Film müzikleri olmasa izlediğimiz filmlerdeki vurucu sahnelerden bu kadar etkilenir miydik? İşte tüm zamanların hafızalara kazınmış en iyi soundtrack’lerinden seçtiklerimiz.

Bazı film müzikleri dinleyiciden öyle büyük ilgi görüyor ki, söz konusu filmin bile önüne geçerek ölümüzleşebiliyor. Bazen de bir şarkı, bir filmin görüntüleriyle o kadar uyum sağlıyor ki, o filmi o şarkıdan bağımsız düşünemiyor, şarkı her çaldığında gözümüzün önüne o sahnelerin gelmesine engel olamıyoruz. Pulp Fiction’da Mia’nın dans edip aynı anda söylediği şarkı desek mesela? Ya da Saturday Night Fever’ın unutulmaz dans sahneleri? Huzurlarınızda tüm zamanların en iyi soundtrack albümlerinden seçtiklerimiz. 

Pulp Fiction (1994) 

Quentin Tarantino’nun 90’lara damga vuran Pulp Fiction’ı pek çok anlamda bir ikon olmayı başardı. Uma Thurman’ın saç kesimi ve bordo ojeleri dönemin moda ve güzellik anlayışına yön veren Pulp Fiction, müzikleriyle de dinleyicileri etkisi altına almayı başardı. Dick Dale’in “Misirlou”su ve Lively Ones’ın “Surf Rider”ı gibi klasiklerin yanı sıra unutulmaz sahneler de vardı. En çarpıcı sahne de, Mia’nın Urge Overkill’in “Girl, You’ll Be A Woman Soon” eşliğinde dans etmesi, şarkıyı söylemesi, o sırada John Travolta’nın banyoda kendikendine konuşması, Mia’nın madde kullanarak hayata veda etmesiydi herhalde… 

 

Super Fly (1972) 

Dünyaca ünlü ABD’li funk ve soul şarkıcısı Curtis Mayfield, “Super Fly” film müziklerinde harikalar yaratmıştı. Mayfield’in derinlikli, anlamlı vokalleri bu soundtrack’e bambaşka bir ruh veriyor. Mayfield, bu filmin müziklerini senaryo ve film setindeki günlüklerden yola çıkarak yazmış. Küçük çaplı uyuşturucu satıcısı Fat Freddie’nin ölümü filmde kimseyi etkilemezken, “Freddie’s Death” gerçek bir klasik olmayı başarıyor. “Pusherman” de Ice-T’den Eminem’e kadar pek çok müzisyene ilham vermiş bir eser. Rolling Stone bu şarkıyı hikâye anlatımlı bir “funk-fiction” olarak tanımlıyor ve türünün bir başyapıtı olarak tanımlıyor. 

 

Saturday Night Fever (1977) 

“Stayin’ Alive” ve “More Than a Woman”dan Sunshine Band’in “Boogie Shoes”una uzanan müthiş şarkılarıyla “Saturday Night Live” film müzikleri bugün bile bir partiyi tek başına sırtlayıp götürebilecek kadar güçlü bir soundtrack. Bugüne kadar 15 milyondan fazla sattı. “Bodyguard” filmine kadar da tüm zamanların en çok satan film müziği oldu, “Saturday Night Fever”. John Travolta’nın sırım gibi delikanlı olduğu zamanları da bir kez daha izleyince hak vermeden edemiyoruz. 

 

Trainspotting (1996) 

Iggy Pop’un “Lust for Life”, Brian Eno’nun “Deep Blue Day” gibi klasikleri dinlediğinizde hafızalara kazınmış bu filmin sahneleri gözümüzde yeniden canlanıyor. David Bowie’nin önce reddedip sonra müziklerini vermeyi kabul etmesi ve Oasis’in bu film için müziklerini vermek istememeleri bile Trainspotting’in soundtrack’inin bir efsane olmasına engel değil. Lou Reed’in “Perfect Day”i, Underworld’ün “Born Slippy”si bu filme çok yakışıyor. Danny Boyle’un yönetmenliğini üstlendiği film, Irwine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlandı, 2017’de de bir devam filmi çekildi. Renton, Spud, Sick Boy ve Tommy’i nasıl unutabiliriz? 

 

Purple Rain (1984) 

1983’te, adına iki büyük hit olan “1999” ve “Little Red Corvette” ile Prince müzik dünyasının en büyük starlarından biri olmuştu. Onun adına olacak bir filmin başrolünde olmasını menajeri dahil kimse istemiyordu ama sonuç, tüm zamanların en iyi soundtrack’lerinden birinin ortaya çıkması oldu. Aslında “Purple Rain” filmdeki kadın düşmanlığıyla dolu sahneleriyle çok eleştiri aldı. Bir melodram olan filmde “When Doves Cry” ve “The Beautiful Ones” ve “Purple Rain” gibi şarkılarla Prince, üretkenliğinin zirve noktasındaydı. 

 

The Harder They Come (1972) 

Yönetmen Perry Henzell’in kült klasiği “The Harder They Come” müthiş bir senaryoya ya da oyunculuk gücüne sahip değil. Ancak Jamaika ve ülkenin en büyük kültürel ihracatı olan reggae’yi gerçek anlamda geniş kitlelerle tanıştırdı. Jamaikalı müzik efsanesi Jimmy Cliff’in başrolde olduğu film, yıldız olma hayalleri olan fakir bir taşra çocuğu olan Ivanhoe “Ivan” Martin’in mücadelesini ve meydan okumasını konu alıyor. Desmond Dekker’ın “Shanty Town” şarkısı Jamaika’nın yoksullarını anlatırken, Jimmy Cliff’in “You Can Get It If You Really Want” gerçek bir motivasyon şarkısı oluyor. Şimdiye kadar yapılmış en büyük reggae mixtape’i olduğu için, The Harder They Come önemli bir soundtrack. 

 

Help! (1965) 

Beatles’ın Lester’ın “A Hard Day’s Night’ından sonra oynadığı ikinci film, “Help”. Grubun yeni albümlerini kaydetmek için mücadele ederken, Starr’ı uğursuz bir tarikattan ve bir çift çılgın bilim adamından korumaya çalışmasını konu alan bu filmin müzikleri büyük ilgi gördü tabii. Beatles 1966 Grammy ödüllerinde ilk kez bir rock grubu olarak Yılın Albümü’ne bu soundtrack ile aday oldu. Avustralya, Almanya, Birleşik Krallık ve ABD listelerinde de uzun süre bir numarada kaldı. 

 

BUNLARI DA UNUTMADIK 

  • Rushmore (1999) 
  • Lost in Translation (2003) 
  • Do The Right Thing (1989) 
  • 2001: A Space Odyssey (1968) 
  • O Brother, Where Art Thou? (2000)
  • This is Spinal Tap (1984)
  • Easy Rider (1969) 
Kaynaklar: Rolling Stone, Pitchfork