Hem müzik yapımcılığı hem de rap sanatçısı kimliği ile adından oldukça söz ettiren başarılı sanatçı Server Uraz, Dergy’nin sorularını yanıtladı.

Sebla KOÇAN / [email protected]

Türk rap dünyasının kalemi keskin isimlerinden Server Uraz, 1999 yılında müzik dünyasına ilk adımını Pit10 mahlası ile atmıştı. 2016 yılında kendi müzik yapım şirketi “Epidemik Yapım”ı kurdu ve kariyerine kimlik adı Server Uraz ile devam etme kararı aldı. Bu geçişi “Yüklerimden arındım, kim olmak istediğime ya da kim olmak istemediğime karar verdim ve buna göre davranıp hayatımı buna göre şekillendirdim.” şeklinde anlatıyor. Yeni parçası “Bahamalar”ı, Epidemik Yapım etiketiyle 14 Ağustos’ta yayınladı. Server Uraz’a merak ettiklerimizi sorduk.

“Bahamalar” single’ınızda yine içinizdekileri döküyor, söylemek istediklerinizi söylüyor ama bir noktada da çoğumuzun malum derdine parmak basıyorsunuz: Buralardan gitmek! Nasıl bir ruh haliyle yazdınız “Bahamalar”ı? Sahiden de var mı aklınıza bir gün gitmek?
Gitmek uzun zamandır aklımda ama ailem, özel hayatım, işim, geçmişim, anılarım… Her şey İstanbul’da ve bu, gidişi nerdeyse imkansız hale getiriyor. Sanırım henüz beni ben yapan insanlar ve kavramlar bütününden kopmaya cesaret edemedim, uzun bir süre de edebileceğim gibi gözükmüyor. Yurtdışına çıktığımda “alternatif bir hayatın” mümkün olduğunu gözlerimle gördüm, bu da ister istemez benliğimize ait olmayan koşullarda, yaşamaya zorla devam ediyoruz gibi hissettiriyor. Şikayetlerimiz ve hoşnutsuzluklarımız var ama bu işler bunları duymaktan pek hoşnut olmayan tayfanın dediği gibi “beğenmiyorsan s*ktir git başka yerde yaşa” kadar kolay olmuyor.
Eskiden hoşuma gitmeyen şartları düzeltmek adına elimi taşın altına koymaya çalışır, toplumsal ve sosyopolitik anlamda çorbada tuzumun olabileceğine inanırdım; artık onu da bıraktım. Arada bir şikayet ediyor, bunun dışında yarı özgür hayatımı güzel vakit geçirerek değerlendirmeye çalışıyorum.

https://youtu.be/92z59ZivDvA

Epidemik Medya ile rap dünyasında büyük bir eksikliği giderdiniz. Rap’in kalbinden bildirdiniz, rap sanatçılarını ağırladınız ve aktif olarak da büyümeye devam ediyorsunuz. Nasıl karar verdiniz yapım işine girmeye, ilk günden bugüne gelinen nokta sizi memnun ediyor mu?
Medya işini yapabilecek akademik donanımım, imkanım ve tecrübem vardı. Epidemik Yapım’ın işleri rayına oturduğu dönem, kalan son ihtiyacım olan “zaman” da elime geçti ve medya içeriği hakkında düşünürken kendi kendime “ne duruyorsun, helva yapsana” mantığıyla ortaya çıktı. Bu noktada omzumdan kısa sürede büyük yük alan canım kardeşim Selim Öner’e ayrıca teşekkür etmeliyim, o olmadan bu kadar akıcı ilerleyemezdik.

Untitled design 78

Pek çok kişi sizin için “protest rap’in kralı” yakıştırmasında bulunsa da, siz kendinizi bu kalıba sokmayı sevmiyorsunuz. Rap neyi anlatmalı, neyi temsil etmeli sorusuna siz nasıl yanıt veriyorsunuz?
Ben hiçbir şeyin kralı değilim. Protest rapçi de değilim. Her zaman söylediğim gibi, kendimi protest rapçi olarak tanımlarsam ya da insanlar beni bu şekilde tanımlarsa “protest rapçi” diye tanımlanabilecek dostlara ayıp edilmiş olur. Kendimi bildim bileli rap yapıyorum, müzik üretirken yansıttığım duygularda elimden geldiğince şeffaf ve samimi kalmaya çalışıyorum. Bu şeffaflığın arkasında da ister istemez toplumsal, politik, sosyal görüşlerim sözlerime yansıyor. Rap’i ya da herhangi bir sanatı “şunu anlatmalı, şunu temsil etmeli” diye kalıplara sokmak benim sanatta özgürlük anlayışıma çok ters kaçar, dolayısıyla bu sorulara her şeyi ve hiçbir şeyi diye cevap verebilirim.

