Röportaj

Yangın: “Önünüze çıkan müziği değil, araştırdığınız müziği dinleyin”

Alternatif sahnenin dikkat çeken gruplarından Yangın, 2. stüdyo albümlerini 14 Mayıs'ta yayımladı. Bugünkü lansman konseri öncesinde grup üyeleriyle yeni dönemden, konsept albüm üretme sürecine varan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Ayşe Demir - 21 Mayıs 2026
post image

İlk albümleri PLASTİK ile alternatif sahnenin en dikkat çeken gruplarından biri hâline gelen Yangın, ikinci albümleri ŞANS Ltd. öncesinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Universal Music ile yaptıkları anlaşma, daha oturmuş bir grup kimliği, daha büyük sahneler ve daha cesur fikirlerle birlikte geliyor. Ama grubun merkezindeki şey hâlâ aynı: birlikte üretmenin kaotik heyecanı. Yangın ile yeni albümlerini, konsept üretimini, Türkiye’de bağımsız müzisyen olmanın gerçeklerini, sahneyle kurdukları ilişkiyi ve yıllar içinde nasıl gerçek bir gruba dönüştüklerini konuştuk.

İlk albümünüzle alternatif sahnede ciddi bir yer edindiniz diyebiliriz. İkinci albüm öncesinde Universal Music’le anlaşmanız da yeni bir dönemin başlangıcı gibi hissettiriyor. Bu süreç sizi nasıl etkiledi?

Sarp: Universal ile çalışmamız düşündüğümüzden farklı bir süreç oldu açıkçası. Başta bizim de biraz önyargımız vardı.
Efe: Bence iyi anlamda etkiledi bizi. Bu işi tamamen bağımsız yaptığımız dönemde çok daha geniş bir spektrumda çalışıyorduk. Şimdi daha profesyonel bir çerçeve oluştu. Deadline’lar var, yetiştirmeye çalışıyoruz. O düzen hissi bizi geliştirdi bence.
Theo: Müzikal açıdan bizi belli bir yere ittikleri bir durum olmadı ama süreç daha planlı ilerlemeye başladı. Bir noktada hızlı çalışmayı da öğreniyorsun. Daha programlı gidiyor her şey.

Peki bağımsız kalmak ya da kalmamak meselesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bora: Hepimizin bu konuda biraz farklı düşündüğü yerler vardır herhalde. Tabii ki insan hep tamamen bağımsız kalmak istiyor ama bazı şeyleri gerçekleştirmek için belirli imkânlara ihtiyaç duyuyorsun. O yüzden süreci tamamen negatif görmüyorum ben.
Efe: Biz de başta biraz korkuyorduk açıkçası. “Şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın” gibi bir noktaya gelir mi diye düşündük ama öyle bir şey yaşamadık hiç.

Yeni albümünüz ŞANS Ltd. hakkında biraz konuşalım istiyorum. İlk albüme göre nasıl bir yerde duruyorsunuz bu albümde?

Bora: Önceki albümde denemediğimiz bir sürü şeyi denedik aslında. İlk albüm daha çok canlı çalabileceğimiz bir yapıdaydı. Bu albümde biraz daha farklı yaklaştık. Perküsyonlar, saksafon, farklı gitar tonları… Biraz “deneyelim bakalım nasıl olacak” düşüncesi vardı.
Theo: Bir de aradan iki yıl geçti. O süreç aslında Yangın’ın en yoğun dönemi oldu. Sürekli konser verdik, birlikte çalıştık, üretmeye devam ettik. Doğal olarak biz de piştik biraz. O yüzden daha fazla risk aldığımız, kendimize daha çok güvenerek yazdığımız bir albüm oldu bence. Bir yandan da bu albümde daha görsel bir konsept üzerinden ilerledik. PLASTİK görsel dünyanın desteklediği bir albümken ŞANS Ltd. için görsel dünya eşit düzeyde önemli.
Sarp: Bu albümde konsept tarafı çok önemliydi bizim için. Albümün adı ŞANS Ltd. Aslında var olmayan, paravan bir şirket bu. İnsanlara şans satan, şeytani bir şirket gibi. Hepimiz o şirketin başka departmanlarındaki çalışanlarız. Ben insan kaynaklarındayım, Theo finans çalışanı, Efe operasyon departmanının başında, Bora da AR-GE’de. Kartvizitlerimiz bile var. Bu dünya hoşumuza gitti gerçekten. Onun içinde metin yazmak, görseller üretmek, merch tasarlamak… Hepsi çok daha eğlenceli hâle geldi.

Yani tam anlamıyla konsept bir albüm diyebiliriz.

Sarp: Evet, aynen öyle.

Albüm kültürü biraz geri plana atılmış gibi hissediliyor artık. Bu yüzden de konsept albüm
tercih edilmiyor çoğunlukla. Siz neden özellikle bu yolu seçtiniz?

Sarp: Albüm yapmayı çok seviyoruz çünkü. Biraz duygusal bakıyoruz o meseleye.
Efe: Albüm sürecini de seviyoruz aslında. Mesela albümden önce bazen günlerce eve kapanıyoruz. Sürekli bir şeyler üretiyoruz, yemek yapıyoruz, tartışıyoruz, yetiştirmeye çalışıyoruz. O küçük kavgalar bile güzel geliyor bir noktada.
Theo: Türkiye’de albüm kültürü biraz geri planda olabilir ama bizim dinlediğimiz grupların çoğu hep albüm odaklı gruplardı. Biz de biraz o taraftan bakıyoruz meseleye.

Daha bütünlüklü geliyor sanırım.

Theo: Kesinlikle. Tek tek şarkılar çıkarmaktansa bir dünya kurup insanları onun içine davet etmek daha anlamlı geliyor bize.
Bora: Hem üretim tarafında hem de dinleme tarafında daha bütünlüklü hissettiriyor. Tek tip bir iş sunmaktan çok komple bir paket sunuyormuşsun gibi.
Sarp: Bir de albüm yapmak şu an gerçekten zor bir şey. Maddi olarak da zor, mental olarak da zor. O yüzden biraz daha özel geliyor galiba bize.

“Olgunken yaptığımız ilk albüm gibi.”

Bu albüm sizin hayatınızda nasıl bir yerde duruyor?

Efe: Benim için daha kaygılı bir dönemde yaptığımız bir albüm oldu açıkçası. Büyüdüğüm ve gelecekle ilgili daha fazla düşündüğüm bir dönemde yazıldı. Ama aynı zamanda çok arkasında durduğum bir albüm.
Theo: Bence olgunken yaptığımız ilk albüm gibi biraz. İlk albümde daha gençtik, daha farklı bir yerdeydik. Şimdi grup kimliği de daha oturdu sanki.

Yangın grubu 2026

Hepinizin en çok bağ kurduğu parçayı da sormak istiyorum.

Theo: Benim için “Yarış Atı” ya da “Aşk Olsun”. İkisi çok farklı yerde duruyor ama ikisini de çok seviyorum. “Aşk Olsun” daha söz odaklı bir şarkı. “Yarış Atı” ise daha görsel bir hissiyat taşıyor.
Bora: Benim için “Faili Meçhul”. Yapım sürecinde en çok uğraştığım şarkı oydu sanırım. En fazla stres olduğum, yapımında en çok uykusuz kaldığım şarkı da o oldu.
Efe:Benden Kaçtın”. Bestesini çok seviyorum. Çalarken de çok eğlendiğim şarkı oldu. Aslında albüm sürecinde son dakika ortaya çıkan bir şarkı oldu ama çok mutlu oldum böyle bir şarkı eklendiği için. Söz yazımı açısından da hepimizin aşk hayatını yansıtan bir şarkı oldu. Bu sebeple de kolayca bağ kurabiliyorum.
Sarp: Benim için “Zenginleri Ye”. Albümün en hızlı şarkısı olabilir. Sözlerini duyunca gerçekten tüylerim ürperiyor.
Efe: Bence de Theo’nun yazdığı en güzel şarkılardan biri olabilir.

“Yangın’ın en güçlü olduğu yer sahne.”

Peki üretim sürecinde daha çok “sahnede nasıl olur” diye mi düşünüyorsunuz, yoksa stüdyo daha mı ön planda?

Theo: İkisi eşit gibi aslında.
Sarp: Ama “Sahnede bunu yapabilir miyiz?” sorusu hep aklımızda oluyor. Sahnede yapamayacağımız bir şeyi stüdyoda yapmamaya çalışıyoruz.
Bora: Gerçi bu albümde sahnede yapması zor birkaç şey de yazmış olabiliriz yanlışlıkla. Şimdi onları çözmeye çalışıyoruz. Çünkü bizim için sahnedeki enerji çok önemli. Çalarken gerçekten keyif almak istiyoruz.
Sarp: Zaten sahnede yapamayacağımız bir şeyi stüdyoda yapmamaya çalışıyoruz genelde.
Theo: Provalar da biraz onu belirliyor aslında. Bazen bir şarkı provada işlemeyince direkt soğuyoruz o şarkıdan.

Theo önceki bir röportajınızda Yangın’ı şehrin gürültüsünde dinlemeyi sevdiğini söylemiş. Bu hâlâ geçerli mi?

