dergy?

spot_img
Ana SayfapopKeşif: Nilhan'ın "Oysa Biz" şarkısına dikkat

Keşif: Nilhan’ın “Oysa Biz” şarkısına dikkat

Pürüzsüz sesiyle arz-ı endam eden Nilhan, Seyhan Müzik & Future Production etiketiyle yayınlanan “Oysa Biz” şarkısıyla radarımızda.

Pop, contemporary R&B, house, soul gibi pek çok janrada üretim yapan ve YouTube’daki coverlarıyla da ilgi çeken Nilhan Gençoğlu müziğini ruhuyla yapan isimlerden biri. Bunu şarkılarını söylerken içine girdiği ruh halinden anlamak çok kolay. Sonbaharda yeni şarkılarını yayınlamaya hazırlanan Nilhan’ı Keşif köşemizde ağırladık ve daha yakından tanımak istedik.

“Oysa Biz” şarkınız en yeni şarkınız ama aslında ondan öncesi de var. YouTube’da çok başarılı cover’larınızdan takip ediyorduk sizi. Sizi biraz tanımak isteriz, ne okudunuz, neler yapıyorsunuz? Müzikle olan ilk temasınız nasıl oldu?

Ben Londra’da Queen Mary University’de işletme okuyorum şu anda. Öncesinde Koç Lisesi’nde IB programını bitirdim ve ilkokulu da Bursa’da okudum. Pandemi sürecinde Londra’dan Türkiye’ye dönmem gerekti ve bu zamanı müzik kariyerime ciddi bir başlangıç yapabilmek için kullanmak istedim. Pandemi sürecinde farklı tarzlarda coverlar yapmaya, sesimi birçok açıdan geliştirmeye odaklandım. Evde olduğumuz süreç boyunca da Youtube videolarından prodüksiyon, aranje gibi konularda teknik bilgi haznemi genişlettim. Tüm bunlar süreçte benim önemli isimlerle tanışmama ve beklediğimden de fazlası olan destekler almama vesile oldu. Bool bool da söz ve beste yaptım. Müzik serüvenimin ciddi anlamda ilk lisede başladığını söyleyebilirim. Küçüklüğümden beri sanatın hep içindeydim aslında. Ailemin anlattığına göre az çok 2 yaşımdan beri şarkı söylüyorum ve 9 yaşımda piyano çalmaya başladım. Onun dışında tiyatro, oyunculuk ve çizim alanlarına da bir ara yöneldiğim oldu ve müzikal projelerinde de yer aldım. Lisede ailemden ayrı ve tek başıma yaşıyor olmak beni hayatı birçok açıdan sorgulamaya ve kendi iç yolculuğuma çıkmaya itti. Hayatımda birçok alanda yoğun problemlerin üstesinden gelmeye çalışıyordum ve bunları erken yaşta ve tek başıma yaşıyor oluşum benim müziğe her zamankinden daha fazla sarılmama sebep oldu. Yaşadıklarımı ciddi anlamda şarkı sözüne dökmeye aslında 16 yaşında başladım. Daha öncesinde 10-11 yaşımdayken denemeler yapıyordum bu konuda. Lisedeyken evimdeki bir odayı kayıt alanım olarak kullanmak için annemi zar zor ikna etmiştim, küçücük de olsa bir giyinme odasıydı normalde çünkü orası. Bir de mikrofon almıştım. Orada yaptığım birkaç cover’ı Soundcloud’da paylaşmam üzerine bana ulaşan birkaç prodüktör-DJ olmuştu. Beraber çalışmalarımız da olmuştu fakat kendi tarzımı tam anlamda yansıtan parçalar yazmaya lise 3’te başladım diyebilirim. Henüz yayınlamadım bunları.

Hiç sahne aldınız mı, canlı olarak sizi izleme şansımız olacak mı? 

Küçükken aldığım piyano dersleri sonucundaki resitallerim, lisede içinde olduğum müzikal projeleri ve talent show’larda yakaladığım başarılar sahnede olmayı çok sevdiğimi fark ettirmişti aslında bana. Sahnede yer aldığım bolca oldu fakat kendi şarkılarımı söylediğim bir deneyimi henüz yaşayamadım. İlk konserim bu yaz 2 Temmuz’da Çeşme’de olacak, açık havada. Umarım bundan sonrasında farklı lokasyonlarda peşi sıra sahnelerim olur ve sık sık bir araya gelebiliriz 🙂

nilhan gencoglu kesif dergy2

Pop, contemporary R&B, house, soul gibi janralarda söylüyorsunuz. İlham kaynaklarınız kimler, size şarkı yazdıran şeyler neler?

Çoğunlukla ilham kaynağım kesinlikle yaşadıklarım ama başkalarının yaşadıklarından, okuduğum kitaplardan, izlediğim dizi filmlerden ve çıktığım seyahatlerden de ilham alıyorum sürekli. Özellikle yalnızken yolculuk esnasında çok şarkı yazdım şu ana kadar. Yazdıklarımın hepsi gerçek hikayeler veya kendi iç sorgulamalarım bir nevi. İlişkiler, aşk, arkadaşlıklar, modern dünyadaki çıkarcılık ve samimiyetsizlik, yozlaşmış ilişkiler sonucu insanın kalabalık içindeki iç yalnızlığı, kırılan güveni ve kendine yabancılaşması hakkında yazıyorum daha çok diyebilirim. Bu tarz süreçlerden geçerken zaten söz ve bestelerime baştan sona 15 dakikada bile başlayıp bitirdiğim oluyor çünkü olaylar tazeyken bir anda dökülüveriyor her şey. Bunlar anlık hissiyatıma göre bazen Türkçe bazen İngilizce oluyor. Söz yazmak benim için yaşadıklarımı dışarıya vurma ve kendimi ifade etme yöntemim ve yaşadıklarımı söze döktüğümde daha kolay içselleştiriyorum, daha kolay üstesinden geliyorum. Söz yazarkenki hedefim aslında kendimi anlatmak ama sözlerim ile başkalarına da bu tarz zamanlardan geçerken yalnız hissetmemelerini sağlamayı, tek olmadıklarını hissettirmeyi de amaçlıyorum. Bir başka ilham kaynağım da çocukluğumda izleyerek büyüdüğüm Disney Channel ve Nickelodeon sanatçıları gerçekten. Müzikle ilgili ilk hayallerim ilkokul sürecinde Jonas Brothers, Selena Gomez, Miley Cyrus gibi isimlerin sahnelerine imrenerek şekillendi. İngilizcemin gelişmesinin en büyük nedeni bile sürekli onları dinliyor ve şarkılarını söylüyor olmam hatta bence. İngilizcemin de Türkçem kadar gelişmiş olmasında eğitim hayatımın önemi büyük. Pop müziğin ana janram olduğunu da onları dinleyerek keşfettim. Ayna karşısında çok Hannah Montana’cılık oynamıştım tarağımı mikrofon olarak kullanarak. Disney kuşağının büyük hayranıydım anlayacağınız 🙂 Coldplay, Ed Sheeran ve Billie Eilish’in de müzik serüvenimde oldukça büyük bir etkisi var.

 

2021 içinde başka single’lar veya EP, albüm gibi planlarınız var mı?

Kesinlikle. Özellikle geçtiğimiz 2 senede çok üretim yaptım ve doğru sıraya koyarak emin adımlarla yayınlamak istiyorum parçalarımı. Her şeyden önce karantina döneminde yazıp bestelediğim Türkçe parçalarım sonbahar gibi yayınlanacak, bunların bazıları için klip istiyorum. Şu anda aklımda olan bunları bir EP halinde yayınlamak fakat parçaları finalize ettikten sonra yolum daha net çizilecek. Süreçte yayınlanacak olan collab’lerim de olacak. Bir yandan İngilizce parça çıkarmaya ara vermeyi de istemiyorum. Daha kapsamlı bir albüm için de parçalarımı biriktirmeye başladım şimdiden, belki Türkçe İngilizce karışık bile olabilir 🙂

Gözlerinizi kapatıp hayal ettiğinizde, kendinizi nasıl bir yerde düşlüyorsunuz? Müzikte hayallerin sınırı olmaz tabii ama, yine de size müzik yapma motivasyonu veren şeyler vardır…

Küçükken televizyonun önüne çöküp gözümü ayırmadan global sanatçıların tur DVD’lerini izliyordum. Hayal ettiğimde kendimi arena konserinde görüyorum bu nedenle. Madem hayallerin sınırları olmaz global arena konseri düşlüyorum ben taa ilkokuldan beri 🙂 Gözlerimi kapatıp şarkı söylerken şarkı sözlerimin hikayelerini en az benim söylerken yaşadığım kadar dinleyicilerimin de beni dinlerken yaşadığı bir ortam hayal ediyorum.

BENZER İÇERİKLER
- Advertisment -spot_img

EN ÇOK OKUNANLAR