Dört yıllık sessizliğini dört dörtlük bir albümle bitiren Wolf Alice ile melankolinin tadını alma zamanı…
İrem Sak’ın kaleme aldığı Modern Kadın, bu devirde çok zor olan üç şeyi birden başarıyor; iyi ve tuzaklara düşmeyen bir şehirli kadın komedisi olmayı, seyirciye ulaşmayı ve aynı anda kolektif bir biçimde izlenmeyi…
Gülce Özkara’nın küratörlüğünü üstlendiği, Metin Erksan’ın Aşık Veysel’in yaşamını anlattığı aynı isimli filmini merkeze alan “Karanlık Dünya” sergisi, Caner Yalçın ve Mike Bode’un eserleri ile 14 Aralık’a kadar Salt Galata’da ziyaretçilerini bekliyor.
2023 yılında “Talk To Me” ile dikkatleri üzerine çeken yönetmen Danny & Michael Philippou kardeşler, yeni filmleri “Bring Her Back” ile yalnızca sinema salonlarına bomba gibi düşmüyor, aynı zamanda seyirciye yılın en iyi korku filmini de vadediyor.
Siverek’in sıcağında yürümek, bir dilim karpuz, akıllı araba, sonradan görme akraba, ilkokul aşkı, sarı toka, teneke kutu, tekme, küfür, çıkmayan kıyamet, türkü ve halay… Hemme'nin Öldüğü Günlerden Biri...
Bir akşamüstü, Harbiye’nin yemyeşil ağaçları arasında yankılanan çocuk sesleri… Sahnedeki miniklerde kemanlar, flütler ve gülen gözler… Henüz birkaç ay önce müzikle tanışmış çocuklar, o gün Antakya’ya sadece notaları değil, umut ve dayanışmanın sesini taşıdı.
Senaryosunu Erdi Işık’ın yazdığı, yönetmenliğini ise Nadim Güç’ün yaptığı Mukadderat, mukadderata çelme takan ve yolunu bulmaya her daim teşne o suyun rotasını kendi çizen kadının/kadınların hikâyesini anlatan bir film.
“Evlilik bir iş anlaşmasıdır ve her zaman öyle olmuştur,” mottosuyla örülen film, üst sınıf New Yorkluların yüzeysel beklentileri ve kaprisleri içerisinde; modern çağın ilişki biçimleri, samimiyet arayışları, pragmatik ilişkiler, şehir yaşamının yalnızlığı derken, aslında hiç yabancı olmadığımız konuları tartışmaya açıyor.
Edebiyata Edgar Allan Poe, televizyona The Wire’ı hediye eden Baltimore’un müzik dünyasına büyük hediyesi Turnstile oldu. Aslında yeni bir grup gibi dursalar da arkalarında 15 yıllık bir geçmiş ve 3 albüm var. Önceki albümüyle sıradaki büyük grup olarak tanımlanmaya başlayan Turnstile, “NEVER ENOUGH”la büyük sahneye adım attı.
Adı üstünde “Because What You Want & What You Get Are Two Completely Different Things” isimli dünya turnelerinde Guns N’ Roses en iyi bildiğini yaptı, bol sürprizli bir konserle seyirciye beklediğinden çok farklı bir konser yaşattı.
Iron Maiden’ın 50. yıl turnesi Run for your Lives’ın Budapeşte’de gerçekleşen ilk iki konserini izledik. Tiyatral şovlarıyla meşhur grup bu defa sinematografik bir gösteriyle hayranlarını mest ediyor.
Seveninin hayranlık seviyesinin arşa ulaştığı, sevemeyenin ise nefret söylemlerine mazhar olan Wes Anderson’ın merakla beklenen yeni filmi 29 Mayısta vizyona giriyor. Geç kalmadan ve sürprizleri bozmadan filme ve yönetmenin özenle kurguladığı dünyasına yakından bakalım.
Yarım asırdır tüm gereksiz paranoyalarımızın ateşine odun taşıyan muhteşem seri, yepyeni bir film ile geri döndü. Aklımızın ve tahayyül gücümüzün sınırlarını zorlamaya hazırsanız, “Final Destination: Bloodlines” üzerine biraz konuşalım.
Mehmet Sinan Kuran’ın üçüncü kişisel ve ilk müze sergisi Post Narrative, 6 Mayıs’ta Cermodern’de biz meraklı ve hevesli Ankaralılarla buluştu. Burak Fidan’ın küratörlüğünü yaptığı sergi, sanatçının ilk işinden —ki ne olduğunu ve müzenin neresinde olduğunu dikkatli ziyaretçi fark edecektir— son işlerine, farklı disiplinlerden ekip arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdiği üretimlere kadar geniş bir seçki sunuyor.
Hollywood'un kalbinde dönen işleri bitmek bilmeyen bir enerjiyle anlatan; bunu yaparken kendini gereğinden fazla ciddiye almadan, zekice bir özgüvenle lafını söyleyen bir diziyi radarınıza almaya ne dersiniz? The Studio, hem sektöre içeriden nanik yapan zeki bir komedi hem de sinema yapma ve sevme eylemine yapılmış samimi bir güzelleme.