
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali, bu yıl 33’üncü kez şehri cazın coşkusuyla buluşturmaya hazırlanıyor. 30 Haziran-13 Temmuz 2026 tarihleri arasında 30’a yakın konserde 200’e yakın sanatçıyı ağırlayacak festivalin 10’dan fazla mekâna yayılan programı, çağdaş cazın yenilikçi temsilcilerinden geleneksel köklerden beslenen ustalara, elektronik dokunuşlarla sınırları genişleten projelerden akustik ifadenin en yalın hâline uzanan bir seçkiden oluşuyor.
Programa dair detayların açıklandığı basın toplantısında müzikseverleri ve sanatçıları bir araya getiren bu kapsayıcılığın önemine değinen İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer’in şu sözleri önemli mesajlar barındırıyor: “İstanbul Caz Festivali bu yıl da cazın yanı sıra farklı müzik türlerine kapısını açıyor; her zamanki gibi farklı coğrafyalara da uğruyor. Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya, Brezilya’ya, oradan da Avrupa’ya ve Pakistan’a kadar uzanan bu programda önemli ustaları ve yeni sesleri duyacağız. Dünyanın birçok yerinde toplumların giderek daha içe kapandığı ve çatışmaların arttığı bir dönemde farklı kültürleri ve ifade biçimlerini bir araya getirmek de zorlaşıyor. Halbuki birbirimizi dinlemezsek, duymazsak, nasıl anlayabiliriz? İstanbul Caz Festivali’nde biz de elimizden geldiğince bu farklı sesleri ahenk içinde buluşturmaya çalışıyoruz. Sizleri de ‘Cazda Buluşalım’ diyerek festivale bekliyoruz.”
İstanbul’da ilk kez sahne alacak isimlerinin yanında alışık olduğumuz gelenekselleşmiş konserleriyle 14 gün boyunca şehrin farklı noktalarını bir caz sahnesine çevirecek olan festival, bu yıl da farklı türlere dokunacak. Festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise uzun yıllardır kariyerine Fransa’da devam eden ve Türk ezgilerini cazla harmanladığı özgün müziği, yayımladığı albümler ve onlarca ülkede verdiği konserlerle uluslararası alanda Türkiye’yi başarıyla temsil eden caz müzisyeni Senem Diyici’ye sunulacak.
Programın açıklanmasının akabinde sıcağı sıcağına kaleme aldığım bu yazıda ben de festivalin ısrarla kaçırılmamasını önerdiğim beş konserini listeledim. Sıcak yaz akşamlarına serin bir nefes olacak festivalde ve cazda buluşmak dileğiyle.

Bas gitarın yaşayan efsanesi ve çağımızın en etkili müzisyenlerinden Marcus Miller, Miles Davis’in 100’üncü yaşında efsane kadroyu yeniden bir araya getirdiği bir konserle festivalin bu yılki görkemli açılışını gerçekleştirecek. Miller, doğumunun 100’üncü yılında ustası Miles Davis’i anmak ve onun müzikal mirasını kutlamak için harekete geçti. “WE WANT MILES!” projesiyle, Miles Davis’in son yıllarındaki turnelerine eşlik eden ekibi yeniden bir araya getiriyor ve ilham kaynaklarından İstanbul’u da duraklarına ekliyor.
Marcus Miller’ın 1981’de başlayan Miles Davis iş birliği, Davis’in hayatını kaybettiği 1991 yılına kadar fiziken sürdü, o tarihten bu yana ise bu gönül bağını Miller kendisi yaşatıyor. Müzisyen, aranjör, yapımcı ve besteci Miller, yarım asrı aşan başarılarla dolu kariyerinde sayısız ödül aldı, gençlik yıllarında hayran olduğu tüm büyük müzisyenlerle birlikte çaldı, müziğini kültürlerarası köprüler inşa etmek için kullandı. Sahnede değilken bile sahne arkasından müziği şekillendiren gizli bir el oldu, tıpkı Miles Davis gibi müzik dünyasına birçok yetenekli isim kazandırdı. Beraberinde çağımızın en etkili müzisyenleri arasında sayılması, “slap tanrısı” olarak anılması, bas gitarda devrim yaratması Miller’ın müzikal dehasını işaret ediyor. Ancak Davis’le yollarının kesişmesi de bugün onu Marcus Miller yapan mutlak gerçeklerden biri.
Festivalin açılış konserinde ise tıpkı eski günlerdeki gibi saksafonda Bill Evans, gitarda Mike Stern, perküsyonda Mino Cinelu ve elbette basta Marcus Miller, Miles Davis’in We Want Miles albümünün yanı sıra ustanın son dönemine uzanan repertuvarından bir seçkiyle sahnede olacak. Bu efsane kadroya davulda Anwar Marshall, klavyede Brett Williams ve trompette çağdaş Miles Davis yorumlarıyla alkış alan başarılı caz müzisyeni Russell Gunn eşlik edecek. Konser, 30 Haziran Salı saat 21.30’da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek.
Neden Kaçmaz? Marcus Miller, cazın geleceğini okuyan “kâhin” Miles Davis’in bugün çalmaktan zevk alabileceği alanları keşfetmeye kararlı. Buna tanıklık etmek ise paha biçilemez.

Primavera Sound Barselona, Coachella, Glastonbury, Montreal Caz Festivali gibi festivallerde kalabalıkları büyüleyen Arooj Aftab, Neo-Sufi dünyasının kapılarını bu yaz İstanbul’da aralayacak. Brooklyn merkezli Pakistanlı besteci, yapımcı, aranjör ve şarkıcı Arooj Aftab, kendi yarattığı Neo-Sufi müziğiyle Amerikan caz sahnesinde bir süredir ezberleri bozuyor. Sanatçının tarzı, basit bir tür karışımından fazlası; onun ifadesiyle “Kendi dünyasında yaşayan, kişisel bir hikâye”. Müziğini dinleyince ne demek istediğini anlamak zor değil. Urduca “aşk” anlamını taşıyan “Mohabbet”, şair Hafeez Hoshiarpuri’nin bir gazeli; “Last Night”, Mevlana Celaleddin Rumi’nin “Dün Gece” şiirinin caz ve reggae ile bir buluşması. Night Reign albümünden “Na Gul”, sözlerini Urduca eserler koleksiyonu yayımlayan ilk kadın olan 18. yüzyıl şairi Mah Laqa Bai Chanda’dan alıyor.
Ona birçok ödül, adaylık ve övgü kazandıran, “Mohabbet” ile Grammy aldığı ilk uzunçaları Vulture Prince’ten bugüne Aftab, bizi türlerin yalan olduğuna ikna eden varlığıyla dünyalarını çoğaltmaya devam ediyor. Sufi şiirleri yorumladığı özgün müzikal tarzı ve karakteristik sesiyle müziğin son dönemdeki en yenilikçi isimlerinden olan Aftab, 3 Temmuz Cuma saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’ndaki konseriyle o akşam için müzikseverlere başka seçenek bırakmıyor.
Neden Kaçmaz? Her bestesiyle dinleyicisini, kendi içinde kurduğu yepyeni bir dünyayı ve uhrevi diyarları keşfe çağıran Arooj Aftab’ın yaralarımızı adeta iyileştiren şekilde seslendirdiği şarkıların etkisi altına girmek için dahi kaçırılmamalı.

Modern Brezilya müziğinin dünyaya açılan yüzlerinden Mari Froes, Türkiye’deki ilk konserini 33. İstanbul Caz Festivali’nde verecek. Bizler de Portekizce söylediği şarkılarıyla Fas’tan Hollanda’ya, Güney Afrika’dan Hindistan’a geniş çapta bir etki yaratan 2003’lü genç sanatçıyı keşfetmiş olacağız. Bir yanda, birkaç yıldır dünyayı etkisi altına alan MPB (Música Popular Brasileira) ile samba ritimleri, öte yanda Froes’in yumuşak ve derin vokali, konseri özel kılan detaylardan olacak hiç kuşku yok ki. Bu becerileri, Portekizcenin melodik ve doğal akan tınısıyla da birleşerek Froes’i kısa sürede Brezilya’nın tüm dünyaya armağan ettiği bir müzikal yeteneğe dönüştürürken henüz 23 yaşında olmasına rağmen Latin müziğin dünya çapında yükselen isimleri arasında sayılıyor. Latin güneşinin İstanbul yazına, samba ritimlerinin Esma Sultan Yalısı’na, Mari Froes’in de festivalin Brezilya Gecesi’ne çok yakışacağı bu konser, 6 Temmuz Pazartesi saat 21.00’de The Marmara Esma Sultan Yalısı’nda.
Neden Kaçmaz? Froes bossa nova, samba ve MPB’yi güçlü sesi ve yumuşak yorumuyla buluştururken caz ve rock dokunuşlarıyla türler arasında özgürce dolaşmayı seven bir sanatçının enerjisini Esma Sultan Yalısı’nın büyüleyici atmosferinde deneyimlemek her zaman mümkün olmaz.

Günümüzün en iyi caz müzisyenleri arasında kabul edilen iki büyük isim Joe Lovano ve Antonio Faraò, bu yılki festivalin yıldızı parlayanları arasında yer alıyor. “Tenor saksafonun devi”, Blue Note Records’ın ikonik sanatçısı, günümüzün en önemli caz müzisyenlerinden Joe Lovano, dünyanın önde gelen saksafoncularından biri. Grammy ile birlikte sayısız ödül, Berklee College of Music’ten fahri doktora ünvanı, Julliard’da hocalık, iş birlikleri dahil onlarca albüm ve grup, Lovano’nun birçok başarısından birkaçı ama asıl önemlisi o, daha ilk notada tanınan özgün bir Lovano tarzı yarattı.
Antonio Faraò ise güçlü tekniği, sert ve enerjik tavrı, yaratıcı yaklaşımı, sahnedeki varlığı ve Avrupa cazından Amerika’ya uzanan tekniğiyle kendi kuşağının en iyi caz piyanistlerinden. Piyanosuyla baş başa kaldığında ustalıkla tek kişilik bir orkestraya dönüşüyor, başkalarıyla birlikte çaldığında müzikal iletişimin tüm imkânlarını kullanıyor ve yaratıcı kombinasyonlar ortaya çıkarıyor. İkilinin “Joe Lovano & Antonio Faraò: Explorations” projeleriyle festivale uğrayacağı bu konser, bizlere unutulmaz bir akşam yaşatacak. İkilinin müzikal diyaloğunu ise Herbie Hancock, Tony Williams ve Dee Dee Bridgewater ile çalışmış basçı Ira Coleman ile günümüz caz sahnesinin itici güçlerinden davulcu Johnathan Blake’in tamamlayacağı bu konser, 7 Temmuz Salı saat 21.00’de İstanbul İtalya Başkonsolosluğu Bahçesi’nde düzenlenecek.
Neden Kaçmaz? Birbirleriyle caz dilinde konuşan iki usta müzisyenin aynı sahnede yer aldığı bir konserin enerjisini teneffüs etmek dahi tek başına yeterli bir neden.

Festivalin görkemli açılışı kadar enerjik kapanışına da tanıklık etmek için çağımızın en başarılı ve üretken caz vokallerinden Veronica Swift konseri adeta biçilmiş bir kaftan. Swift, bir gün sahnede scat üzerine ustalıklarını sergilerken bir başka gün rock grubu DAME ile saçını savurarak ceketini fırlatıyor. Bir konserde Chris Botti’ye eşlik ediyor, bir başka performansında Aerosmith’in “Rag Doll” şarkısını hot jazz olarak yorumluyor ve son albümünde tüm kuralları yıkıyor. Tüm bu sebeplerle onun için sadece bir bebop yıldızı demek az kalır: Swift’in alametifarikası cazda köklenmiş, rock’n roll üflenmiş bir ruha sahip olması. Kendi jenerasyonunun çok yönlü ve çok sesli doğal yeteneklerinden ve bu yetenek zenginliğini türler arası ve türler üstü keşifler, üretimler ve performanslar için kullanıyor. Dünyanın gözü onun üzerinde ve kimse yeteneklerine şaşırmayı bir an için bile bırakmıyor. Şimdilerde mayıs ayında çıkacak albümü üzerine çalışıyor ve dünyanın en özgürleştirici müziğinin dahi kısıtlamalarını yerle bir etmeye kararlı, korkusuz bir yorumcu olarak bu döneme damgasını vurmaya devam ediyor. Festivalin kapanışını yapacağı konser ise 13 Temmuz Pazartesi saat 21.00’de Sultan Park – Swissôtel the Bosphorus’ta.
Neden Kaçmaz? Kusursuz vokali, coşkulu enerjisi ve performansıyla zihinlerimize kazınacak Veronica Swift ile festivalin kapanış akşamında buluşmak için mükemmel bir fırsat.
30 Haziran-13 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 33. İstanbul Caz Festivali’ne dair merak ettiğiniz diğer tüm ayrıntılara festivalin web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.