İnceleme

KNEECAP için Fenian olmak

Son 1 yılda birçok zorlukla mücadele etse de geri adım atmayan KNEECAP’ten gövde gösterisi...
Ant Arın Şermet - 18 Mayıs 2026
post image

2 senede 3 insanın hayatı ne kadar değişebilirse KNEECAP elemanlarının hayatı o kadar değişti. 2024’te “Fine Art” ile Belfast’tan çıkıp gelen grup, önce dünya çapında bir ilgiye kavuştu. Sonrasında bu ilgi, politik ve sosyolojik olarak kendilerini konumladıkları yer sebebiyle yerini hayranlığa bıraktı. Ancak gün geçtikçe sadece olumlu yorumlar da almadılar. Her şeyin karıştığı yer Coachella oldu. Coachella’daki performanslarından bu yana sadece 13 ay geçmiş olması kulağa çok garip gelse de “Fenian”ın teması, şarkıları ve tonu bu süreçte ortaya çıktı. Mo Chara’ya açılan dava, Macaristan ve ABD’ye girişlerinin yasaklanması, dezenformasyonla birleşince hiç de kolay bir dönemden çıkmadı KNEECAP. Yine de bu kadar zorlayıcı bir dönemde geri adım atmayıp “Fine Art”tan çok daha sert, direkt ve lafını esirgemeyen bir albüm yaptılar. Çıkış gününün 1 Mayıs olmasıysa pastanın üstündeki çilekti adeta. Albümün detaylarına geçmeden önce Fenian’ın ne olduğunu da konuşmak lazım.

Fenian kavramı, kökenini İrlanda mitolojisindeki savaşçı topluluk Fianna’dan alan ve 19. yüzyılda Britanya yönetimine karşı bağımsızlık mücadelesi veren İrlandalı milliyetçi hareketlerle özdeşleşen bir terim. Özellikle 1858’de kurulan Irish Republican Brotherhood ve onun ABD bağlantılı uzantıları, halk arasında “Fenians” olarak anıldı. Kavram zamanla yalnızca siyasi bir örgütlenmeyi değil, sömürge karşıtı İrlanda kimliğini, Katolik alt sınıf direnişini ve diaspora milliyetçiliğini temsil eden kültürel bir sembole dönüştü.

Fenian Hareketi
Fenians attacking a British police van and freeing prisoners. Hulton Archive/Getty Images

Buna karşın İngiltere’de “Fenian” kelimesi uzun yıllar boyunca aşağılayıcı bir argo olarak kullanıldı. Özellikle Belfast çatışmaları sırasında, İrlandalı Katolikleri ya da cumhuriyetçi görüşlü kişileri terörist, isyancı veya devlet düşmanı gibi çağrışımlarla damgalamak için tercih edildi. Bu kullanımın sosyolojik temeli, Britanya’daki Protestan egemenliği ile İrlanda’daki Katolik kimliği arasındaki tarihsel gerilime dayanıyordu. Sanayi Devrimi sonrası İngiliz şehirlerine yoğun biçimde göç eden yoksul İrlandalı işçi sınıfı, hem ekonomik rekabetin hem de mezhepsel ayrımcılığın hedefi hâline geldi ve Fenian sözcüğü zamanla etnik, sınıfsal ve dinsel önyargıları tek bir hakaret içinde birleştiren politik bir etiket işlevi gördü.

Fenian, enerji patlaması yaşıyor ve yaşatıyor

“Fine Art” albümü ve önceki KNEECAP şarkılarına bakınca oldukça yoğun bir mizah anlayışıyla karşılaşmak mümkünken bu albüm, KNEECAP standartlarında oldukça ciddi bir tona sahip. Albüme ismini veren şarkı ve ‘Big Bad Mo’ dışında satır aralarına yedirilmiş muzipliklerin olduğu albümün işitsel tarafında en az grup elemanları kadar albümün prodüktörü Dan Carey’nin de payı büyük. KNEECAP’i, Dan Carey ile tanıştıran da Fontaines D.C.’den Grian Chatten. Trance türünün önceki KNEECAP şarkılarında hiç olmadığı kadar büyük yer kapladığı albüm, enerji patlaması yaşıyor ve yaşatıyor.

KNEECAP’in anlattığı konular artık yalnızca kendi deneyimleriyle sınırlı değil

Ancak bunu yaparken albümü ikiye ayırmamız da gerekiyor. Albümün ilk 5 şarkısı oldukça ciddi şarkılardan oluşuyor. Ki bu şarkıların 2 tanesi tekli olarak da paylaşılmıştı. Özellikle ‘Smugglers & Scholars’ın, albümün tonunu belirleyen başlıca şarkılardan biri olduğunu belirtmek mümkün. Yine de albümün birçok açıdan zirvesi Fawzi’nin de sesini duyduğumuz ‘Palestine’. Filistin’le ilgili bir şarkıda ana dili Arapça olan bir rapçiyle iş birliği yapmaları konuyu, basit bir şekilde ele almadıklarının da ispatı. Bir yandan ‘Carnival’ da KNEECAP’in son 1 yılda yaşadığı her şeyi kendi ağzından anlattığı ve “Free Mo Chara” tezahüratlarıyla insanı harekete geçiren bir eser. Albümün (son şarkı hariç) ikinci yarısı diyebileceğimiz kalan şarkılar eski KNEECAP’e dair anlar sunmaktan geri durmuyor. Yine de artık KNEECAP’in anlattığı konuların yalnızca kendi deneyimleriyle sınırlı olmadığını anlıyoruz. Son şarkı hariç deme sebebimizi de ayrıca açıklamak isteriz.

Albümün kapanışı, Kae Tempest’in dahil olmasıyla bile değer kazanırken bir yandan Moglai Bap’ın annesine vedası anlamına geliyor. Birkaç sene önce annesini kaybeden Moglai Bap, ‘Irish Goodbye’da hem kültürel dokuyu şarkının içine katıyor hem de bir anda kalkıp gidemediği bu travmasıyla yüzleşiyor. Şarkının beat kısmına geldiğimizdeyse Dan Carey, KNEECAP’e farklı bir alan açıyor. Albümün tamamında yer alan agresif ve yoğun beat’lerin aksine ‘Irish Goodbye’, yavaş yavaş açılan bir şarkı. Şarkının temasında yer alan ölüm ve yas hali, özellikle Kae Tempest’in verse’üyle arşa değiyor diyebiliriz. Ki “Fenian”ı bittiği gibi tekrar dinlemeyi istememizin altında yatan sebeplerden biri. Masadan kimseye haber vermeden kalksa da boşluğunu kolayca hissettiriyor.

“Fenian”, grubun daha büyük sularda yüzeceği albüm olmaya aday

KNEECAP, 2010’ların sonunda ortaya çıktığından bu yana istikrarlı bir şekilde büyüdü. Müzikleri, politik ve sosyal konulardan aldığı öfke dolu ilhamla harmanlandı. Bunun sayesinde onların derdini anlamak için İrlanda kültürüne hakim olmamız da gerekmedi. İnsan olan, haksızlığın karşısında durur diyerek dinlemeye devam ettik. “Fenian”, grubun daha büyük sularda yüzeceği albüm olmaya aday. “Fine Art”taki, İrlandalı üç kişi kafalarına göre takılıyorlar ve biz bundan keyif alıyoruz durumundan bahsetmemiz mümkün değil. Mo Chara’nın yaşadığı hukuki süreç, karşılaştıkları engeller ve dünyanın her geçen gün başka bir azınlığa baskı uygulayan yapısı, onların seslerini güçlendirdi. 20 Temmuz’da İstanbul’da ilk kez izlemek için gün saydığımız üçlünün, müziği aşan halleri bile Küçükçiftlik Park’ta olmamızı sağlayacak.

Kneecap Fenian albümü 2026

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans