Ana SayfaRöportajlarOben Budak: "Vegan olmazsak dünyanın sonu gelecek, o konuda anlaşalım."

Oben Budak: “Vegan olmazsak dünyanın sonu gelecek, o konuda anlaşalım.”

Sevdiğim bir arkadaşım olan, artık hayatını yarı zamanlı Atina yarı zamanlı İstanbul şeklinde geçiren, bir yandan DJ, bir yandan trendsetter, bir yandan da yazar olan Oben Budak ile yeni çıkardığı kitabı “Ilımlı Vegan”ı konuşmasak olmazdı. Evet sevgili vegan olma yolunda ilerleyenler toplanın, Oben’e kulak veriyoruz!

İpek ATCAN / [email protected]

Veganlık olayı derin bir konu. Kendisi gibi olmayana karşı son derece anlayışlı olandan tutun da fanatizme kadar giden ilginç bir yolculuk. 20 yıldır et yemeyen biri olarak da hep ilgi duyduğum bir konu. “Acaba vegan olabilir miyim?” diye çok sordum kendime ve cevabım “yok olamam”dan ziyade “şu anda istemiyorum” oldu. Belki bir gün kim bilir? Hadi sohbetimize geçiyoruz.
PS. Daha önceden Dergy’e yazdığı Madonna yazısını da kaçırmamanız için buraya link bırakıyoruz 🙂

Tam da konuşmak istediğim tatta bir konu. Ben pesketaryenim. Tam 20 yıldır kızımızı et (evet 14 yaşımdan beri!) ve 7 yıldır da tavuk yemiyorum. Ben ete değen şeyleri de yiyemiyorum ama 🙂 Fakat veganlığı tahayyül edemiyorum, peynir, yoğurt ve yumurta benim hayatımın olmazsa olmazlası -en azından şu an-. Önce sorayım 10 sene önce ne oldu da vegan oldun?

Muhteşemmiş, çok şanslısın. Ben hemen vegan olacak kadar kendine hakim olabilen biri değilim, keşke öyle olsaydım. 2011’de kanatlıları yemeyi kestim. Sonra kırmızı eti. Ama fark ettim ki tavuk ve kırmızı et yemediğim günleri de balıkla doldurmuşum. Bu çok saçma geldi. Balığı da kestim ve vejetaryen oldum. Süt, yoğurt yemiyordum ama senin gibi yumurta, peynir, bal tüketiyordum ama her gün.  Sonra, arıların aslında kışı geçirebilmek için bal ürettiklerini öğrendim. Biz o balı çalıp yerine şekerli su bırakıyormuşuz. Adilik değil mi? Sen her gün çiçekleri ve meyveleri polenlemekle uğraş, sonunda iyiliğinin karşısına gelip emeğine çöksünler. Veganlık konusunda uyanmam bu şekilde.

“Bir info’da “ex-vegan” yazdığını bile gördüm”

Geçen gün vegan bir tanıdığım yanımda hapur hupur köfte yedi. Epey şaşırdım. Bence bir zararı yok, herkes ne isterse yapsın elbet ama çok keskin çizgiler çekip sonra bunu yaptıklarında ben bir şaşırıyorum. Asla “ben biraz geniş bir veganım” demiyor bunu yapanlar. “Ilımlı Vegan” da böyle bir yerden ortaya çıktı sanırım?

Et yemek çok uç bir nokta ama. Daha vejetaryen olmayı başaramamış birinden bahsediyorsak bu, o kişinin kendini avutması. Biliyorsun “veganım” demek trend oldu. Hatta bir info’da “ex-vegan” yazdığını bile gördüm. Statü resmen. Veganlar bu şekilde koca bir gerçeğin içi boşaltılmasın istiyorlar, haklılar da. Fakat maalesef insanların ilgisini bu şekilde çekmek biraz zor. Bununla beraber ben veganım diyip keskin bir çizgi çeken insanlar bir gün canı çeker et yerse bu onun öncesinde yaptığı emeği değersiz kılmaz. Bundan sonra yapacaklarını da değersiz kılmaz. Hayatta her şey mümkünken işi bu kadar uç noktalara taşımamak lazım diye düşünüyorum. Bunu yapan insan karaktersiz olmuyor. “Ilımlı Vegan”ın anlatmak istediği şey bu. Vegan olmak basit bir şekilde hayvansal ürünleri tüketmemek değil; dünyayı, atmosferi bütün canlıları düşünmek gerekli. Altında çok ciddi bir ideoloji yatıyor, bunu basite indirgeyemeyiz.

“Vegan olursun ya da dünyanın sonu gelir”ciler sence ne yaşıyor ya da nasıl bir noktada?

Vegan olmazsak dünyanın sonu gelecek, o konuda anlaşalım. Şunu kabul edelim ki dünyanın içine ettik. Doğaya böyle hoyrat davranırsan o da gelir intikamını alır. İnsanoğlu kontrolsüzce et tüketiyor artık, delilik boyutuna vardı. Restoranlarda aynı kasaplardaki gibi gramla et satılıyor. Nasıl bir yaz geçirdiğimizi görüyoruz. Sıcaklıklar 3’er 5’er yükseliyor. Bu durumu hızlandıran nedenlerden biri olan gaz salınımını görmezden gelemeyiz. Ne zaman anlayacağız inan bilmiyorum. Bu bağlamda “Vegan olursun ya da dünyanın sonu gelir”ciler bence doğru kafayı yaşıyor. Sadece birbirimize bir şey dayatarak, suçlayarak bir yere varamayız. Yolu biraz daha güvenli hale getirip el birliğine ihtiyacımız var. İki taraf için de söylüyorum, birbirimize ses yükselterek ilerlemek biraz zor. Arada olan hayvancıklara oluyor, dünyamıza oluyor.

Hardcore veganlardan nasıl tepkiler aldın? En çok bunu merak ediyorum 🙂

Ben kitabımda “envegan” olarak tanımlıyorum onları. Çok iyi tepkiler almadım tabii. Ama çok kötü tepkiler de almadım. “Vejetaryensin neyi anlamıyorsun” tadında linçler yedim. Tabii hepsi kitabın adına istinaden yapılan yorumlar. Açıkçası beni henüz hayvansal ürünlerin biriyle bile vedalaşamamış kitlenin yorumu daha çok ilgilendiriyor. Et yemeyi bırakmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen kitle için yazdım ben kitabımı.

“Çok zor gibi gözüken şey meğer basitmiş de ben bilmiyormuşum.”

Vegan olmak isteyen, isteyip de o yola çıkamayan kişilere rehberlik eder nitelikte bir kitap. Bir de buradan yorum alalım senden, neler söylemek istersin bu yola çıkmak isteyenlere?

Korkmayın diyorum. İnsan bir tırsıyor çünkü. Aç kalacağım fikri o kadar yaygın ki. Yiyebileceğin alternatifleri araştırmak yerine yiyemeyeceklerine odaklandığın bir dönem var. Herkesin başına gelen ve çözümü olan şeyler. Bakış açısını değiştirmekten geçiyor olay. Tamam, hayvanları yeme ama her zamanki besin kaynaklarını kestiğin an yerine alternatiflerini koyman lazım. Çok zor gibi gözüken şey meğer basitmiş de ben bilmiyormuşum. Bu kitapta eti bırakırken ve vegan olurken yaşadığım zorlukları paylaştım ki aynı tuzakları başka biri daha rahat atlatsın.

0002054679001 1

BENZER İÇERİKLER

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖZEL DOSYALAR