Özel Dosya

16 yılın karşılığı: Lamb of God konseri

Lamb of God'ın yıllar sonra verdiği İstanbul konserinde neler oldu? Gittik, kafa salladık, pogoya girdik, aradan geçen 16 yılın karşılığını aldık.
Ant Arın Şermet - 27 Temmuz 2026
post image

Lamb of God’ın İstanbul’a yolunun son düşüşünün üzerinden geçen 16 senede grubun başına gelmeyen kalmadı. İstanbul’da verdiği konserden birkaç konser sonra Çekya’nın başkenti Prag’da verdiği konser, hem Randy Blythe’ın hem de Lamb of God’ın en karanlık günlerinin başlangıcıydı. Neyse ki o süreci bir şekilde atlattıktan sonra kendi köşesine çekilmektense müzik yaparak travmalarıyla yüzleşen grup, yıllar içinde hayata tam anlamıyla geri döndü. Bu senenin Mart ayında yayınladıkları “Into Oblivion”, grubun hiç yüzmediği sulara balıklama atlama albümüydü. Daha hardcore punk sosu bol bir metal albümüyle çıktıkları Avrupa turnesinin ilk ayağında İstanbul’a gelmeleriyse 24 Temmuz akşamı Bonus Parkorman’daki binlerce insanın heyecanlanma sebebiydi. Aradan geçen 16 yılın bir karşılığı olmalıydı. 

Lamb of God İstanbul
Lamb of God, İstanbul, 24.07.26, Cem Gültepe

Konserin en minnoş anı, İstanbul konserinde giymek için kedisi Dracula’nın fotoğrafını bastırdığı bir tişört yaptığını paylaşmasıydı

Konserin cuma günü gerçekleşmesi ve iş çıkışı Anadolu Yakası’ndan Parkorman’a gelmem gerektiği için akşamın açılışını yapan Blacktooth’a yetişemedim. Alana adım attığımda Orbit Culture, kitleyi avucunun içine almıştı. İsveç’in metal müzik dünyasına kısmen yeni olduğu kadar bir o kadar büyük hediyesi grup, Lamb of God’ın açılışını yapsa da headliner’dan hiç de aşağı kalmayacağını ispatladı. Şarkı seçimleri ve bu şarkıların mosh pit, circle pit, pogo, wall of death gibi kaosu bol aksiyonlara yardım ve yataklığıyla kan, ter, gözyaşı bir ortam oluştu. Sahnede kaldıkları kısa sürede alandaki herkesin radarına giren Orbit Culture’ı muhtemelen son kez bir grubun açılışını yaparken izledik. Çünkü birkaç sene içinde tek başına büyük alanları dolduracak eşiği atlayacaklarını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. 

Lamb of God konseri İstanbul
Bonus Parkorman, 24.07.26, Cem Gültepe

Bomba gibi bir başlangıç yaparak gelmiş geçmiş en büyük hitini daha ikinci sıradan çalan Lamb of God, ‘Laid to Rest’ tarafından hırpalanan seyircinin üzerine sağlı sollu metal klasikleri fırlattı. “As the Palaces Burn”den ‘Blood Junkie’nin de bitmesiyle birlikte seyirciyle iletişim kurmaya başlayan Randy Blythe, yeni albüme adını veren ‘Into Oblivion’ ile takvimleri 2003, 2004’ten, 2026’ya getirdi. Bu esnada grubun kurucu gitaristi Mark Morton bir şarkılığına sahneden ayrıldı. Muhtemelen teknik bir durum vardı ve çözüldüğü gibi sahneye döndü. ‘Resurrection Man’i tamamladığı gibi 16 yıldır İstanbul’a gelmediği için pişmanlığını anlatmaya başlayan Blythe, şehrimize dair en sevdiği şeyin kediler olduğunu aktardı. Ki aksini söylemek bizler için de imkansız. Ancak konserin en ‘minnoş’ anı diyebileceğimiz şey, İstanbul konserinde giymek için kedisi Dracula’nın fotoğrafını bastırdığı bir tişört yaptığını paylaşmasıydı. Ama tabii ki Lamb of God konserinde olduğumuzu unutmamamız gerektiğini üç saniye sonra giren ‘Now You’ve Got Something to Die For’ ile hatırladık. 

Grup, ‘Redneck’ ile alanda pogo yapmayan tek bir toz zerresi dahi bırakmadı

‘Walk With Me in Hell’, ’Parasocial Christ’ ve ‘Omerta’nın arka arkaya gelmesi, döner kavşak tabelalarının havada uçuştuğu bir pogoya dönüştü. Mekandaki tozu bol zeminin de katkısıyla kafasını sahneden yana çeviren müzikseverler için göz gözü görmeyen bir kalabalık oluştu. Ancak bir yandan da yıllardır beklediğimiz ‘Omerta’nın girişinde Randy Blythe’ın dilinden dökülen o meşhur intro’yu duyamamak değişik bir an yarattı. Tabii ki ‘Omerta’ söz konusu olunca ‘kalan sağlar bizimdir’ dedik devam ettik ve konserin gizli yıldızlarından “As the Palaces Burn” albümünden bir klasik Lamb of God şarkısı daha çaldı. 11th Hour”, Lamb of God’ın bu turnesinin değişmezlerinden olacak gibi duruyor. Eski bir şarkının ardına 2 tane yeni albüm parçası ekleyerek -özellikle ‘Sepsis’ müthişti- bis yolunu tuttu grup. Bis’ten dönüşlerinde acaba 24 Temmuz’da 11. Yaşını kutlayan “VII: Sturm und Drang” albümünden “512”yi çalar mı diye bekledik ama olmadı. Bis’e tek şarkı saklayan grup ‘Redneck’ ile alanda pogo yapmayan tek bir toz zerresi dahi bırakmadı. Pogo yapmıyorsanız da yerinizde falan zıplıyordunuz. Sabit duranın dayak yeme ihtimali vardı. Zaten üzerimizden ‘Redneck’ geçtikten sonra kısmen hırpalandık ama böyle hırpalanmaya can kurban. 

Lamb of God konseri 2026
Lamb of God, İstanbul, 24.07.26, Özgür Elver

Konserin ilk anından beri ses konusunda tam tatmin olamadığımızı üzülerek de olsa söylememiz gerekiyor. Ki şanslıydım ve konseri sahne önünde izledim. Ses, kısmen daha düzgün gelse de bir mix problemi yaşandığı gerçeği ortadaydı. Konser sonrası genel alandan yapılan paylaşımları görünce sesin mesafe uzaklaştıkça iyice dağıldığını fark etmek zor değildi. Davulun kick sesi, geri kalan tüm sesleri bastırarak konser deneyimine olumsuz etki bırakmış olsa gerek. Muhtemelen grubun turnesinin ilk konseri olmasının da bu konuda bir payı vardır. Arayı açmadan bir daha gelirseniz bu ufak pürüzü görmezden geliriz Lamb of God, teşekkürler. Kalp.

Dipnot: Sevgili ekip arkadaşımız Güney’i, Lamb of God konserinde aldığı evlilik teklifi için tebrik eder, mutluluklar dileriz!

Setlist:

Ruin

Laid to Rest

Blood Junkie

Into Oblivion

Resurrection Man

Now You’ve Got Something to Die For 

Hourglass

Descending

Walk With Me in Hell

Parasocial Christ

Omerta

11th Hour

Memento Mori

Sepsis

Bis:

Redneck

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans