Ana SayfaMüzikPop müzik öldü mü?

Pop müzik öldü mü?

Pop müzik öldü mü? Yoksa biz mi artık onun evreninde yaşamıyoruz? Zamanın megastarları on yıllardır stadyumları doldurmaya devam ederken dünyada başka efsanelere yer mi yok? Biz mi eskidik, müzik zevkimiz mi, yoksa pop mu?

Eylül BOMBACI

Alternatif killed the Pop Star

1979’da çıkan ‘Video Killed the Radio Star’ isimli new wave, synth pop türü parça “Video, Radyo starını öldürdü” diyerek benzer bir durumdan bahsediyordu diyebiliriz aslında. Video kliplerin çıkışıyla, müzik artık sadece duyusal olmaktan çıkarak kendi hikayesini görsellerle birleştirme şansını da elde etmişti. Zamanın MTV’leri, Dream TV’leriyle büyüyen bu video müzik kültürü MTV’nin 1984’ten beri düzenlediği “MTV Video Müzik Ödülleri”yle de taçlandırıldı. O zamandan beri bizi Madonna, Christina Aguilera ve Britney Spears’ın öpücüğüyle şoka uğratması, Kanye West’in hala dün gibi Taylor Swift’in ödülüne karşı çıkması ve Lady Gaga’nın ikonik elbiseleri ve bunun gibi çok fazla hikayeye ev sahipliği yaptı. Müzik videoları tam anlamıyla bir yarış konusu olmuşken, stüdyoda müzik yapmanın dışında ciddi görsel ve hikayesel prodüksiyonların altına girilmesi ve bunun bir de maliyet tarafı çok etkiliydi. Beyonce ve Lady Gaga’nın düeti ‘Telephone’da ikisinin bir araya gelip bize canlı bir hikaye anlatması, kesinlikle Marvel evreninden iki karakterin aynı dizide çıkmasından çok daha dudak uçuklatıcıydı.

Şimdiyse kimse o videoları izlemiyor, hatta videolar pek de çıkmıyor bile. Halbuki geçmişte okul çıkışı MTV’nin kapıları bizi pop müziğin derin okyanuslarına götürürdü. Youtube’a giren sayısını da tahmin etmek çok da mümkün değil. Sormadan edilmiyor, bu dünyadan bir Beyonce, Eminem, Diana Ross, bir Cher, Britney Spears geçecek mi? Ya da şuradan söyleyelim, peki ya bir Tarkan, bir Mustafa Sandal, Sertab Erener? En ünlü olanın takip edildiği, herkesin Hot N Cold çıktığında tek yürek olduğu gibi tek yürek olması biraz yalan oldu herhalde.

Şimdi herkes kendi zevklerinin dünyasında, kendi sosyal medyasında, kendi sevdikleriyle tek yürek aynı şarkıları dinleyip aynı duyguları hissedebiliyor. Öte yandan pop müzik tür olarak da daha az dinlenmeye başlamışken onun yerini ise hip-hop, EDM ve Latin müzik gibi türlerin yükselişi doldurmaya başlıyor. Sosyal medyadan ve daha çok bir hayat tarzından yansıyan müzik zevkleri, her zaman olduğundan daha fazla bireysel imaj ve özgün duygulara parmak basıyor. Geçmişte herkesin dinlediği gibi Katy Perry dinlemek büyük bir şeyken şimdi genellikle herkes kendi müzik anlayışının etrafında başka kimseye bulaşmadan dönüp duruyorlar.

Herkesin müziği kendine

Pop müzik dinlemekse toplum tarafından pek de hoş görülen bir şey değil gibi. Alternatifin popülerleştiği bir dünyada popüleri dinlemek bir karşı koyuş oluyor işin hasında. İşte bu şekilde geri dönüyor Britney Spears’lar, Barbie’ler ve bunun gibiler. Eskiden sorgulanmadan dünyanın ortasında olduğu varsayılan tüm bu figürler şimdiyse kendileri hakkında kitaplar yazıyor, haklarında belgeseller çekiliyor. Robbie Williams da bu pop starlardan biri. Tüm bunalımlarını iyisini kötüsünü anlattığı iddia edilen belgeselinde aslında o süslü pop dünyasının arka planını açıp çok daha insancıl bir hikâye anlatmaya çalışıyor. Aynı alternatif pop dünyasından gelen diğer starların Instagram postları gibi. “Alternatif diye çok mu başkalar peki?” diye sorabilirsiniz, zaten olayı da orası, alternatif popu “öz hakiki” poptan ayıran yegâne şey de aslında kendilerinin nereden geldiklerini bilmemiz ve onların büyüyüşünü, hayatını sosyal medyadan takip etmiş olmamız. Plak şirketlerinin değil de “halkın” ünlü yaptığı insanlar misali bir fikir oluşuyor kafamızda. Tabii ne kadarı doğrudur bilmek kolay da değil. Poptimism iddiaları da bu alternatif müziğin karşısında pop müziğe adeta “yıkılma, ayakta dur dedirtiyor”. Poptimism inancı popun da aynı diğer türler kadar eleştirel yaklaşılabilecek entelektüel bir eser olduğunu iddia ediyor. Tabii bunun peşinden gelen en önemli faktörse yeni nesil hyper pop disko kraliçeleri Jessie Ware ve Carly Rae Jepsen gibi isimler oluyor. Fakat dediğimiz gibi, bu starların ünleri eski mega starların yanından geçemezken popu sevmek aynı Barbie filmini sevmek gibi biraz şakacı biraz da müzik eleştirisine şakacı bir yerden yaklaşıyor denebilir.

Sizce pop müzik öldü mü peki? Beyonce

Blue Ivy’le sahneye çıkıp biraz yeni albümünden biraz da eskilerden söylerken tüm stadyum çığlıklarla doluyor. Tarkan’ı ise kimse mega star tahtından indiremiyor. Videonun radyoyu öldürdüğü gibi alternatif bireysel müzik zevkleri pop müziği öldürmedi tabii ki. Ama pop müziğin şekil, ün ve repütasyonunu kesinlikle değiştirdi.

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR