Ana SayfaÖzel DosyaEn iyi bilimkurgu filmlerinden bir seçki

En iyi bilimkurgu filmlerinden bir seçki

Uzay, yapay zeka, teknolojinin geldiği son nokta ve koca bir olasılıklar evreni… Hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan en iyi bilimkurgu filmleri sizlerle.

Zeynep SİPAHİ / [email protected]

Film türleri arasında bilimkurgunun apayrı bir yeri olduğu kesin. Bizi bambaşka dünyalara götüren, mümkün olmayanı mümkün kılan, zekanın ve teknolojinin başrolü oynadığı bilimkurgu filmleri içine kapanıp kaldığımız gerçeklik algısını yıkarak hayal gücümüzün sınırlarını zorluyor. Sinema dünyası bunu görünür kılarken, bilimkurgu alanında yazılmış kitaplar ise hayal dünyamızda başrolü oynuyor. Hele bir de “Dune” gibi kitaptan başarılı bir şekilde beyazperdeye uyarlanan yapımlar var ki bilimkurgu sevdalılarının içini eritmeye yetiyor. Sinema tarihi boyunca bu alanda üretilen sayısız başyapıt var. Her ne kadar artık ticarileşmesiyle birlikte aynı kalitede versiyonlara sık denk gelemesek de “Star Wars”un orijinal serisi ve “Star Trek” bunların başında geliyor. Sizlere geçmişten günümüze bilimkurgu türünde üretilmiş filmler arasından bir seçki hazırladım. Bu alana yakın olanların çokça aşina olduğu ama uzak olanlar için bir rehber niteliğindeki bu listeyle bambaşka dünyalara ışınlanmaya hazırsanız başlayalım.

Close Encounters of the Third Kind (1977)

“Üçüncü Türden Yakınlaşmalar” olarak dilimize çevrilen “Close Encounters of the Third Kind” bilimkurgu türünün en iyi yönetmenleri arasında sayılan Steven Spielberg‘in hem yönetmenliğini hem de eş senaristliğini üstlendiği, bilimkurgu 101 dersinin olmazsa olmazlarından. Tabii Spielberg‘ten söz etmişken, “E.T. the Extra-Terrestrial” (1982), “A.I. Artificial Intelligence” (2001), “Minority Report” (2002) filmlerini de bilimkurgu listenize muhakkak almanızı öneririm.

2001: A Space Odyssey (1968)

Bilimkurgu türünde sinema tarihine önemli filmler bırakan bir diğer isim ise tabii ki Stanley Kubrick. Psikolojik gerilimden korkuya birçok farklı türde film çeken Kubrick‘in iki filmi var ki bilimkurgu türünün kült eserleri arasında yer alıyor; biri “2001: A Space Odyssey”, diğeri ise “A Clockwork Orange”. Bilimkurgu alanında başyapıtlar ortaya koyan ingiliz yazar Arthur C. Clarke‘ın kısa bir hikayesinden geliştirilen “2001: A Space Odyssey”, dönemin teknoloji olanaklarını düşününce “Vay be!” dedirtiyor. Bu arada Sinema Müzesi’nde hala devam etmekte olan Stanley Kubrick sergisini de bir görün derim. 

The Matrix (1999)

Gelelim Wachowski kardeşlere! 1999 yılında öyle bir film vizyona girdi ki gerçeklik algımız büyük bir kırılma yaşadı. Lilly ve Lana Wachowski‘nin ikinci uzun metraj filmi olan ve hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlendikleri “The Matrix”, gerçeklik kavramını bambaşka bir boyuta taşıdı. Dört dalda Oscar kazanan filmin devam serisi hikayenin ve olay örgüsünün daha da açılmasıyla başyapıtlar arasında yerini çoktan aldı. “The Matrix” serisi dışında 2012 yılında vizyona giren “Cloud Atlas”ı da izleme listenize muhakkak almanızı öneririm. Karakterlerin geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki hikayesi baş döndürücü! Bu yüzden filmi iyi bir şekilde anlayabilmek için benim gibi üç kere izlemeniz gerekebilir. 🙂

Back to the Future (1985)

