Epica: “Türkiye’de yeni anılar biriktirme zamanı gelmişti”

Epica

2003 yılından beri senfonik metal türünde dünyanın en sevilen gruplarından biri haline gelen Epica bu hafta sonu Türkiye’deki 4. konserini vermek için Küçükçiftlik Park’a geliyor. Ben de Epica’nın vokali Simone Simons ile grubun güncel planlarını, müzikal gidişatını ve Epica için Türkiye’de çalmanın ne demek olduğunu konuştum. Epica hayranları buraya toplansın!

Batıkan BAKSI / [email protected]

Türkiyeyi en sık ziyaret eden metal gruplarından birisiniz. Geçtiğimiz yıl haziran ayında İstanbulda verdiğiniz konserden bugüne nasılsınız? Grubun çalışmaları nasıl gidiyor?

Geçen yılın Haziran ayından beri turnelerdeyiz. Sabaton ile Amerika turnesindeydik, Apocalyptica‘yla da uzun bir Avrupa turnesi yaptık ve birçok festivalde yer aldık. Bugünlerde sadece birkaç konserde çalıyoruz, çünkü şu anda Epica‘nın 9. stüdyo albümünü yazmaya odaklandık ki bu çok heyecan verici!

Epica olarak 20 yılı geride bıraktınız ve kariyerinize tam 9 tane stüdyo albümü sığdırdınız. Bu da neredeyse her 2 yılda bir albüm hazırlamak demek. Bu üretkenliğinizi neye borçlusunuz?

Gerçekten de ilk yedi albümde 2 yıllık bir döngü yaşadık ve açıkçası “The Holographic Prince” turnesini bitirdikten sonra oldukça yorulmuştuk. Bu nedenle otobiyografimizi yazmak için ücretli izin yaptık, bunun dışında turnelerden biraz uzaklaşıp, bir süre nefes almanın iyi bir hamle olduğunu düşündük. Ve akabinde pandemi başladı ve tam da “Omega”nın kayıtlarının tamamlanma sürecine denk geldi, bu yüzden her şey başlangıçta planladığımızdan çok daha uzun bir süre ertelendi. Ancak buna rağmen 2 yılda bir yeni albüm ve turne yapmak ilk birkaç yıl işimize yaradı ama sonra sürdürülemez oldu ve “Omega”yı yazmak için biraz daha fazla zaman ayırmanın iyi olduğunu düşündük. Gerçi pandemi de planlama yapmamızı çok zorlaştırdı. Bu sırada şunun farkına vardık ki bu tarz odaklanmalar için kendimize dönmek bize çok yardımcı oldu.

“Tamamen farklı kişiliklerden oluşan harika bir ekip olduğumuzu düşünüyorum…”

Çok uzun zamandır değişmeyen bir kadroyla şarkılar kaydedip, dünya çapında konserler veriyorsunuz. Sabit bir ekiple uzun yıllar boyunca üretim yapmak Epicanın müziğini nasıl etkiliyor?

Müzik ve şarkı sözlerini yazan 6 kişi olduğumuz için şanslıyız, dolayısıyla farklı müzik tarzlarına sahip ve tamamen farklı kişiliklerden oluşan harika bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. Bu bizim gücümüz ve hepsinden önemlisi biz bir aileyiz. Bunu biraz da evliliğe benzetiyorum, herkesin kendine göre güçlü yanları var ve bu özellikleri birleştirerek birlikte çalışmak için iyi bir formül bulduk bence. Ekipteki herkesin konumu da eşit bu arada. Her zaman ortak yol bulmak kolay olmasa da herkesin Epica’nın müziğine katkıda bulunması harika.

Senfonik metal yapmak diğer metal türlerine kıyasla gerçekten daha zor bence. Çünkü enstrüman çeşitliliğinden dolayı yoğun bir hazırlık yapmanız gerekebiliyor. Sizin üretim süreçleriniz nasıl geçiyor? Tarzınızdan ödün vermeden, bu kadar yoğun konser programlarının arasında nasıl yeni şarkılar hazırlıyorsunuz?

