
Harry Styles, dördüncü albümü “Kiss All the Time. Disco, Occasionally”nin Together Together isimli turnesine Amsterdam’da fırtına gibi başladı ve rüzgarı tüm dünyayı çok kısa sürede sardı. Bu turne ile toplam 7 şehirde 67 konser verecek olan Styles’ın her konseri kendisi gibi çok renkli geçiyor. Benim 19’uncusuna denk geldiğim Londra Wembley’deki konserde de kendisinin popüler hale getirdiği kısacık şortlarla, albümünün adına yakışır parlak payetli eteklerle, Harry Styles kravatlarıyla onu dinlemeye gelen seyircisine günlerce hatırlayacağı bir “iyileşme” seansı armağan etti.
2026’da bir stadyum dolusu insanı bir alana toplamak ve geçirebilecekleri en güzel konseri onlara yaşatmak herkesin harcı değil. One Direction’ın öne çıkan üyelerinden biri olan Harry Styles, solo devam ettiği kariyerini ilmek ilmek ördü desek yanılmış olmayız. 2017’de çıkardığı Sign of The Times ile en büyük hitlerinden birini yakalayan Styles, 2019’da çıkardığı Fine Line albümünden Watermelon Sugar ile ilk Grammy ödülünü kucakladı. Takvimler 2022’yi gösterdiğinde ise neredeyse istisnasız her sosyal medya kullanıcısının videolarında yer vereceği As It Was ile tanıştık. As It Was’ın yer aldığı Harry’s House albümü ile Grammy Ödülleri’nde yılın albümü ödülünü de alan Styles, oyunculuğunu da sergilediği projelerde yer almaya başladı. Günümüzün en çok sevilen pop yıldızlarından biri olan Styles’ın özenle sarıldığı işindeki başarısı onu seven herkesi gururlandırıyor.

Harry Styles, konserinde çok iyi dans ediyor, çok iyi şarkı söylüyor, sahnede beraber olduğu herkesle ve seyirciyle aynı anda muazzam bir bağ kuruyor. Kendisi, enerjisi, dansları, şarkıları kelimenin tam anlamıyla “güzel”. Uzun bir yürüyüş yoluna sahip sahnesinde; herkesin kendisini “görmesini” ve daha da önemlisi o andan keyif almasını sağlıyor. Sahnesine teknik olarak 360 diyemesek de 360 hissiyatını sonuna kadar hissediyorsunuz. Hem konser sırasında hem de konserden hemen önce stadyumdaki dev ekranlarda hayranları tarafından hazırlanan pankartları ve Wembley’de toplanan 80 bin kişilik rengarenk hayran kalabalığını görüyorsunuz. Together Together ismini verdiği turnesi için bu ismi öylesine seçmediği belli zira her anlamda herkesi birleştiren bir tavır var. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ressam David Hockney’in “Bir sanatçının amacı, insanları bir duyguya, bir düşünceye ya da bir deneyime yaklaştırmaktır. Çünkü sanatın özü paylaşmaktır. Bir deneyimi ya da bir fikri başkalarıyla paylaşma arzusu taşımıyorsanız, zaten sanatçı olamazsınız” sözlerini yine söz konusu dev ekranlara yansıtması da Styles’ın sahnesini yalnızca bir konser olarak değil, birlikte hissedilen ve paylaşılan bir deneyim olarak kurguladığını en güçlü şekilde özetliyor.

Kendisinden önce sahnede olan Shania Twain’in “That Don’t Impress Me Much” adlı şarkısını söylerken “so you think Brad Pitt”i “so you’re Harry Styles” olarak değiştirmesi bence Styles’ın git gide artan popülaritesine iyi işaret eden bir andı. Harry de hem Shania Twain’e hem de tüm müzisyenlere ve ekibe teşekkürünü ihmal etmedi. Kısacası şarkısındaki gibi “Treat people with kindness” dedi.
Unutmadan; klip çektiği son şarkısı Dance No More’da yer alan “respect your mother / annene saygı göster” sözleri hem turne merch’lerinin üzerinde kendine yer bulurken hem de birçok anneyi Styles konserine getirdi. Merch demişken de; Londra’da Borough Market’e çok yakın bir dükkanda açılan pop up store’da anahtarlıktan çoraba cd’den t-shirtlere çok sayıda Harry Styles temalı malzeme bulunuyor.



Harry Styles’ı sahnede izlemek, şarkılarına eşlik etmek, 80 bin kişiyle beraber iyileşmeye geldiğiniz Wembley’den sizi yumuşacık bir halde çıkarıyor. Öyle ki dönüş yolundaki eziyet bile pek umurunuzda olmuyor.
Seni çok seviyoruz Harry!