
Çok kısa bir süre sonra 2030’a 2022’de daha yakın olacağız. Böyle düşününce insan kendini gerçekten garip ve yorgun hissediyor. Ancak zaman akmaya, yeni albümler çıkmaya ve biz de onları sizlere önermeye devam ediyor. 2026’nın muhtemelen son öne çıkan albümleri de Kasım ayında yayınlanacak. Tabii her sene Aralık ayının alakasız bir gününde çıkan ve “vay canına” dedirten albümler de olacak. Ancak yine de çok büyük isimlerden muhtemelen bir şeyler gelmez. O sebeple yıl sonu listesi yapanlarınız varsa, yavaş yavaş listesini toparlamasını önerip Aralık’ta görüşürüz diyoruz.

2000’lerin kapı pencere indiren o ikonik rock gruplarının başında gelen ve marş seviyesinde hit şarkılar yazma konusunda ustalığını yıllarca konuşturan Kings of Leon, yıllar içinde ivme kaybetti dersek yalan söylemiş olmayız. 2000’lerdeki çizgisinden uzaklaşsa da her albümüne birkaç tane üst düzey şarkı koymayı başaran grup, “O My Beloved” ile yılın son büyük albümlerinden biriyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Eski günlerine mi döndüklerini yoksa bir süredir devam ettirdikleri çizgiden mi ilerlediklerini 6 Kasım’da öğreneceğiz.
İsveç, söz konusu metal olunca gerçekten cennet gibi bir ülke. Melodik death metal ile anılan ülkenin aynı zamanda post-metal gibi niş bir türün en büyük gruplarından birini müzikseverlere armağan etmesi harika bir denge. 6 Kasım’da dinleyiciyle buluşacak “In the Shadow of Your Shadow”, grubun post-metal’deki maharetini modern bir sound ile buluşturmasının örneği olmaya çok yakın. Başka bir deyişle Neurosis ile başladığımız seneyi Cult of Luna’yla bitiriyoruz. Post-metal dinleyicileri için “huzur” dolu bir sene.
Cayır cayır metalcore yaparak başladıkları müzikal yolculuklarını adım adım bir thrash grubuna çeviren ama sonra sıkılıp tekrar metalcore’a yaklaşan Trivium, 5 yıllık sessizliğini 20 Kasım’da çıkacak “Crown in the Grave” ile sonlandıracak. Albümden şu ana kadar yayınlanan iki şarkıyı referans almamız gerekirse, modern metal müzik sound’unu iliklerimize kadar hissedeceğimiz albüm, grubun fena olmayan albümlerinden biri olacak. Bir de Matthew Heafy’nin köklerine saygı duruşu taşıyan albüm kapağı da plak aldıracak cinsten.
Son birkaç yılda müziğinden ziyade Yahudi karşıtı olduğuna dair gelen iddialarla gündeme gelen Skepta, 6 Kasım’da yayınlayacağı “The Fork and Knife” albümünde 2010’ların ortasında hayran kaldığımız formuna ve keskinliğine geri dönmüş gibi duruyor. İngiltere’nin belki de son 15 yıldaki en ilham veren birkaç rapçisinden biri olan Skepta’nın bu albümünde yer alan şarkılardan bir tek ‘Gas Me Up (Diligent)’ yayınlansa da o şarkı bile ne kadar potansiyeli yüksek bir albümle karşı karşıya olduğumuzu gösterdi.
New Orleans genelde cazcılarıyla meşhur bir şehir olsa da Twisted Teens olarak tanıdığımız Caspian Hollywell – RJ “The Razor” Santos ikilisi de buradan çıktı. Lo-fi, garage rock, country, az biraz punk, dozunda folk ve singer-songwriter olarak tanımlayabileceğimiz grup, 2026’da şaha kalktı. 10 Temmuz’da “Florida Water Blues” isimli bir albüm paylaşan grup 6 Kasım’da da “The Holy Cross Tigers”ı çıkararak bir senede 2 albüm yayınlamış olacak. Üretim sıklığı kadar şarkıların minimalliğiyle de öne çıkan grubu şu ana kadar duymadıysanız bu albüm iyi bir tanışma olabilir. Keşif ve yatırım tavsiyesidir.