
Sadece birkaç ay önce ünlü arabesk sanatçısı Müslüm Gürses sahnedeydi. Peki bundan Gürses’in haberi var mıydı? Bundan pek emin değiliz. Müslüm Baba’nın hologramı, Türkiye’nin 5G internet teknolojisine geçişinin kutlandığı bu konserde Sefo ve Fatma Turgut’la AKM’de düet yaptı. Bu, Gürses’in vefatından sonra sahneye ilk çıkışı değildi. Gürses, hologram teknolojisiyle geçen sene, Tozlu Raflar isimli, yapay zekâ tamamlanmış albümünün lansmanı sebebiyle yeniden ilk defa sahneye çıkmıştı. “Çıkmıştı” demek ne kadar doğru burada, bilmiyoruz. Zira Müslüm Gürses 2013’te vefat etmişti fakat sevenleri onu, şarkılarını ve arabesk müziğine katkılarını hiçbir zaman unutmadı.
Müslüm Gürses sadece bir şarkıcı değildi elbette. Müslüm etkisi, çıktığı sahnenin ötesine taşan bir hayat tarzıydı. O zamanlar arabesk müzik kendine ana akım medyada yer bulamasa da sokakta, berberde, dolmuşta yani günlük hayatın tam ortasında, milyonları sarıp sarmalamıştı. Şüphesiz ki Müslüm Gürses bir taneydi ve bir tane kalacaktı. Çoğu ünlü gibi Gürses de vefatının ardından biyografik bir analizden geçti. Vefatından yaklaşık bir yıl sonra, 2018’de ‘Müslüm’ isimli biyografik bir filmi yayınlandı. Şarkıcının müziğinin ötesinde hayatını anlatan bu film özellikle Müslüm Gürses’in maruz kaldığı ve faili olduğu şiddeti anlatış biçimi yüzünden çokça eleştiri aldı. Bütün bu tartışmalar son buldu ama Baba’ya bir türlü tam veda edilemedi. İlk olarak sadece demo olarak kaydedilmiş yeni eserleri yeniden enstrüman kaydına girdi ve Mahzendeki Şarkılar albümü çıktı. Sonra Tozlu Raflar’da bu demolardaki vokaller yapay zekâya işlendi ve düzenlemeler yapıldı. Peki ölümünün üzerinden neredeyse 10 yıl geçmiş bir kişinin yapay zekâ ve hologram teknolojisiyle geri getirilmesi ne anlama geliyor?
Müslüm Gürses ne Türkiye’de ne dünyada hologram teknolojisiyle sahneye çıkan ilk veya tek sanatçı değil. Londra’da ABBA Voyage isimli bir etkinlik sayesinde neredeyse haftanın her günü ABBA ekibini hologram halinde sahnede dinlemek mümkün mesela. ABBA’nın tüm üyeleri hala hayatta, bu nedenle pek de üyelerin rızası dışı bir uygulama yapılması pek de söz konusu olamaz gibi. Peki ya artık hayatta olmayanlar? Beach Boys’un tamamlanmamış albümü ‘Smile’ fanları tarafından yapay zekâyla tamamlandı, 1996’da silahlı saldırıda hayatını kaybeden ünlü rapçi Tupac da 2012 Nisan ayında Coachella’da bir hologram gösterisiyle Snoop Dogg ve Dr. Dre ile aynı sahneyi paylaştı. Aynı şekilde yine biyografik filminin galası vesilesiyle Cem Karaca da hologram teknolojisiyle sahneye çıkarılmıştı. Muhtemelen ne Cem Karaca, ne de Tupac, hakkın rahmetine kavuşmadan önce hologram halinde sahneye çıkmayı ve yapay zekâyla vücut buldukları bir sözleşmeye imzalarını atmamışlardır…
Peki onları sadece hayattaki halleriyle hatırlamak isteyen hayranlar, anılarına gömdükleri bu figürlerin tekrardan vücut bulması hakkında ne düşünüyor? Çünkü hayat sanki biraz böyle bir şey: yarıda kalan hikâyeler, çıkamamış albümler, yaşasaydı daha neler yapardı dedirten kariyerler… Sanatçıların yaptıkları müzikle milyonları etkilemeyi başarması onların müzisyen olmaktan öte birer kültürel figür olarak görülmesi aslında onları ölümsüz yapan en önemli unsur. Müzikleriyle zaten ölümsüz olmayı seçmiş birini daha da ölümsüz yapmaya gerek var mı? Her efsanevi isim bir hologram ve yapay zekâyla tamamlanmış albümlerle karşımıza çıkmaya devam etse bizleri bu kadar etkilemeye devam eder miydi? Bu bitmeyen sorularımız geleceğin tartışma konusu olacak gibi.