“BENİM DOKUNABİLDİĞİM İNSANLAR BENİ BOŞLUĞA DÜŞMEKTEN KURTARIYOR”

Yapımcı kimliğinizle destek olduğunuz, geliştirdiğiniz ve el verdiğiniz pek çok rap sanatçısı oldu. Bu size neler hissettiriyor? Yeni yetme bir rap sanatçısının sizinle birlikte çalışabilmesi için neler yapması lazım, kriterleriniz neler?
Üzerinde küçük ya da büyük dokunuşum bulunan tüm sanatçıların başarılarıyla gurur duyuyorum. Aslında insanın “işe yaradığını” hissetmesi iyi niyetli bir ego tatminidir. Belli bir noktadan sonra insan maddi hazlardan fazlasına önem vermeye başlıyor. Bu noktada maddi açıdan hedeflerine ulaşmış pek çok kişi boşluğa düşer. Benim dokunabildiğim insanlar beni boşluğa düşmekten kurtarıyor. Belli kriterlerim yok ama çalıştığım kişilerin yeteneklerinden önce enerjisine, kalbine, niyetine bakmaya çalışıyorum. Yeteneksiz olmak çok problem değil, sanatçının belli kapıları açıksa işin o kısmını biz hallederiz zaten 🙂 Ama kötü kalpli bir insanın kalbini düzeltemeyiz. Özetlemek gerekirse, çalışacağım kişinin, önce, benim müdahale edemeyeceğim noktalarına bakıyorum.

Türkçe rap müzik, uzun zaman kendine ana akımda yer bulamazken, çalmazken, rap albümleri hiçbir yerde bulunamazken; bugün çok bereketli bir dönemini yaşıyor. Neye bağlıyorsunuz bu durumu?
Modaya bağlıyorum. Moda kanıksatmaktır. İnsanlar rap müziği kanıksadı, tüketti, fırtına şimdilerde rüzgara dönüştü. Ben pek “rüzgarı arkasına alan” adam olamıyorum ama yarın bir gün o rüzgar melteme de dönse hortuma da dönse muhtemelen hala buralarda bir yerlerde olacağım, önemli olan da bu bence.

Untitled design 79

Türkçe rap müzikte birbiri ardında yeni nesil MC’ler ve beatmaker’larla tanışıyoruz, pek çok yeni single dinliyoruz. Bu kadar çok üretim olması, sayıca bu kadar fazla rapper olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Aralarında beğendikleriniz var mı?
Beğendiğim yok demek büyük küstahlık olur. Biz, bizden önceki abilerimizden aldığımız ilhamla, bu işi teknik açıdan daha üst bir noktaya çıkardık. Bizden sonrakiler de bizden aldıkları ilhamla, bu işi bizim çıkardığımızdan daha üst noktaya çıkarıyor bence. Bu böyle olmazsa ortada bir sorun vardır zaten. Elbette her yeni gelen nesil öncekinin temellerine sağlam katlar çıkmak durumunda.

Pit10 mahlasını 15 yıl kullandınız. Sonrasında da Pit10’u özgür olmadığı, hırsları yüzünden tavizler verdiği için bırakıp yolunuza kendi isminizle devam ettiniz. Şimdi baktığınızda, Pit10 ismini bıraktığınızdan bugüne neler değişti sizce, içsel olarak nasıl bir noktaya geldiniz?
Harika bir noktaya geldim. Bu yolculuk benim sadece müzikal ya da kariyer yolculuğum değil aynı zamanda iç yolculuğumdu. Yüklerimden arındım, kim olmak istediğime ya da kim olmak istemediğime karar verdim ve buna göre davranıp hayatımı buna göre şekillendirdim. Olmam gereken/öngörülen kişi değil “ben” oldum. Böyle bir devirde belli çizgilerden sıyrılıp “ben” olabilmek çok değerli diye düşünüyorum.

PSX 20191114 220052

“Bahamalar”dan sonrası için planlarınız neler? Yeni bir albüm planınız var mı, yeni single’lar yayınlamaya devam edecek misiniz?
Aslında müzisyen kimliğim adına pek plan yapmıyor, akışına bırakıyorum. Single’lar elbette devam edecek. Bir yandan da yaklaşık 10 senedir Beta ile bir ortak albüm yapmak istiyoruz, artık bu albüme başlarız diye düşünüyorum. Bunun dışında da muhtemelen kafam nereye giderse ben de oraya gideceğim.

KISA KISA

● İlk dinlediğimde aklımı başımdan alan, beni bu iş için heyecanlandıran rap sanatçısı Cartel idi.
● Asla dinleyemediğim müzik türü türkü. Ne kadar denesem de bir türlü
sevemedim.
● Rap dünyasında tansiyonun hep yüksek olmasının sebebi bence samimiyet
● Sosyal medyayla aram pek iyi değil. En çok kullandığım sosyal medya ise Twitter.
● Gardrobumda en severek giydiğim parça düz siyah t-shirt. Mümkün olsa sadece onu giyerim.
● Günün en sevdiğim, en yaratıcı olduğumu hissettiğim saati tamamen değişkenlik gösteriyor. Çünkü ne zaman ve neyle tetikleneceğimi kestiremiyorum.