Ana SayfaMüzikÇaldığı enstrümanlarla baş döndüren 6 multi-enstrümanist

Çaldığı enstrümanlarla baş döndüren 6 multi-enstrümanist

Hepimiz biliyoruz ki bir enstrümandan ses çıkarabilmekle o enstrümanın hakkını vermek arasında çok büyük farklar mevcut. Hele bir de tek enstrümanla yetinmeyip, elini attığı her müzik aletinden büyülü melodiler çıkarabilen müzisyenler var ya, onlar da iyi ki hayatımızdalar! Madem onların çaldıklarını çok seviyoruz, hadi gelin bu hafta Türkiye’nin ünlü multi-enstrümanist sanatçılarına ufak bir bakış atalım.

Batıkan BAKSI / [email protected]

Her ne kadar adı üstünde “müzik” de desek, ülkemizde enstrümantal parçalar hak ettiği değeri yeterince görmüyor. Ya da şarkıların sözü genelde “bir tık” öne geçiyor, arka planda ruhumuzu ele geçiren melodiler bazen harcanıyor. Bir parçayı şarkılaştıran şey müzik değilmişçesine, dinleyiciler şarkı sözlerine odaklanıp sahnede çalınan bir gitar solosu sırasında telefonlarına gömülebiliyor. Bu da benim ve benim gibi düşünen müzik odaklı dinleyiciler için büyük bir sinir harbi sebebi hiç kuşkusuz. Bu hafta şarkılardan ve müzikli hikayelerden birazcık uzaklaşıp o harika şarkıların arkasındaki müthiş beyinlere biraz odaklanmak istedim. Ancak bu klasik bir müzisyen listesi olmayacak, çünkü bu listede yer alan isimler hangi enstrümana elini atsa, onun tozunu attırıyor! Öyle olunca, bizim de kulaklarımıza bayram etmek düşüyor. Birbirinden farklı enstrümanlarla dolu küçük bir gezinti yapmak, biraz da müziğe doymak istiyorsanız peşime takılın!

Cahit Berkay

Listeye kiminle başlayacağımı tahmin etmeniz güç değildi elbette. Bu listeyi benim yerime siz yapsaydınız, sizin de tercihiniz Cahit Berkay’dan yana olacaktı eminim. Çünkü neredeyse ülkenin yarım asırlık dönemine müzikleriyle damgasını vurmuş Berkay, gerçekten sayamayacağımız kadar da film ve dizi müziğiyle hayatımızın fon müziklerinin sahibi. Hiç bitmeyen enerjisi, geçmişte olduğu gibi bugünkü müzisyenlere de ilham olmaya devam ederken yeni jenerasyonun da en büyük destekçilerinden. Cahit Berkay’ı sahnede ilk izlediğimde yaşım 14’tü ve gerçekten büyülenmiştim. Hatta sürekli enstrüman değiştirmesinden neredeyse yorulmuş, her müzik aletinden harikalar yaratmasına şaşırıp kalmıştım. Berkay’ı Moğollar ile ya da solo olarak izleyen herkes bilir; curadan elektro gitara, yaylı tamburdan akustik gitar ve bağlamaya kadar her enstrümanı ustalıkla çalan Cahit Berkay, telli enstrüman denildiğinde akla gelen ilk ustalardan.

Osman Murat Ertel

Müziğin çılgınlık gerektirdiğini hepimiz kabul ediyoruz değil mi? İşte ülke olarak o çılgınlığın hakkını vere vere sahnelerin tozunu attıran bir modern çağ aşığına sahibiz. 90’lar jenerasyonunun ZeN’den, sonraki neslin ise BaBa ZuLa ile tanıdığı Osman Murat Ertel de eline aldığı enstrümanlarla adeta bizi müziğe doyuran isimlerden. Günümüzde kendisini bağlama gibi çaldığı elektro gitarıyla göremesek de elektro gitardan elektro bağlamaya, curadan tutun da uzaydan geldiğine inandığım theremin adındaki çalgıya kadar her şeyden saykedeliğin her tonunu çıkaran Murat Ertel, yurt içinde ve yurt dışında kendisini dinleyenleri keyiften göğe çıkaran melodilerin sahibi. Kendisiyle özdeşleşen ve kendi tasarımı olan elektro bağlamasının adının da “roket” olduğunu buraya unutmadan not düşeyim.