Spielberg ekolünden gelen yönetmen Robert Zemeckis, 1985 yılında “Back to the Future” serisinin ilk filmiyle döneme damga vuran isimlerden biriydi. Bilimkurgu ve komedi türlerini bir araya getiren filmde, bir lise öğrencisi olan Marty ile çılgın bir bilim insanı olan Dr. Brown‘un maceralarını izlerken, 2000’li yıllara geldiğimizde zamanda yolculuk yapamasak bile uçan kaykaylarımız olacağının hayalini bolca kurmuştuk. Zemeckis her ne kadar “Back to the Future” serisiyle öne çıksa da başrolünü Jodie Foster‘ın oynadığı 1997 yapımı “Contact”in de bilimkurgu türünün en iyi örneklerinden biri olduğunu ekleyeyim.

Her (2013)

Günümüz dünyasına ve hatta yakın geleceğimize ışık tutan bir film “Her”. Spike Jonze‘un kaleme aldığı ve yönettiği filmde, Joaquin Phoenix‘in sergilediği performans ise mükemmel. Yalnız bir yazar olan Theodore’un her ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilmiş bir işletim sistemiyle kurduğu ilişki, günümüz dünyasında giderek yalnızlaşmamızı ve ilişkileri alt metninde işlerken, yapay zekanın gelmek üzere olduğu noktayı da harika bir şekilde aktarıyor. 

Blade Runner (1982)

Bilimkurgu dünyasının kült eserleri arasında sayılan bir diğer film ise tabii ki “Blade Runner”. Önde gelen bilimkurgu yazarlarından Philip K. Dick‘in

Dune: Part One (2021)

Hazır sözü geçmişken, ‘den devam edelim. Altı dalda Oscar kazanan “Dune: Part One”, bilimkurgu yazarı Frank Herbert‘ın “Dune” serisinden beyazperdeye uyarlandı. Bu kitabın ilk uyarlanışı da değildi. 1984 yılında David Lynch tarafından da çekilmişti, ancak ‘ün kendine has tarzıyla çektiği “Dune” onunla karşılaştırılamaz bile. Evet, biraz Lynch‘i gömmüş gibi oldum, oysa orataya koyduğu işlere bayılırım, ama yiğidi öldür hakkını yeme misali doğruları da söylemek durumundayım. “Arrival”ı da izlemeyi unutmayın tabii bu arada.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)

Aşk acısı çektiğiniz dönemlerde eminim ki aklınıza sık sık geliyordur “Eternal Sunshine of the Spotless Mind”. Jim Carrey ve Kate Winslet‘ın başrollerini oynadığı film, ayrılık acısını dindirmek için sevgilisine dair bütün anılarını sildiren bir adamın hikayesine odaklanırken, film başarılı kurgusuyla en iyi bilimkurgu filmleri arasındaki yerini çoktan aldı.

Inception (2010)

“Inception”la açılışı yapıp “Interstellar” ya da “Tenet”le mi devam etmeli diye ben düşünmeye devam ederken, siz de Christopher Nolan‘ı ayakta alkışlayabilirsiniz. 🙂 Günümüzün en iyi bilimkurgu filmlerinde imzası olan Nolan‘ın ortaya koyduğu yapımlar derinlikli olay örgüsü ve aklın sınırlarını zorlayan senaryolarıyla bambaşka bir yerde duruyor.

Children of Men (2006)

Bilimkurgu alanında kayda değer işlere imza atan bir diğer isim ise Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón. 2006 yapımı “Children of Men” filmiyle bilimkurgu türünde oldukça iddialı olduğunu ortaya koyan Cuarón‘ın 2013’te vizyona giren ve başrollerinde Sandra Bullock ile George Clooney‘nin rol aldığı “Gravity” de türün öne çıkanlarından. 

The Fifth Element (1997)

Kapanışı ise Luc Besson imzalı “The Fifth Element” ile yapıyoruz. Başrollerini Bruce Willis ve Milla Jovovich‘in üstlendiği filmde bol bol kahkaha atacağınızın garantisini verebilirim. Ayrıca yine Besson‘un yazıp yönettiği “Lucy” filmini de mutlaka izlemenizi öneririm. Bu film, “beynimizin yüzde kaçını kullanırsak, ne olur”u dahiyane bir şekilde işliyor.

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR