Özel Dosya

Güneş: Mart albümleri

2026’nın ilk çeyreğine veda etmeye hazırlanıyoruz. Şimdiye kadar yıl pek cömert davranmadı ama umutlarımızı diri tutan isimler var: Raye, Harry Styles, Lamb of God ve daha fazlası. 2026’nın en merak edilen albümlerinin bir kısmıyla tanışma zamanı.
Ant Arın Şermet - 4 Mart 2026
post image

Nasıl olduğunu anlamak güç olsa da bir sene daha hızlıca geçiyor. Daha geçen hafta yeni yıla girmiş gibi hissetsek de bu ayla birlikte 2026’nın ilk çeyreğine hoşça kal diyeceğiz. Tabii bu durum sadece hoşça kal ile kısıtlı değil çünkü her cuma günü çok sayıda yeni albümle tanışıyoruz. Dürüst olmak gerekirse 2026’nın şu ana kadar pek de verimli geçtiğini söyleyemeyiz. Umduğumuz dağlardaki hava durumu yoğun kar yağışını gösterirken biz başta Harry Styles olmak üzere en güvendiğimiz birkaç ismin yeni işlerini dinlemek için gün sayıyoruz. Öyle isimler albüm çıkarıyor ki, bu ay seçtiğimiz albümlerden 5/5 verim almayı bekliyoruz. Aşağısı kalbimizi kırdığı gibi 2026’ya olan güvenimizi de zedeler… Neyse lafı daha da uzatmadan sizi albümlere uğurluyoruz. Nisan’da görüşürüz.

Harry Styles – Kiss All the Time. Disco, Occasionally.

Günümüzün en büyük pop yıldızlarından biri olmanın verdiği baskının altında ezilmektense her geçen gün kendini daha da geliştirip tam paket bir ikona dönüşen Harry Styles, dans etmeyi ve ilgimizi çeken insanları öpmeyi teşvik ettiği yeni albümüyle 2026’nın şimdilik en büyük haberlerinden biri. Albümden şu ana kadar paylaşılan tek şarkı ‘Aperture’e baktığımızda Styles’ın diskoyu, dans müziğini ve elektronik müziğin daha deneysel kısmına kafa yorduğu rahatlıkla anlaşılıyor. Berlin’in en önemli stüdyolarından biri olan Hansa’dan da geçen albüm, David Bowie, Iggy Pop, U2, Depeche Mode gibi isimlerin arasına Harry Styles’ı da ekledi. Muhtemelen 2026’da en çok duyacağımız şarkıların birkaç tanesinin bulunacağı “Kiss All the Time. Disco, Occasionally.”e bu sene defalarca dönmemiz işten bile değil.

Lamb of God – Into Oblivion

2000’lerle birlikte Amerika menşeli metal müziğin en başarılı ve istikrarlı isimlerinden biri olan Lamb of God, birkaç istisna haricinde hiçbir zaman dinleyicisini şaşırtmadı. Her zaman groove metalin baskın ve güçlü örneklerini üzerimize fırlattı. 13 Mart’ta müzikseverlerle buluşacak “Into Oblivion”, Lamb of God için bir açıdan farklı bir iş. Çünkü önceki albümlerde yer yer grup elemanları ayrı kayıtlar yapmış olsa da bu albümün neredeyse tamamı, herkesin kendi ev stüdyolarında tamamlayıp en son grubun gitaristi Mark Morton’ın evinde bitirdiği bir iş oldu. 16 sene sonra grubu 24 Temmuz’da bir kez daha İstanbul’da konuk etmemizi sağlayacak “Into Oblivion”dan yayınlanan şarkılara bakacak olursak, 2015 tarihli “VII: Sturm und Drag” ile benzerliğe sahip olacağını tahmin edebiliriz ama çıkınca göreceğiz tabii…

James Blake – Trying Times

Elektronik müziğin olduğu her masada koltuğu bulunan James Blake, öylesine eşsiz üç albümle hayatımıza girmişti ki sonrasında yine iyi işler yapsa da ilk günlerindeki işitsel çeşitliliğini ve dinleyicide yarattığı heyecanı sürdüremedi. Ancak 13 Mart’ta yayınlanacak “Trying Times” ile James Blake, bu gidişatı değiştirip tıpkı “The Colour In Anything” ya da “Overgrown”daki gibi heyecan yaratan 2 şarkıyı dinleyiciye armağan etti. İngiltere’nin drum & bass geleneğine alternatif müzik soslu R&B katmayı da seven Blake, dinlemeye doyamayacağımız bir albüm sunmaya yakın. Bunu yapamayıp albümün kalanındaki şarkılarda tahmin edilebilir bir tek düzelik duyarsak da muhtemelen ağlayarak günlüğümüze yazarız.

Kim Gordon – Play Me

45 yılı aşkın süredir punk ve alternatif müziğin en değerli birkaç sesinden biri olan Kim Gordon, 2020’lerle birlikte elektronik müziğe ve onun alt türlerinde kendini tekrar inşa etmeye Matador Records imzalı “Play Me”de devam edecek. Albümden paylaşılan 3 şarkıya baktığımızda Kim Gordon’ın 72 yaşında olduğuna inanmakta güçlük çekiyoruz. Özellikle ‘Not Today’in birçok açıdan Sonic Youth’u andıran halini duyunca albümün tamamı için gün saymaktan başka bir şey yapmak mümkün olmuyor. 13 Mart gecesi 00:00 olduğunda yerimiz yurdumuz belli!

Raye – This Music May Contain Hope.

İlk albümüyle hak ettiği ilgiye ve başarının başlangıç aşamalarına ulaşan 2020’ler Amy Winehouse’u diyebileceğimiz Raye, meraktan kapı pencere indirten ikinci albümü “This Music May Contain Hope.”un ismiyle mesajını baştan belli ediyor. 28 yaşındaki müzisyenin sesinin farklı türlerde harika işler ortaya çıkarma konusundaki mahareti, pop ve R&B’ye olan doğuştan yeteneğiyle birleşince bize de çok fazla diyecek bir şey düşmüyor. Özetlemek gerekirse, muhtemelen 2026’nın en beğenilen ve yıl sonu albüm listelerinin değişmeyecek bir albümüyle tanışacağız 27 Mart’ta. Biz o ara ‘WHERE IS MY HUSBAND!’ dinleyerek beklemeye devam.

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans