Ana SayfaMüzikŞarkılarla türkülerle yaşayan Atatürk sevgisi…

Şarkılarla türkülerle yaşayan Atatürk sevgisi…

Atatürk aramızdan ayrılalı bu sene tam 85 yıl oldu. Onu her anımızda özlesek de neyse ki hakkında yazılmış şarkılar, söylenmiş türküler bize kalan teselliler. Atatürk’ü bir kez daha minnetle anmaya hazırlandığımız bugünlerde onun için bestelenmiş şarkılara, türkülere, marşlara hep birlikte eşlik edelim mi?

Batıkan BAKSI / [email protected]

Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata verdiği değerin tartışılır bir noktada olmadığını düşünüyorum. Müzikle arasının ne kadar iyi olduğunu da gerek bizzat kendisinin söylediği sözlerden gerekse de buna şahit olanların anlattığı anılardan çok iyi biliyoruz. Biz aramızdan ayrıldığı 85 yıldır onun fikirlerinden hiç ayrılmadan ilerlerken, bugün bile onun sevdiği müziklere aynı keyifle eşlik edebiliyoruz. Peki ya Atatürk’ün arkasından bestelenmiş, dile getirilmiş şarkıları, türküleri ya da marşları hatırlıyor muyuz? Gelin hem onun için yazılmış hem de daha sonradan ona ithaf edilmiş bazı müzik eserlerine birlikte kulak verelim, Atatürk’ü beraber analım.

“Uyan uyan, Gazi Kemal…”

Ben Atatürk’ü anmak istediğimde kulağımda ilk olarak Ruhi Su’nun o davudî sesi çınlıyor. Aslında anonim bir türkü olsa da en çok onun sesinden duymaya alışık olduğum için sanırım ‘Ankara’nın Taşına Bak’ türküsünü de onunla bağdaştırıyorum. “Uyan uyan, Gazi Kemal / Şu feleğin işine bak” bölümünde Atatürk’ü bol bol andığımız türkünün yazılışı ve bestelenmesi konusunda da birçok farklı hikaye var. Genellikle 10 Kasım dönemlerinde dillerden düşmeyen türkünün bazı sözleri aynı zamanda 70’li yıllarda dönemin siyasi akımlarınca değiştirilmiş ve miting meydanlarında o şekilde de söylenmişti.

“Fabrikalar icat etti, Atalığın ispat etti…”

Büyük halk ozanı Aşık Veysel’in Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de aramızdan ayrılışının hemen ardından bir ağıt yazdığını biliyor muydunuz? Üstelik tam 11 kıtadan oluşan uzun bir ağıttı bu ve sonraları kayda geçirilen ağıt bir 45’lik plağın ancak iki yüzünü dolduruyordu. Atatürk’ün Türk milleti için ne kadar önemli olduğunu anlatan eser, hem Atatürk’ün cumhuriyetin kurulmasının ardından yaptığı devrimleri hem de onun ölümünün ardından halkın sahip olduğu hüzünlü ruh halini dile getiriyordu.

“Atatürk ölmedi, kalbimizde yaşıyor…”

Küçücük bir ilkokul öğrencisi halinizle sıralarınızda otururken öğretmenin söylediği şarkılara nasıl eşlik ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Belki de hepimize ilk öğretilen çocuk şarkılarından biri ‘Atatürk Ölmedi’ olmuştu. Çocukluktan aşılanan Atatürk sevgisinin bir nişanesi olan şarkı, küçük çocukların kolayca ezberleyebilmesi sebebiyle tercih edilirken, tüm milli bayramlarda yapılan törenlerde hep bir ağızdan coşkuyla söylenen bir şarkıydı ve miniklerin uygarlık yolunda bayrağı taşımasına ön ayak oluyordu.

“Yiğidim aslanım, burada yatıyor…”

Peşinen söyleyeyim, bu şarkının Atatürk ile aslında hiçbir bağı yok. Ancak son yıllarda Atatürk’ü ne zaman anacak olsak arkada hemen bu şarkı çalmaya başladığı için bu yazıda yer almalı diye düşündüm. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Nazım Hikmet’in hapishane yılları için yazdığı “Zindanı Taştan Oyarlar” şiirinin bestelenmesi sonucunda ortaya çıkan ve bugün bilinen haliyle ‘Yiğidim Aslanım’a dönüşen şarkı bugün başta Atatürk olmak üzere birçok ismi anarken dillerden düşmüyor. Özellikle Anıtkabir’de toplanmış insanları gördüğümde benim de kulağımda çalan ve tüylerimi diken diken eden şarkılardan da biri ayrıca.

“Koca Mustafa Kemal’i yedin yine doymadın mı?”

Aslında bu şarkı da sadece Atatürk’e yapılmış bir şarkı değil. Ama içinde Atatürk’ü yemiş bir dünyadan bahsediyorsa bence bu yazıda da olmalıydı. Cem Karaca’nın Moğollar ile birlikte 1973 yılında kaydettiği Muhlis Akarsu türküsü ‘Obur Dünya’nın son dörtlüğünde dünyaya yapılan “Koca Mustafa Kemal’i yedin yine doymadın mı?” serzenişi, diğer büyük isimlerle birlikte Atatürk’e de bir saygı duruşu niteliğindeydi. Ne yazık ki 1993 yılındaki Madımak Katliamı’nda hayatını kaybeden Muhlis Akarsu’nun ismi kendi yazdığı türkünün içine ekstra bir dörtlük olarak eklendi, 1999 yılında Cem Karaca tarafından şarkı bir kez daha düzenlenmiş haliyle söylendi.

“Sana hasret, sana vurgun gönlümüz…”

Cumhuriyet kutlamaları, yıldönümleri, anmalar deyince akla ilk gelen şarkılardan biri de tabii ki ‘Sarı Saçlım Mavi Gözlüm’ olarak da bilinen Aşık Mahzuni Şerif türküsü ‘Kutsal Özlem’. Ayrıca ‘Nerdesin’ olarak da bilinen şarkıyı bu zamana kadar sayısız isimden dinledik. Selda Bağcan, Edip Akbayram, Faruk Demir, Selçuk Balcı & Niyazi Koyuncu gibi isimlerin seslendirdiği şarkı, dinlerken de söylerken de tüyleri diken diken eden ve gözleri dolduran Atatürk şarkılarından biri. Atatürk özlemini doruklarda yaşatırken, kendisinin devrimci kişiliğini de anlatan şarkı, çok uzun yıllar daha milli günlerin fon müziği olmaya devam edecek gibi geliyor bana.

“Gençliğimin Mustafa’sı, Kemal’le anlaşmıştı!”

Atatürk’ün düşüncelerini şarkı olarak dinlemek size nasıl hissettirirdi? Bizzat Atatürk’ün kendisinin yaşadığı anıların Fikret Kızılok tarafından seslendirildiği 1998 çıkışlı “Mustafa Kemal Devrimcinin Güncesi” albümü 15 şarkıdan oluşuyordu ve Atatürk’ün günlüklerinden de yararlanarak onun Selanik yıllarından cumhuriyetin kuruluşuna kadar yaşadığı olayları anlatıyordu.

Yürüyen Köşk’e özel beste Fazıl Say’dan…

Fazıl Say’ın Atatürk konusundaki duruşunu hepimiz biliyoruz. Say, bu duruşunu destekler biçimde 2019 yılında Atatürk’ün meşhur yürüyen köşk’ünü 4 parçalık bir esere çevirmişti. “Truva Sonatı – Fazıl Say Plays Say” adını verdiği albümde ‘Aydınlanma’, ‘Karanlığa Karşı Mücadele’, ‘Yaşamaya İnanç’ ve ‘Çınar’ isimleriyle bestelediği şarkılarla Atatürk’e bir saygı duruşunda bulunan Fazıl Say, şarkıların galasını da 10 Kasım 2017 günü Ankara Congresium’da gerçekleştirmişti.

100. yıl marşlarında Atatürk coşkusu!

Çok kısa bir süre önce cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız 29 Ekim 2023 gününe özel bir sürü farklı marşın yapıldığını gördük ve tabii ki bu marşlara damga vuran tema da Atatürk’tü. Norm Ender’in yaptığı ve büyük ses getiren marşı ‘Parla’da geçen –Mavi gözlerin gibi biz bu yurda aşığız- sözleri bu temaya ilk örnekti. Tarkan’ın bestelediği Sen Rahat Uyu’ marşı, her sözüyle sadece Atatürk’e adanmıştı ki bu bizi hiç şaşırtmamıştı. Yine Fazıl Say’ın Ahmed Adnan Saygun Orkestrası ile birlikte bestelediği ‘100. Yıl Marşı’, –Göğün mavi şimşeği, Ata’mın gözlerinde…– sözleriyle yine Atatürk’e selam yolluyordu. Memleket sınırları dışından cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayan Azeri piyanist Turan Manafzade ise –Türküz biz Türk, önderimiz Atatürk…– diyerek Atatürk’ün anısını yaşatmayı başarmıştı. Erol Evgin’in ‘100 Yılda Yüz Akıyla’, Soner Arıca’nın ‘Cumhuriyet Marşı’, Kenan Doğulu’nun ‘İkinci Yüzyıl’ şarkıları gibi çalışmalar da Atatürk’ün adını 100 yıllık cumhuriyetin temel taşı olarak tarihe yazdırmıştı.

Atatürk 85 yıldır aramızda değil. Ancak zihnimize ve kalbimize öyle derinden işlenmiş halde ki; görmeden, duymadan fikirlerini yaşatmaya büyük bir heyecanla devam ediyoruz. Gelecek yıllarda da ne olursa olsun adı dillerden, onu anlatan şarkılar kulaklardan düşmeyecek, onu çok iyi biliyoruz.

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR