Haberler

Prestijli film stüdyosu A24 ve Google’dan “yapay zekâ” ortaklığı

Bünyesindeki yönetmenlerin ve izleyicisinin üretken yapay zeka araçlarına karşı mesafeli yaklaşımıyla bilinen film stüdyosu A24, Google Deepmind ile gerçekleştirdiği 75 milyon dolarlık yapay zeka araştırma ortaklığı ile eleştirileri üzerine çekti. 
Dergy - 1 Temmuz 2026
post image

A24, son yıllarda riskli ve niş projeleri Oscar ödüllü başyapıtlara dönüştürerek bağımsız sinemayı ana akıma taşıyan öncü bir film stüdyosu. Everything Everywhere All at Once, Hereditary, Moonlight ve Midsommar gibi yapımlar, stüdyonun bu başarısının en somut örneklerinden yalnızca birkaçı.

Ancak prestijli stüdyo, geçtiğimiz günlerde Google’ın DeepMind birimiyle gerçekleştirdiği 75 milyon dolarlık yapay zekâ araştırma ortaklığıyla gündeme oturdu. A24’ün, bünyesindeki yönetmenlerin ve sadık izleyici kitlesinin üretken yapay zekâ araçlarına karşı mesafeli duruşuyla bilinmesi, bu yeni ortaklığın okları stüdyoya çevirmesine ve birden fazla cepheden sert eleştiriler almasına neden oldu.

Google Deepmind işin neresinde?

A24 ile Google arasındaki anlaşma, stüdyonun Google DeepMind araştırma altyapısına erişmesini sağlıyor. Ortaklık sayesinde, film yapımcılarının işini kolaylaştıracak araçların ve yapay zekâ tabanlı storyboard sistemlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Deepmind’ın yönetici kurulundan Eli Collins, yaptığı açıklamada yapay zekânın yaratıcı sektörlerde alanında uzman isimlerin yönlendirmesiyle, çığır açan gelişmeler ortaya koyabileceğinin altını çiziyor. 

A24’ün teknoloji bölümünü yöneten Scott Belsky de yapay zekânın  kullanımının filmlerin yaratım ve yapım süreçlerine yenilikçi bir soluk getireceğine inandığını söylüyor. Belsky’e göre bu, yaratıcılığı kısıtlayacak kontrolcü yapıdan uzak bir anlaşma. Belsky açıklamalarında, yapay zekâ kullanımının çekim ve kurgu süreçlerini “hızlı ve ucuz” hâle getirecek araçlar olarak sunulmasıya, hatalı bir algı yaratıldığını dile getiriyor. Bu durumun da stüdyoya yönelen sert eleştirileri körüklediğini vurguluyor. 

Google Deepmind’ın A24’ün içerik kütüphanesi ve ilgili verilerine ulaşamayacak olması, anlaşma şartlarının şimdilik kısıtlı olduğunu gösteriyor. Ancak anlaşmanın geleceğinde taraflar arasındaki dengelerin nasıl dönüşeceği, yaratıcı özgürlük konusundaki endişeyi tetikliyor. 

A24 seyircisinden büyük tepki

A24 gibi prestijli bir stüdyonun bir yapay zekâ anlaşmasıyla bu kadar gündeme gelmesinin temel nedenlerine de göz atmak gerek. Stüdyo; stilize görsel dili, genç yeteneklere tanıdığı fırsatlar ve sinemayı bir sanat olarak konumlandırması sayesinde izleyicisinin güvenini kazandı. Ancak kolektif efora ve yaratıcılığa öncelik veren bu duruşu, Google anlaşması sonrası stüdyonun tam da kendi sadık cephesinden büyük bir eleştiri almasına yol açtı.

Geçtiğimiz ay vizyona giren “Backrooms” filmi ile tanınırlık kazanan A24 bünyesindeki en genç yönetmen Kane Parsons, yapay zekâ araçlarını “ortaya çıkacak yaratıcı işten alınacak hazzı yok eden” bir araç olarak tanımlamıştı. Bu açıklamanın hemen ardından stüdyonun böyle bir anlaşma yapmasındaki çelişki de oldukça dikkat çekici. 

Yapay zekâ karşıtlığını ve sektör gerçeklerini açık sözlülükle dile getiren genç yönetmen Tamir Anshtein ise Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda, A24 ve Google arasında yapılan anlaşmayı “A24’ün ruhunu yapay zekâ uğruna satması” olarak tanımlıyor.  

Başka bir kullanıcı ise stüdyonun başarısının, onu var eden yetenekli yönetmenler ve ekipleri olduğunu hatırlatarak alınan kararın içerdiği çelişkiyi ve sektördeki çalışanlar üzerinde yarattığı baskının altını çizdi. 

Shout out to A24 for building its reputation off of incredibly talented filmmakers, having a great marketing team to convince people that it was A24 that was making the films they were distributing and then absolutely selling those filmmakers out to get in on the worst thing possible for filmmakers.

Jonathan Kennedy (@getradified.net) 2026-06-22T14:41:54.665Z

Uzun soluklu bir tartışma

Yapay zekânın senaryo yazımında ve oyuncu performanslarında kullanımı, Hollywood’da uzun süredir büyük bir tartışma konusu. Sektörde yarattığı istihdam krizi, telif haklarının gaspı ve niteliksiz içerik üretimi endişeleri nedeniyle, geçtiğimiz dönemde 11 binden fazla senarist ve oyuncunun katılımıyla tarihi grevler gerçekleştirilmişti. Bu protestoların kazanımla sonuçlanması, yapay zekânın sinema sektöründeki kontrolsüz etkisinin sınırlandırılacağına dair güçlü bir öngörü yaratmıştı.

"Senaristler Birliği Grevde" yazılı pankartlarla protestolara katılan senaristler. New York, 2 Mayıs 2023

Ancak A24 ve Google arasında yapılan bu yeni anlaşma, yapay zekânın elini sinema sektöründen kolayca çekmeyeceğini gösteriyor. Stüdyo ve dijital içerik platformlarının değişen yaklaşımları, Disney’in OpenAI ile yaptığı kısa ömürlü lisans anlaşması, Prime Video gibi farklı platformların yapay zekâ tabanlı sistemlere yönelmeye açık olması konuyu gündemde tutuyor. Üretken yapay zekânın görüntü ve video üretiminde ulaştığı son nokta; sinema sektörünün, gerçeklik algısının ve sanatın geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğururken, telif hakkı ihlalleri konusundaki endişeleri de körüklüyor.

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans