
İrlanda’nın müzik dünyasına son 50 yılda kattıklarını katan çok az ülke var dünyada. İrlanda’nın, İngiltere baskısıyla geçen tarihi, 19. yüzyılda yaşadığı kıtlık ve tırnaklarıyla kazıya kazıya verdiği varoluş mücadelesi nesilden nesile aktarılan bir miras. Bu mirası sahiplenen gruplar, kökleriyle günümüz arasında kurduğu bağla özel işler ortaya çıkarıyor. Kneecap ise tüm bu durumun en ayrıksı ismi. Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’tan olan üçlünün varoluşu, İrlanda’nın bütünlüğü ve Kuzey İrlanda diye bir ülkenin olmaması. Tarih boyunca acıyla yoğurulmuş topraklardan gelip insani değerlere sahip olunca da tarihin doğru tarafında durmak zor olmuyor. Son 1.5 senede Filistin’e verdikleri destek sebebiyle başlarına gelmeyen kalmayan ve birçok ülkeye giriş bile yapamayan grup, 1 Mayıs’ta yayımladığı müthiş yeni albümü “Fenian” sayesinde ilk kez İstanbul’a geldi. Epifoni Events organizasyonuyla Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşen konseri tanımlamak çok kolay değil. Ancak kolektif bir enerji patlaması dersek yaşadığımız deneyimi tanımlamaya en yakın kelimelerden birkaçını arka arkaya getirmiş oluruz. O sebeple uzun tutulmuş bu girişi burada bitirip Fontaines D.C.’den ‘Favorite’ın arka plandan verilmesiyle başlayan konsere geçiyoruz.

“Fenian”ın açılışıyla konserin açılışı aynıydı. ‘Éire go Deo’ ile sonsuza kadar İrlanda diye söze giren Kneecap, arkasına patlattığı ‘Smugglers & Scholars’ aracılığıyla kitlenin içindeki öfkeyi yavaş yavaş kontrol etmeye başladı. Ki dünya üzerindeki en büyük katillerden biri üzerinden tasarlanan lunapark görseli, ‘Carnival’ sonrasına ‘Özgür Filistin’ sloganlarını tetikledi. İlk 3 şarkının gerilimini almaksa Kneecap’in bugüne kadar yaptığı en büyük hit şarkılardan biri olan ‘Better Way To Live’e düştü. Çıktığı günden bu yana Spotify’da en çok dinlediğim şarkının İngilizce kısmına tükürük saça saça eşlik ederken İrlandaca yerlere de Batesmotelpro’nun ilk günlerindeki gibi uydurma sözler ekledim. Pişman değilim.
Fontaines D.C. frontman’i ve bu şarkıda grubun düet yaptığı Grian Chatten’ın da bir gün önce doğum günü olması sebebiyle Kneecap’in ekstra neşeli durduğunu belirtmek gerekiyor. Ki sıradaki 4 şarkıda pogolar başladı. Crowd surfler yaşandı. Ancak en keyifli an bu konserin gerçekleşmesini sağlayan Epifoni Events promoter’ı Burak Çekiç’in meşaleyle gruba eşlik etmesiydi. Fotoğrafçılardan seyirciye, en son da grup elemanları meşaleye odaklandı ve konser iyice ısınmaya başladı. Bir de bunların arkasına Kneecap de ‘Get Your Brits Out’u çalınca mekanda pogo yapılmayan bir santimlik bile boşluk kalmamıştı.

Aslında şarkı sayısı olarak konseri ikiye bölmek için ‘Get Your Brits Out’ doğru bir tercih olmayabilir ancak hem seyirci hem de Kneecap, tabir-i caizse bu şarkıdan sonra kudurdu. ‘Guilty Conscience’ ve ‘No Comment’ gibi elektronik müzik dozu yüksek şarkıların arkasına gelen rave’in ta kendisi ‘Sayonara’, herkesin dans etmesine; dans edemeyenlerinse en azından el veya kafa hareketleriyle ritme eşlik etmesine olanak sağladı. ‘Sayonara’da ortaya çıkan enerji, konserin zirvelerindendi. ‘Your Sniffer Dogs Are Shite’, ‘I bhFiacha Linne’, ‘Fine Art’ ve ‘Rhino Ket’, konserin elektronik müzik dozuydu. ‘Rhino Ket’teki pogoda umuyoruz ki kimseye bir şey olmamıştır. Havada gördüğümüz ayakkabılar vardı çünkü…

“Fenian”ın en yüksek enerjiye ve kısmen mizahına sahip şarkıları da bis öncesinde ortaya çıktı. Politik mesajı açık, net ve sert olan ‘Liars Tale’dan sonra çalan albüme adını veren şarkıda ben dahil 10’dan fazla insan çantasından balaclavasını çıkarıp klipteki gibi taktı. “FE-FE-FE-FENIAN, FE-FE-FE-FENIAN” dediğimiz kısım da bir rahatlattı ne yalan söyleyelim. Trance’i bol kepçe dağıttığı ‘Big Bad Mo’ da grubun bu albümden konserde çaldığı tek şarkıydı. Moglai Bap’ın, Mo Chara’dan konserde rol çaldığı tek şarkı da buydu diyebiliriz. Bis’ten hemen önce “Fine Art”ın bir tık geride kalan şarkılarından ‘Parful’ ile dağıtılma oranı bir tık daha arttı.
Kneecap’in bugüne kadarki en büyük hiti olan ‘H.O.O.D’, yazının başında bahsettiğimiz kolektif enerji patlamasının yaşandığı andı. Yine meşalenin ortaya çıktığı, hemen herkesin çılgın gibi dans ettiği anlarda grup da sahnede bize eşlik etti. Kapanıştaki ‘THE RECAP’teyse DJ Provai, Türkiye dinleyicisiyle yakından tanışıp seyircilerin arasına indi. Sonra crowd surf yaptı. İndi, biraz tepinip sahneye geri döndü. Bu esnada Moglai Bap önce yağmurluğunu (bu havada yağmurlukla performans göstermesi…), tişörtünü ne varsa çıkarıp o da saldı kendini. Ancak Mo Chara ve Kaddafi tipi bağladığı kefiyesi aklımıza da kazındı…


2026 birçok harika konserle hatırlayacağımız, canlı müzik bakımından özel bir sene oluyor. Olmaya da devam edeceği konusunda şüphemiz yok. Yıllardır dinlediğimiz birçok ismi İstanbul’da izlemenin ne kadar büyük bir zevk ve şans olduğunu anlamamız için umarız ki bunu kaybetmemiz gerekmez. Kneecap, 2026’nın şu ana kadarki en yoğun, en heyecan verici ve sübjektif bir yorum olsa da en iyi konserini verdi. Konser bittikten sonra tek bir kişiden bile kötü yorum gelmemesi, herkesin arkada çalan şarkılara halay çekip dans ederek karşılık vermesi bunun bir göstergesi. Umuyoruz ki en kısa zamanda tekrar İstanbul’da bir Kneecap konseri izleriz.
Éire go Deo
Smugglers & Scholars
Carnival
Better Way to Live
Sick in the Head
Gael Phonics
Cold at the Top
An Ra
Get Your Brits Out
Guilty Conscience
No Comment
Sayonara
Your Sniffer Dogs Are Shite
I bhFiacha Linne
Fine Art
Rhino Ket
Liars Tale
FENIAN
Big Mad Mo
Parful
Bis:
H.O.O.D
THE RECAP