteli mortadella, taze stracciatella peyniri ve ev yapımı fıstıklı pestolarla birleştiğinde ortaya tam bir lezzet mimarisi çıkıyor.