Turnelerden bir adım geri çekilerek yapmaya çalışıyoruz bunu çünkü ikisini bir arada götürmek oldukça zor. Mesela havaalanında oturup uçak beklerken albümünüzün mix’ini dinlemek o kadar da kolay bir şey değil. Ancak bilirsiniz ki bizim işimiz her zaman son dakika değişikliklerinin olduğu bir iş ve esnek olmalıyız çünkü yarın ne olacağını kestiremeyiz. Ama şu anda ana hedefimiz Epica’nın yeni albümüne odaklanmak, ev stüdyolarımızda yoğun çalışmalar yapmak ve aynı zamanda “Omega”da yaptığımız gibi düzenli provalar gerçekleştirmek. Hatta hep birlikte bir araya gelip yeni müzikler üreteceğimiz bir evde bulunup buna odaklanmak. Bu, geçmişte çok işimize yaradığı için aynı sistemi sürdürmek istiyoruz. Yeni albüm için stüdyoya gideceğiz, demo parçalarını kaydetmeye başlayacağız, şarkı sözlerini tamamlayacağız; koroyu, enstrümanları ve orkestrayı ayarlayacağız. Bakınca bu çok büyük bir organizasyon ama neyse ki arkamızda tüm süreci yönlendiren yapımcımız Joost’umuz var. Yıllar önce kendi tarzımızı bulmuş olsak da, hâlâ her seferinde yeni bir şeyler yapmaya, her albümde gelişmeye çalışıyoruz.

Diskografinize baktığımda canlı performans albümlerinin yoğunluğunu görüyorum. Epica için canlı performanslar ne anlama sahip? Sizin için konserleri çok seviyor diyebilir miyiz?

Evet, çok haklısın kesinlikle öyle. Özellikle benim için canlı performanslar yapmak en güzel şeylerden birisi. Müzik üretmeyi çok seviyorum ama seyahat etmeyi, dünyayı görmeyi ve bundan ilham almayı daha çok tercih ediyorum. Son çıkan “Live at the AFAS Live” albümümüzden örnek verecek olursam hayranlarımızın gelemediği konserlere eşlik edebilmesi için bence harika bir fırsat. Şarkılarımız canlı çalındığında daha farklı hisler uyandırdığından bence daha büyülüler ve biz bunu herkesle paylaşmak istiyoruz.

“Türkiye’de yeni anılar biriktirmenin zamanı gelmişti!”

Bu zamana kadar 3 kez Türkiyeye geldiniz. Türkiyedeki Epica dinleyicileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de bu kadar sadık bir hayran kitlesine sahip olduğumuz için çok mutluyuz. Ülkenize birçok kez geldik ve her seferinde keyif alarak geri döndük. Hatta daha dün Türkiye’ye ilk geldiğimiz günü düşündüm. Geçen sene Haziran ayında da geldiğimizde inanılmaz lezzetli bir börek yediğimi hatırlıyorum. Lokal bir yemek dükkanındaydık, her lokmasında çok büyük keyif aldığım bir deneyimdi. Türkiye’de yeni anılar biriktirmenin zamanı gelmişti ve şimdi yeniden geleceğimiz için çok heyecanlıyız!

28 Ekimde İstanbulda Küçükçiftlik Parkta gerçekleşecek konserinizde Epica dinleyicilerini neler bekliyor? Dinleyicileriniz heyecanlanmalı mı sizce?

Umarım bizim kadar heyecanlılardır. Biz hem iyi vakit geçirmek hem de hayranlarımız ve Türkiye’deki metal dinleyicileriyle buluşmak istiyoruz. Her zamanki gibi harika bir enerjiyle, çok eğlenceli bir konser olacak.

Epicanın 2024 planlarında yeni bir albüm ya da single gözüküyor mu? Sizden yeni şarkıları ne zaman dinleyeceğiz?

Yeni albümümüzü 2024’te kaydedeceğiz ama ilk şarkıların ne zaman çıkacağından emin değilim, birlikte göreceğiz. 🙂 Ama söylediğim gibi yeni şarkılarımız yapım aşamasında ve gelecek yıl için de büyük bir sürpriz planlıyoruz.

Son olarak Türkiyedeki dinleyicilerinize neler söylemek istersiniz?

(Türkçe) Teşekkür ederiz. Desteğiniz için çok teşekkür ederiz, bu hafta ülkenizde olmak ve sizinle yüz yüze olmak için sabırsızlanıyoruz. Hepinize harika bir gün dileriz, yakında görüşürüz