Salih Korkut Peker

Grunge ruhu bu toprakların melodileriyle birleşirse neler olur? “Üfff” çektiğinizi duyar gibiyim. Çünkü ben de Salih Korkut Peker’in çaldıklarını dinlerken derin bir nefes çekiyorum! Bazılarımız onu “Doğa için Çal” projelerinde cümbüşüyle çaldığı melodilerden, kimimiz İstanbul Arabesque Project’ten çoğumuz da Yasak Helva’dan tanıyor. Cümbüş, elektro gitar, elektro bağlama, perdesiz gitar ve çağlama çalan Peker, “distortion’lı cümbüş mü çalınır” diye sorulmasına bile fırsat bırakmadan deneysel işler yaparak kulaklarımızın pasını silmeye devam ediyor. Benim de kendisini dinleyip çocuksu bir hevesle cümbüşe başlamama sebep olan Salih Korkut Peker’in en sevdiğim çalışmalarından birini de aşağıya bırakıyorum.

Gökalp Ergen

Çoğu kişinin yırtıcı vokalleriyle çok sevdiği Gökalp Ergen’in neredeyse tek başına bir grup kuracak kadar enstrüman hakimiyeti olduğunu biliyor muydunuz? The Climb ile gönlümüze taht kuran, 2010’dan itibaren Pentagram’ın vokalistliğini üstlenen Gökalp Ergen, yalnızca telli çalgılarda değil tuşlu ve vurmalı enstrümanlarda da uzmanlığını konuşturan isimlerden. Özellikle kişisel Instagram sayfasında paylaştığı doğaçlama ya da küçük beste parçalarında çaldığı bas gitar, elektro gitar, akustik gitar, klavye ve davul partisyonları tüm bu enstrümanlara olan hakimiyetini yansıtıyor. Sahnedeki cayır cayır vokalini, enstrümanlarına da aktaran Ergen’in parmaklarının hızını takip etmek de bir hayli zor!

Ozan Tügen


mor ve ötesi’nin ‘Cambaz’ şarkısının introsu çalmaya başladığı anda “oooooooo” diye bağıranlar buradaysa hadi biraz da Ozan Tügen’in müziğimiz için önemine göz atalım. Acaba Ozan Tügen, ‘Cambaz’ın introsunu cümbüşüyle ilk çaldığında Türkiye’nin rock tarihine damgasını vuracak bir girişe imza atacağını tahmin etmiş miydi? Hepsi bir kenara kabul etmeliyiz ki Ozan Tügen, yalnızca rock sahnelerinin değil farklı müzik türlerinin de joker üyesi. Biz Tügen’i en çok Şebnem Ferah’ın ekibinde Ferah’ın müziğiyle özdeşleşen klavyesini çalarken tanısak da onu herhangi bir rock konserinde sahnede görmemiz an meselesi. Uzun zamandır Pentagram’ın sahnesine de konuk olarak klavyesiyle gruba destek veren Ozan Tügen; ud, bağlama, akustik gitar, cümbüş ve cura ile telli enstrümanlardaki yeteneğini de konuşturan isimlerden. Müzisyen kimliğinin yanı sıra aranjörlüğüyle de müzik dünyamız için büyük bir öneme sahip Ozan Tügen’i gittiğiniz bir konserde sahnede gördüyseniz o gün şanslı gününüzdesiniz demektir!

Sinan Cem Eroğlu

Siz de KEXP performanslarında Türkiye’den yüzler gördüğünüzde sevinenlerden misiniz? KEXP’nin deneysel işlere olan merakını biliyoruz, bu sayede bu coğrafyanın müziği de global arenada kendini gösterebilme imkanı da buluyor. KEXP hakkında bu kadar konuşmamın sebebi de izlediğim bir performansın bugünkü yazıda bahsedeceğim bir ismi bana tanıtmış olması. Bağlama ustası Kemal Eroğlu’nun da oğlu olan ve birçok önemli isimle özel projelere imza atan Sinan Cem Eroğlu, Azam Ali’yle de özdeşleşen Niyaz grubunun da üyesi. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’ndan birincilikle mezun olan ve daha sonra ABD, Hollanda, Almanya, İsveç gibi ülkelerde müzik eğitimleri veren Eroğlu; dilsiz kaval, klasik gitar, perdesiz gitar, kopuz, altı telli bağlama gibi enstrümanlar çalıyor ve bu enstrümanlarıyla gerçekleştirdiği performansları neredeyse hata payı olmadan tamamlıyor, bize de onu hayran hayran izlemek kalıyor.

Bildiğimiz, bilmediğimiz o kadar önemli multi-enstrümanist isimler var ki, birini anlatsam diğerinin hatrı kalırdı. O yüzden ben bugün benim için en önemli, ilham aldığım ve her çaldıklarıyla başkalarına ilham olmaya devam eden 6 ismi bir araya getirdim. Bir sonraki yazıya kadar, müziğin etrafında toplanmaya devam!

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR