
2026, çok verimli bir yeni müzik senesi oluyor dersek önceki senelere haksızlık etmiş oluruz. Çok sevdiğimiz birçok grubun dahi “buna ne gerek vardı ya” dediğimiz albümlerle dolu 2026’nın belki de en yoğun ayı ağustos olacak. 20’ye yakın merak ettiğimiz ve yıl sonu listelerinde kendine yer bulması olası çok fazla işle tanışacağımız ağustos ayından 5 albüm seçmek de bu sebeple kolay değildi. Sizi aşağıdaki albümleri uğurlamadan önce listeye son anda alamadığımız birkaç ismi şöyle bırakalım da yeri gelince “biz demiştik” demekten geri kalmayalım:
Man/Woman/Chainsaw, Mike D, Overmono, Getdown Services, Chelsea Wolfe, Floating Points, Westside Cowboy, Ty Segall, Dinosaur Jr.
Günümüzün en yaratıcı ve en çalışkan prodüktörlerinden biri, belki de birincisi James Ford. Müzik dolu bir aileye doğup genç yaşta keşfettiği tutkusunu önce müzisyenlikle ilerleten ama ardından müzik tarihine geçeceği asıl konum olan prodüktörlüğü bulan Ford için son 1.5 sene hiç de kolay geçmedi. 2025’in ilk günlerinde kanser olduğunu öğrenen prodüktör için böylesi hayati bir haber bile durmak anlamına gelmedi. Bu esnada Gorillaz’ın “The Mountain” albümünün yanı sıra War Child Records için “Help(2)” albümlerinin prodüktörlüğünü üstlendi. Ancak ona bunlar da yetmedi ve 2023’teki “The Hum”dan sonra bir solo albüm daha tamamladı. Eşinin yardımıyla hastane odasını kısmi bir stüdyoya çeviren Ford, “Lost in Another World” adını verdiği albümle 2026’ya sadece müzikal bir iz bırakmadı. Yaşamı için mücadele ederken, yaşamaya en sevdiği şey olan müzikle tutundu. O yüzden albümün nasıl olduğundan çok daha önemli bu albümün çıkabilmesi. Seviyoruz seni James Ford.
Yazın, güneşin ve içinde bulunduğumuz o anın tadını çıkarırken elimizin gittiği başlıca gruplardan Jungle, özellikle 2023’te çıkardığı “Volcano” ile bambaşka bir büyüme yaşadı. AWAL etiketiyle 14 Ağustos’ta yayınlanacak “Sunshine” da “Volcano”nun açtığı yoldan emin adımlarla ilerleyen Jungle’ın ilk büyük albümü olacak. Albümden şu ana kadar paylaşılan üç şarkıya bakınca ağustostan ziyade haziranda çıksaydı da yaz boyunca döne döne dinleseydik dedirdiğini söyleyebiliriz. Özellikle ‘The Wave’, albüm çıkmadan bir Jungle klasiğine dönüştü bile. Özetlemek gerekirse, 14 Ağustos ve sonrasına deniz temalı tatil planladıysanız ne dinleyeceğiniz belli diyebiliriz rahatlıkla.
Indie müzik sahnesinin dünyadaki en büyük isimlerinden biri olan Phoebe Bridgers, uzun süredir ortalıkta görünmüyordu. En son 2023’te boygenius ile bir albüm yapmıştı hatta. Sonrasında Instagram’daki tüm paylaşımlarını dahi kaldırdığı bir mola veren müzisyen, 14 Ağustos’ta Dead Oceans etiketli “Lost Weekend” ile 6 sene sonraki ilk solo albümünü paylaşacak. Yayınlanan tek tekli ‘Lost Boys’a bakacak olursak önceki Phoebe Bridgers albümlerine göre çok bir farklılık beklemiyor dinleyiciyi. Ama albüm kadar öne çıkan konu Bridgers’ın çıkacağı turne. Turne boyunca izleyicilerinin telefon kullanılmasına izin vermeyeceğini paylaşan müzisyene Avrupa turnesinde Black Country, New Road’un başyapıt olarak tanımlanabilecek ilk 2 albümündeki sesi Isaac Wood eşlik edecek. Wood, Black Country, New Road’un 2. Albümü “Ants From Up There” yayınlanmadan birkaç gün önce gruptan ayrılmıştı. 2022’den sonra ilk kez Isaac Wood’u, Phoebe Bridgers sayesinde göreceğiz.
Müzik zevkinize göre bu sorunun cevabı değişkenlik gösterebilir ama bizim için ağustos ayının en merakla beklenen albümü Interpol’ün, 28 Ağustos’ta yayınlayacağı “This Mirror Weighs a Ton”. Interpol’ün, son 25 yıla nasıl etki ettiğini, kusursuz albümlerini anlatıp laf salatası yapmak istemiyoruz ama son birkaç albümdür istediğini tam yapamasa da Interpol’ün, aktif gruplar içerisindeki en özel isimlerden olduğunu biliyoruz. Andrew Wyatt’ın prodüktör koltuğuna oturmasının yanı sıra Partisan Records’a geçerek plak şirketi değişikliği de yaşayan grubun yayınladığı teklilere bakacak olursak iyice minimalleştiğini ve şarkıların tekil olarak çok öne çıkmadığını belirtebiliriz. Her şarkının albümdeki yeri, birinin bittiği yerden diğerinin başlaması dikkat çekiyor. Ayrıca Addie Wagenknecht imzalı albüm kapağındaki distopik aydınlık, albümün ruh haline dair bir şeyler söylüyor.
Mastodon’un çeyrek asırlık kariyerinin en zor senesiydi 2025. Önce sene başında grubun kurucu gitaristi Brent Hinds, diğer üyelerle yaşadığı fikir ayrılıklarının sert tartışmalara dönüşmesi sebebiyle gruba veda etti. Mastodon eksilirken Hinds, grup aleyhinde çok sert açıklamalar yapmaya devam etti. Ancak takvimler 20 Ağustos’u gösterdiğinde Brent Hinds’ın yaptığı motor kazası sebebiyle aramızdan ayrılması tüm gündemi değiştirdi Mastodon cephesinde. Hinds’ın grup arkadaşları, son 1 senede yaşanan tüm kötü olayları arkalarında bırakıp dostlarını onurlandırmak adına bir albüm üretimine başladılar. Bunun sonucundaysa 28 Ağustos’ta çıkacak “Marrow Deep” hazırlandı. Queens of the Stone Age frontman’i Josh Homme’nin de yer aldığı ‘Snakes for Dinner’, Mastodon’un 2000’lerde yaptığı keskin şarkıların 2020’lerdeki yansıması diyebiliriz rahatlıkla. “Marrow Deep”in metal müzikte 2026’nın en büyük albümlerinden biri olacağı yönünde pek şüpheye gerek kalmayacak gibi duruyor.