dergy?

spot_img
Ana SayfarockKeşif: Egemen Akkol ve "Ölmek İstedim"e dikkat

Keşif: Egemen Akkol ve “Ölmek İstedim”e dikkat

Rock müziğe farklı bir bakış açısı getirerek modern sound’u ile dikkat çeken Egemen Akkol, solo kariyerinin üçüncü teklisi olan “Ölmek İstedim”le bugün radarımızda.

Ölmek İstedim’in yeni nesil rock müziği olduğunu ama bir yandan da tam da bağırmalık çağırmalık bir şarkı olduğunu söylüyorsunuz. Rock tarihinde sizi en çok hangi dönemler etkiledi?

Rock müzik tarihi her değişiminde ve deviniminde çok büyük kitleleri etkilediğinden ve kendi hikayesini daha da kalıcı olarak yazdığından dolayı benim için spesifik bir örnek vermek zor olacak. Ancak özellikle biraz daha öne çıkan, 70’ler ortasında başlayıp 80’ler sonuna kadar da devam eden, rock müziği en büyük kitlelere sevdirmeye başarmış, artık teknolojinin de gelişmesiyle birlikte birçok alt janrın ortaya çıktığı dönem benim ve sanırım çoğu kişi için de biraz daha özel. Yüz binlere verilen konserler, metal müzik türünün ortaya çıkışı, “rockstarlık” kavramı, ilk defa duyulan gitar riffleri, çiçek çocuklar ve barış temalı şarkılardan daha karanlık ve isyan barındıran şarkılara doğru bir geçiş, hayranı olduğum birçok grubun kuruluşu ve zirve zamanlarını yaşaması bu dönemleri benim açımdan çok özel kılıyor. Müzik yapmamım ve hayatımın merkezine bunu koymamım en büyük sebeplerinden bir tanesi de zaten o dönemlerin beni bu denli etkilemesi.

Bu şarkının hikâyesini anlatır mısınız, nasıl yazdınız, kayıt süreci nasıl geçti?

Şarkıyı kapanma döneminin bir gecesinde oturup yazdım. Zaten bütün enerjisini konserlerden ve seyirciden alan biz müzisyenler için halihazırda pandemi gibi psikolojiyi oldukça yıpratan bir durum içinde olmanın yanı sıra, benim için kişisel olarak da zor diyebileceğim bir dönemdi. Bundan beslenip, Ölmek İstedim’i kendimin yara bandı yaptım. Şarkıyı yazdıkça, modumun ve psikolojimin iyileştiğini hissettim, unuttuğum bazı şeyleri hatırladım ve bundan dolayı çok büyük bir heyecanla şarkıyı son haline kavuşturmayı ve dinleyicilerle buluşturmayı arzuladım. Şarkıyı bir akustik gitarla yazdım fakat kafamda çaldığı versiyonu şu an yayınlanan halinin neredeyse bire bir aynısıydı. Şarkının düzenlemesini yapan ve kafamdaki müziği gerçeğe dönüştüren Sezer Dinç’le kayıt sürecimiz zorlayıcı fakat çok keyifli geçti. Zorlayıcı olmasının sebebi ikimizin de içine sinen ve severek dinleyebileceği bir şarkı ortaya çıkartmak istemesiydi, çünkü Sezer de rock müziği seven ve müzikal bakış açısına oldukça güvendiğim biri. Ortaya çıkan sonuç bizi memnun etti açıkçası, şu ana kadar gelen tepkilerden anladığım kadarıyla insanlar da bizimle aynı fikirde.

kesif egemen akkol ve olmek istedime dikkat 1

Gözlerinizi kapattığınızda kendinizi nasıl bir konser verirken hayal ediyorsunuz? Bize o muhteşem konseri anlatın: Neredesiniz, nasıl bir seyirci var, nasıl bir hava var…

Kafamdaki fotoğrafta, açık havada seyircinin bütün şarkılara eşlik ettiği ve o andan keyif alıp, hayattaki dertlerini, kaygılarını ve yorgunluklarını unuttuklarını gözlerinde gördüğüm bir konser anı var. Seyircimle aramda çok sıkı bir bağ kurup, birlikte bağırıp, birlikte zıplayabileceğimiz konserler ve gözlerini bir an olsun sahneden ayırmayı istemeyecekleri kadar iyi performanslar izletmek istiyorum.  Bütün harcadığım ve bundan sonra harcayacağım çaba sadece bunun için.

kesif egemen akkol ve olmek istedime dikkat3 1

“Rock müzik grup müziğidir” düşüncesinden hareketle, solo olarak bu müziği icra etmek konusunda neler söylemek istersiniz? Bunun avantajları neler sizce, zorlayan yanları var mı?

Rock müzik bence de grup müziğidir öncelikle, işin doğasında zaten belli başlı enstrümanların bu müzik türünün temelini oluşturması yatıyor. Müziğin üretilip sunulmasına kadar birçok aşaması olduğunu düşünürsek, benim için zorlayıcı olduğunu söyleyebileceğim tek yer şarkıyı yazdıktan sonraki düzenleme ve şarkıyı son haline ulaştırma bölümü. Orda da zaten bahsettiğim gibi Sezer Dinç’le aslında iki kişilik bir grup gibi çalışıyoruz, yani grubum var ama sayı olarak biraz az kalıyor . Solo olarak bu işi yapmanın en büyük avantajı sanırım daha çevik olabilmek, çünkü önceden fazlasıyla tecrübe ettiğim kadarıyla işin içinde ne kadar fazla insan faktörü olursa süreçler o kadar uzayabiliyor. Fakat bunu avantaja dönüştürüp birbirinden kuvvet alan gruplar da işi çok daha hızlı büyütüp değerini katlayabiliyor. Çünkü kıymetli fikirler, özellikle yaratıcı süreçler gerektiren işlerde en kritik etmen oluyor. İşin beste üretme konusunda çok fazla zorlanmıyorum, bazen çok tıkandığımda destek alabileceğim arkadaşlarım da var ancak bir grupla birlikte şarkı üretebilmek benim de bazen çok özlediğim bir şey. İcra konusunda ise zaten yıllardır birlikte aynı sahneyi paylaştığım birçok müzisyen dostum var, o konuda kendimi hiç yalnız hissetmiyorum, bakıldığı zaman ortada bir “müzik grubu” olmasa da sahne tarafında bir rock grubu havasında ve duruşunda olacağız her zaman.

BENZER İÇERİKLER
spot_img

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR