
Geçen yaz üçüncü sezonu yayınlanan The Summer I Turned Pretty’nin global çapta bir fenomene dönüşmesinin sene-i devriyesinde yine bir Amazon Prime dizisi Off Campus hem sosyal medyayı hem de izleyiciyi ele geçirdi. 2015 yılında yayınlanan ve çok ilgi gören aynı isimli kitap serisinden uyarlanan dizinin ilk sezonu yayınlanır yayınlanmaz büyük bir ilgiyle karşılandı. Biz de 2026’ya en doğru kodlarla uyarlanan bu dizinin ilgi çekici dünyasına daldık.
Kanadalı yazar Elle Kennedy’nin kaleme aldığı Off Campus kitapları; önce Kanada ardından ABD’de hızla pek çok forumda ve goodreads gibi sitelerde artan yorumlarla popüler hâle geldi. Blog’ların hâlâ işlevsel olduğu 2015 yılında çıkan serinin ilk kitabını blogger’lar şiddetle önerdi. 2021 yılında geldiğimizde ise TikTok’un kitap topluluğu BookTok’ta keşfedilen kitaplara ilgi git gide artınca dizi olarak uyarlanması kaçınılmaz oldu. Bu arada sanılanın aksine Off Campus, bir diğer hokey romansı olan ve büyük bir patlama yaratan Heated Rivalry’nin başarısının üzerine yapılmış değil, daha önceden sipariş edilmiş bir proje.

Elbette 2015’teki kitap serilerini 2026’da diziye uyarlarken değişen dünyanın parametreleri de göz önünde bulundurularak bazı değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler seyirci tarafından çok olumlu karşılandı. Peki Off Campus’u tüm yaştaki izleyiciler neden çok sevdi?

Her şeyden önce, Off Campus kitapları bir hokey romansını konu alıyor ama her kitapta aynı arkadaş grubundan bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Bizim izlediğimiz sezondaki esas çift; Garret (Belmont Carmeli) ve Hannah (Ella Bright) ekranda hem tek hem de beraber göründüklerinde ışık saçan bir ikili. İşin güzel tarafı, seçilen tüm cast hemen hemen öyle. Çok uzun zamandır izlediğimiz gençlik dizilerinde erkekler açıklıkla duygularını ifade edemeyen, toksikliği aşk olarak sunan, karşısındakinin sınırlarına saygı duymayan, narsizm örüntülerini üzerimize boca eden şekilde işleniyordu. Off Campus’un ilk kitabını ele alan The Deal’da ise hem Garrett hem de tanık olduğumuz kadarıyla diğer erkekler toksik masküleniteden olabildiğince arınmış durumdalar. Kaçıp gitmek yerine iletişim kuran, sessizliğe bürünmek yerine soru soran, karşısındakinin isteklerine saygı duyan ve sınır nedir bilen erkeklerle -bir dizide de olsa- karşılaşmak oldukça umut verici. Tabii kimyası birbiriyle tutan çiftlerin, iyi müziklerin, kaybolmayan pozitif atmosferin kısacası dizinin dünyasının da etkileri yadsınamayacak kadar çok.

Off Campus, ilk 12 günde 36 milyon seyirciye ulaşırken, Prime Video tarihindeki en büyük üçüncü dizi açılışını da yapmış oldu. İkinci sezon onayı ilk sezon çekilirken verildi ve şimdi dizinin fanları heyecanla ikinci sezonu bekliyor. Sosyal medyada sayısız içeriğe konu olan Off Campus’e olan yoğun ilgi gün geçtikçe azalmıyor aksine artmaya devam ediyor. Dizinin oyuncuları katıldıkları etkinliklerde o etkinliğin en öne çıkanı olmayı sürdürüyor.
Dizi ekibi röportajlarından gördüğümüz kadarıyla birbiriyle iyi anlaşan, pozitif tutumunu sürdüren, yaptıkları işe inanan ve birbirlerini seven insanlardan oluşuyor. Dilerim ki dizinin diğer sezonları da en az The Deal kadar iyi olur ve ilgi görmeye devam eder.

Unutmadan; ikinci sezonun ikinci kitabı konu almadığını, Logan ve Grace’in hikâyesini değil, Dean ve Allie etrafında geçen bir sezon izleyeceğimizi de söyleyeyim. Bana sorarsanız çift fark etmeksizin cast’ın hepsini izlemek keyifli olacak. Kadınlar tarafından yazılan “yeşil bayrak” erkekleri ve şahane kadınları izlemeye devam…