Theo: Kesinlikle geçerli. Hatta Yangın’da çalmasam gidip konserini izlemek isteyeceğim bir grup olduğunu düşünüyorum. Bence Yangın’ın en güçlü olduğu yer sahne zaten. Şehrin o kaotik enerjisinde yürürken dinlemeyi seviyorum Yangın’ı.

Türkiye’de müzisyen olmak sizce nasıl bir deneyim? En çok ne zorluyor sizi?

Efe: Sigortam olsun isterdim mesela. (gülüyorlar)
Efe: Ben artık maddi güvensizlik hissine alıştım biraz. Çünkü hepimiz başka işler de yapıyoruz. Yangın bizim ana uğraşımız ama sadece müzikten yaşayabildiğimiz bir noktada değiliz henüz.
Theo: Ama hayal o zaten. Sürekli konser verdiğimiz, turnelerde olduğumuz ve sadece müzikten yaşayabildiğimiz bir düzen.
Efe: Bir de sadece grup değil mesele. Bunun menajeri var, turne tarafı var, sahne amiri var. O insanların da kendini güvende hissedebildiği bir ortam olsun istiyoruz.

Yangın grubu yeni albüm

Biraz da ilham meselesini konuşalım istiyorum. İlham almak ve özgün kalmak arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Bora: Biz çok çalıyoruz. (gülüyorlar)
Bora: Ama bence çaldığımız zaman bile kendi filtremizden geçiriyoruz bir şekilde.
Efe: Bizim kendi aramızda bunun muhabbeti oluyor. Bir şarkı başkasına çok fazla benzediyse zaten direkt “Bu şarkı cover olmuş” diyoruz kendi aramızda.
Theo: Bazen bilinçli bile olmuyor aslında. Bir demo çıkıyor ortaya, “Bu bir şeye benziyor ama neye benziyor?” diyorsun. Sonra bir anda dank ediyor.

Peki sizi etkileyen ama insanların tahmin etmeyeceği bir ilham kaynağınız var mı?

Bora: Eski İtalyan film müziklerini çok seviyorum ben. Kesin bir yerlerden sızıyordur onların etkisi.

Tahmin edilebilir ilham kaynaklarınızı sorsam? Kimleri söylerdiniz?

Sarp: İlk albüm döneminde çok fazla Nirvana dinliyor ve konuşuyorduk. IDLES’da aynı şekilde etkili oldu.
Theo: Son dönemde ise daha farklı şeyler dinliyoruz. Fontaines D.C. konserinde ön grup olmak mesela hepimizi çok heyecanlandırmıştı. O dönem onları da çok fazla dinliyorduk.

Türkiye’deki alternatif sahneye nasıl bakıyorsunuz?

Bora: Mojave, Vicotüco, Sren, Goblin Daycare, slay training
Sarp: DANSKAMP, Selût ve BABA SAD var.
Bora: Sayamayacağımız daha bir sürü grup var. Aslında herkes çok zor şartlarda bir şeyler üretmeye çalışıyor. O yüzden kötü bir rekabetten çok kolektif bir durum var gibi hissediyorum ben.
Efe: Birbirimizin konserine gidiyoruz, oturup konuşuyoruz. O tarafı güzel gerçekten.

Klişe bir şekilde kendinizi 10 yıl sonra nerede gördüğünüzü sormak istiyorum?

Theo: Tek derdimizin albüm, prova ve konser olduğu bir yerde olmak isterim.
Bora: Daha kaygısız üretebildiğimiz ve insanlarla rahatça buluşabildiğimiz bir noktada mutlu olurum.
Sarp: Benim için Türkiye’nin doğusunda istediğimiz gibi, düzgün bir turne yapabildiğimiz gün biraz “oldu” hissi gelir galiba.

Yangın lansman 2026

Son olarak, bu röportajı okuyanlara ister sizi yeni keşfetmiş olsunlar, ister en başından beri takip edenler, söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bora: Bizi dinleyin.
Theo: Yeni jenerasyon rock gruplarını dinleyin. Bize denk gelirsiniz zaten.
Efe: İnsanların biraz daha sorgulamasını istiyorum açıkçası.
Theo: Önünüze çıkan müziği değil, araştırdığınız müziği dinleyin demek istiyorum.

ŞANS Ltd. şu anda tüm dijital platformlarda yayında. Ama bana sorarsanız bu albümü asıl olması gerektiği yerde, sahnede deneyimlemek gerek. Bunun için de 21 Mayıs’taki Salon İKSV lansman konserini kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Yangın ŞANS Ltd.

İlgili Yazılar
Development by Bom Ajans