Türkiye’de elektronik & future bass tarzının öncülerinden olan Serkan Çinioğlu Dergy’nin sorularını yanıtladı.

Fadıl DİNÇER/ [email protected]

Yıllardır reklam müzik dünyasında adından söz ettiren, bol ödüllü bir prodüktör Serkan Çinioğlu. Son yayınladığı “Kimse Görmüyor Volume 2” teklisi ile de solo kariyerinin ilk ödülünü aldı. Serkan Çinioğlu ile reklam müziği dünyası, solo kariyeri, hayatı ve hayalleri üzerine konuştuk.

2019 yılında Sırma ile birlikte yayınladığınız “Bizden Önce” teklisi ile sizi tanıdık. Ama aslında yıllardır reklam müziği dünyasındasınız, bolca da ödülünüz var. Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Üniversite yıllarına kadar müzikal kimliğim aslında doğduğum şehir olan Konya’da oluşmaya başladı. Çok küçük bir arkadaş grubumuz vardı ve herkes bir enstrümanla ilgiliydi, ben davul çalmayı seçtim ve uzun yıllar çeşitli gruplarda davul çaldım. 2004-2005 yıllarında Konya’da Death Metal yapan 16 yaşında çocuklardık =) Daha sonra müziğin prodüksiyon tarafına merak saldım. Dokuz Eylül Üniversitesi Müzik Teknolojileri Bölümünü hedefledim ve Üniversite hayatımı İzmir’de geçirdim. Üniversite sonrası zaten çalışmak istediğim bir alan olan reklam ve medya müzikleri alanında ‘’3K1A MUSIC’’ ile çalışmaya başladım. 5 senede 5 adet Kristal elma 2 adet de Felis ödülü kazandık.

serkancini3

İlk şarkınızı yayınlamak için neden 2019’u beklediniz? Kendinizi hazır mı hissetmediniz yoksa koşullar anca mı olgunlaştı?
Aslında her şey bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladı. Peynire, çikolataya bile müzik yapıyorsun neden kendine müzik yapmıyosun? Çok haklı dedim ve o hafta Bizden Önce’nin altyapısını bitirdim. Daha önce de featuring yapma fikirleri ara sıra aklıma geliyordu fakat süreç gözümde çok büyüyordu. Özellikle Glasxs ve Sırma ile çalıştıktan sonra aslında çok daha kolay olabileceğini gördüm. Şarkıların yapım süreci aktı gitti.

Müzik kariyerinize piyano ve davulla başlamışsınız, bir ara rock grubunda davul çalmışsınız. Şimdi ise çok iyi bir elektronik müzik prodüktörüsünüz. Kendinizi tam olarak müziğin neresinde görüyorsunuz? Kendinizi herhangi bir genre’ya ait hissediyor musunuz? Bundan sonra müziğiniz nereye gidecek?
Aslında kendi müziğimi yaparken de etkilendiğim çok fazla tür var. Aynı zamanda çok sadık bir Post Rock dinleyicisiyim, Akor yapısı kurarken daha çok Jazz akorlarına dayanan bir “chord progression” (akor dizisi) kurmayı seviyorum, yoğun bir günün ardından evime geldiğimde daha sakin müzikleri dinliyorum. Uzun yolculuklarda araba sürüyorsam Rock ve Metal müzik halen dinliyorum. Tek bir tarza bağlı kalmayı ve kendini tekrar eden şeyleri sevmiyorum. Her gün yeni bir şeylerden etkilenebiliyorsunuz ve bu da sizin müziğinize bir şekilde yansıyor. Benim müziğimde bu bahsettiğim tarzlardan etkiler bulabilirsiniz.

IMG 8583

Reklam müziği üretimi daha çok brief üzerine kurulan bir disiplin iken kendi müziğinizi yapmak daha serbest bir alan. Sizce reklam müziği ile kendi müziğinizi yapmak arasındaki fark nedir? İkisi ayrı ayrı size neler hissettiriyor?
Aslında reklam müziği yaparken bir ürünü ön plana çıkaran, o ürüne hizmet eden bir müzik yapıyorsunuz ve yaptığınız işin yüzde 50’si markanın beklentisi yüzde 50’si sizin yaratıcılığınız. Yani en iyi ihtimalle yüzde 50 özgür olabileceğiniz bir alanda yüzde 100 başarıyı yakalamak zorundasınız. Süreçte sizinle birlikte çalışan reklam ajansından ve marka tarafından herkesin de ortaya çıkan müziği beğenmesi gerekiyor. Kendi müziğinizi yaparken böyle kaygılarınız yok aslında biraz daha özgürsünüz bu alanda.

01

“ÇOK ÇALIŞARAK KÖTÜ ŞANSI YENMEK MÜMKÜN”

Ülkemizde düet çalışmalar çok sık görülmezdi. Ama son dönemlerde şarkı işbirliklerinde ciddi bir artış oldu. Bunu neye bağlıyorsunuz? Yeni nesil işbirliklerine daha mı açık? Yoksa gelişen teknoloji işbirliklerini daha cazip hale mi getiriyor?
Prodüktörlerin seslerinin kötü olmasına bağlıyorum 🙂 Şaka bir yana aslında Voltran oluşturmak da diyebiliriz. İki tarafın da çok iyi olduğu alanlarda birleşmesi ortaya çıkan işin kalitesini arttırıyor. Siz prodüksiyon tarafında kendinizi geliştirmişsiniz fakat bir başkası harika sözler yazıyor ve harika bir sesi var. Diğer taraftan artık müzik üretmek çok kolay. Herkes iyi kötü evinde bir home studio (ev stüdyosu) oluşturabiliyor. Sırma Amerika’da yaşıyor, Melis (Glasxs) de Londra’da. Şarkı yapım sürecinde bir kez bile bir araya gelmedik. Her şey uzaktan halloldu.

serkancini2

Sırma ile “Bizden Önce” teklisinde, Glasxs ile ise “Kimse Görmüyor” ve “Güneş Doğmaz” teklilerinde beraber çalıştınız. Onlarla çalışmak nasıl bir deneyimdi?
İlk iki düetim olduğu için kendilerine de halen söylüyorum ki çok şanslıyım. Sırma da Melis de çalışması çok keyifli iki müzisyen. Her şey çok hızlı ilerliyor ve ortak karar almanız çok kolay. Her iki birliktelikten de çok keyif aldım, zaten daha önce de çok beğendiğim müzisyenlerdi.

Başka isimlerle çalışmalarınız olacak mı? Şu sıralar üzerinde çalıştığınız projeler var mı?
Bu hafta ILÆY ile birlikte yine çok keyifli bir şarkı yaptık ve mastering bitti. Sanırım Temmuz başında yayında olacağız. Çok farklı ve pozitif bir tarzda Bizden Önce Remix’i geliyor. Sırma vokalleri yeniden kaydetti ve daha farklı armoniler oluştu. İlerleyen süreçte yine işlerini beğendiğim müzisyenlerle ortak çalışmalarım olacaktır.

serkan5

Bedük’ün “Dünya Böyle Dönsün” albümünün “Beraber” şarkısına yaptığınız remix’i dinledik. Bedük’le tanışıyor muydunuz? Bu süreç nasıl gelişti? 
Bedük’le tanışmıyorduk aslında. Ben zaten kendisini çok beğeniyordum. Facebook üzerinden bir remix albümü yapacağını ve beğendiği remix’leri albüme koyacağını duyurmuştu. Armonik yapısını beğendiğim ‘’Beraber’’ şarkısını seçtim ve Chilltrap tarzında bir remix yaptım. Bedük sağolsun çok beğendi ve bu sayede tanışmış olduk.

serkan

2020 yılında “Kimse Görmüyor Volume 2”yi çıkardınız. Kendi şarkınıza neden remiks yaptınız? İlk halinde sizi tatmin etmeyen bir şeyler mi vardı yoksa başka bir bakış açısı mı belirdi birden?
“Kimse Görmüyor” benim için çok özel bir parça. Halen akustik gitarda farklı akorlarla çalıp söylediğim bir şarkı. Aslında o dönem Compel’in düzenlediği müzik prodüksiyonu yarışmasına Kimse Görmüyor ile katıldım ve yarışmanın sürecinde finale kalan şarkılar için bir de remix yapılması isteniyordu. Kimse Görmüyor Remix’i o yarışmada Compel, Arturia, Ozan Çolakoğlu ve Fade Out jürisinden tam not alarak birincilik ödülünü kazandı. Bence tarz olarak orijinalinden daha iyi oldu, galiba kendi kendimi geçtim.

IMG 8586

Karantina dönemini için üretim için bir avantaj olarak görenler var. Bazıları ise “salgın, huzursuzluk, ekonomik kriz yüzünden üretimi düşünecek mecalimiz kalmadı” diyor. Peki bu dönem sizin için ne ifade ediyor?
Ben bu süreçte biri iptal olan 4 şarkı bitirdim. Bunun iki katı kadar da reklam müziği yapmışımdır yayınlanan. Yaşadığımız bu kötü süreci avantaj olarak görmem doğru olmaz tabi ama tüm gün evde vakit geçirirken müzik yapmam için çok fazla zamanım oldu. Konsol oyunları oynamasam bi 4 şarkı daha bitirirdim herhalde.

Her insanın hayalleri vardır. Hayallerin gerçekleşmesi için çok sıkı çalışmanın yanında şans faktörünün de önemi kaçınılmaz. Siz hayallerinizi gerçekleştirebiliyor musunuz? Sizce şanslı mı olmak daha önemli, yoksa çalışkan olmak mı? 
Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada maalesef şans çok büyük bir faktör, fakat bir şeyi çok kez deneyerek kötü şansı da yenebiliyorsunuz bence. Hayallerimin küçük bir kısmını gerçekleştirdim bu konuda şanslıyım, fakat ne iş yapıyorsanız yapın çok çalışmak zorundasınız. Şans her seferinde sizin yanınızda olmayabilir.